Özellikle son dönemde uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran Mekke Anlaşması hakkında konuşan Fidan, anlaşmanın iki yıllık hazırlık sürecinin ardından hayata geçirildiğini belirterek, bunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen dış politikanın önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyledi. Fidan, anlaşmanın teknik açıdan NATO Antlaşması'nın kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesiyle benzer nitelikte olduğunu ifade ederken, “Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil” sözleriyle ittifakın savunma ve dayanışma esasına dayandığını vurguladı.

Mekke Anlaşması İki Yıllık Hazırlığın Ürünü

Hakan Fidan, Mekke Anlaşması'nın ani gelişen bir girişim olmadığını, yaklaşık iki yıldır üzerinde çalışılan kapsamlı bir bölgesel güvenlik ve iş birliği projesi olduğunu belirtti. Türkiye'nin uzun süredir bölgesel sahiplenme anlayışını güçlendirmeyi hedeflediğini dile getiren Fidan, dışarıdan müdahalelerin bölgesel sorunları çözmek yerine daha da derinleştirdiğini savundu.

Fidan, “Cumhurbaşkanımız liderliğinde yürüttüğümüz dış politikanın bazı köşe taşları var. Bunlardan birinin gerçekleşmesine tanıklık ettik. Bölgesel istikrarsızlıkların giderilmesi, daha büyük entegrasyonun sağlanması ve bölge halklarının refahının artırılması yönünde güçlü bir irade ortaya konuldu” ifadelerini kullandı.

NATO'nun 5. Maddesiyle Benzerlik Vurgusu

Bakan Fidan'ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri, Mekke Anlaşması'nın NATO Antlaşması'nın 5. maddesiyle teknik açıdan benzer olduğu yönündeki değerlendirmesiydi. NATO'nun ortak savunma ilkesini düzenleyen 5. maddesi, üye ülkelerden birine yönelik silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağı ilkesine dayanıyor.

Fidan, Mekke Anlaşması'nın da taraf ülkelerin birbirlerinin güvenliğiyle yakından ilgilenmesini öngördüğünü belirterek, “Yazıya döktüğümüz ortak bir tehdidimiz yok. Ancak artık birbirimizin güvenliğiyle yakından ilgileneceğimizin garantisini veriyoruz” dedi.

Bu çerçevede anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmuş saldırgan bir blok olmadığını özellikle vurgulayan Fidan, ittifakın temel amacının üyeler arasında güvenlik dayanışması oluşturmak olduğunu ifade etti.

“Bize Saldırmayan Hiçbir Ülke Hedefimizde Değil”

Fidan, Mekke Anlaşması'nı imzalayan ülkelerin birbirlerinin güvenliğine tehdit oluşturmayacaklarını taahhüt ettiklerini belirtti. İttifakın dışarıdaki aktörlere karşı kurulmadığını söyleyen Dışişleri Bakanı, “Dışarıda bir aktöre karşı değil, içeride dayanışma halindeyiz. Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil” ifadelerini kullandı.

Bu yaklaşımın, ittifakın bölge içinden ya da dışından herhangi bir saldırı olmadığı sürece başka devletlerle çatışma amacı taşımadığını ortaya koyduğunu belirten Fidan, farklı coğrafyalardaki önceliklerin birbirine karşı kullanılmasının söz konusu olmayacağını söyledi.

Türkiye, Suudi Arabistan Ve Pakistan İçin “Yayılmacı Değil” Mesajı

Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın yayılmacı politikalar izleyen ülkeler olmadığını belirterek, liderler düzeyindeki görüşmelerde en fazla savunma sanayi alanındaki iş birliğinin gündeme geldiğini açıkladı.

Bölgesel iş birliğinin zamanla daha geniş bir yapıya dönüşebileceğini ifade eden Fidan, “Gerekirse bölgedeki bütün ülkeleri bu çatının altında toplayabiliriz” dedi. Bu açıklama, Mekke Anlaşması'nın ilerleyen dönemde daha geniş kapsamlı bir bölgesel güvenlik mimarisine dönüşebileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı.

Mekke İttifakı İçin Suudi Arabistan'da Sekretarya Kurulacak

Anlaşmanın kurumsal yapısına ilişkin de bilgi veren Hakan Fidan, NATO deneyiminden yararlanılacağını söyledi. Buna göre ittifakın sekretaryası Suudi Arabistan'da kurulacak ve taraf ülkeler arasında ortak askeri tatbikatlar gerçekleştirilecek.

Fidan, anlaşmanın kamuoyunda şimdilik “Mekke İttifakı” adıyla anıldığını belirterek, kurumsal altyapının oluşturulmasının ardından daha düzenli bir işleyiş mekanizmasının hayata geçirileceğini ifade etti.

İran Konusunda Türkiye Arabuluculuk Rolüne Hazır

Programda İran'la ilişkiler ve bölgesel diplomasi de gündeme geldi. Mekke Anlaşması'nın İran'la yürütülebilecek olası temasları etkileyip etkilemeyeceği sorusunu yanıtlayan Fidan, Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi gelecekte de arabuluculuk rolünü üstlenebilecek kapasitede olduğunu söyledi.

Rusya ile NATO arasındaki gerilime rağmen Türkiye'nin Ukrayna savaşında arabuluculuk yapabildiğini hatırlatan Fidan, “İran konusunda da taraflar bir arabulucuya ihtiyaç duyduğunda Türkiye bunu en iyi şekilde yerine getirebilir” dedi.

Bölgedeki savaş ve krizlerin hiçbir ülkeyi etkilerinden tamamen koruyamayacağını belirten Fidan, İranlı yetkililerle bu konuların geçmişte de kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi.

Hürmüz Boğazı İçin 60 Günlük Uzlaşma Arayışı

ABD ile İran arasında yaşanan gerilime de değinen Dışişleri Bakanı, şu anda en önemli önceliğin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayacak geçici bir uzlaşmaya ulaşılması olduğunu ifade etti.

Telegram Grupları Rehberi: Telegram Grup Keşfinde Düzenli Dizin Kullanmanın Avantajları
Telegram Grupları Rehberi: Telegram Grup Keşfinde Düzenli Dizin Kullanmanın Avantajları
İçeriği Görüntüle

Fidan, yaklaşık 60 günlük bir düzenleme üzerinde çalışıldığını belirterek, bölge ülkeleriyle birlikte ABD, Avrupa ve Asya ülkelerinin de boğazın yeniden açılması yönünde yoğun baskı yaptığını söyledi.

Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji ticareti açısından kritik önemde olduğuna dikkat çeken Fidan, olası bir uzlaşmanın dünya ekonomisi açısından da önemli sonuçlar doğuracağını vurguladı.

Gazze İçin Barış Ve İki Devletli Çözüm Çağrısı

Gazze'de devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hakan Fidan, kalıcı barışın sağlanmasının zorunlu olduğunu söyledi.

Fidan, Hamas'ın Filistin halkını önceleyen yaklaşımını olumlu değerlendirdiğini belirterek, İsrail'in ikinci aşamaya geçme konusunda tereddüt yaşadığını ifade etti. “Artık hiç kimsenin İsrail'i destekleyecek tek cümlesi bile kalmadı” diyen Fidan, İsrail'in en çok korktuğu şeyin uluslararası izolasyon olduğunu savundu.

Türkiye açısından temel çözüm modelinin iki devletli çözüm olduğunu yineleyen Bakan Fidan, Filistin meselesinde bu yaklaşımın sürdürüleceğini söyledi.

Çerçeve Yasaya Destek: “Garanti Altına Alıcı Hükümler Var”

TBMM Adalet Komisyonu'ndan geçen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, düzenlemenin dikkatli şekilde hazırlandığını belirtti.

Fidan, “Çerçeve yasanın çok iyi yazılmış, garanti altına alıcı hükümleri var. Örgüt kendi silahlarını bırakmadan bu yasanın sağladığı hususlardan yararlanamayacak” dedi.

Bölgesel ve küresel konjonktürün değiştiğine dikkat çeken Fidan, ilgili yapıların artık eski koşullara sahip olmadığını gördüklerini ve uzatılan eli bu kez değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.