Kalp çarpıntısı, baş dönmesi ve bayılma gibi şikâyetler kardiyoloji pratiğinde sık karşılaşılan yakınmalar arasında yer alıyor. Ancak bu belirtilerin altında yatan ritim bozukluğu her zaman muayene sırasında ortaya çıkmayabiliyor. Özellikle haftalar veya aylar arasında tekrarlayan şikâyetlerde, kısa süreli EKG kayıtları tanı açısından yeterli olmayabiliyor.
Bu noktada kalbin ritmini daha uzun süre boyunca takip etmeye imkân sağlayan teknolojiler önem kazanıyor. İmplante Edilebilir Loop Recorder olarak bilinen ILR de seçilmiş hastalarda bu amaçla kullanılan yöntemlerden biri.
ILR'nin hangi hastalarda düşünüldüğünü, klasik ritim takiplerinden farkını ve uzun süreli kayıtların tanı sürecindeki önemini Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu ile konuştuk.
Kalp Ritmi Neden Her Zaman Kayda Alınamıyor?
Soru: Hastanın çarpıntısı veya bayılması oluyor fakat doktora geldiğinde EKG'si normal çıkıyor. Böyle bir durumda ne düşünüyorsunuz?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Ritim bozukluklarının tamamı sürekli olarak devam etmiyor. Bazı ritimler kısa süreli ataklar şeklinde ortaya çıkıyor ve sonrasında tamamen normale dönebiliyor.
Dolayısıyla hastanın şikâyeti sırasında kayıt alınamadığında standart EKG normal görülebilir.
Bu nedenle hastanın ne zaman çarpıntı yaşadığı, ne kadar sürdüğü, ne sıklıkta tekrar ettiği ve beraberinde başka bir belirti olup olmadığı bizim için oldukça önemli.
Kısa Süreli Holter Takibi Yeterli Olmadığında Ne Yapılıyor?
Soru: Holter incelemesinde de herhangi bir ritim problemi görülmezse süreç nasıl devam ediyor?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Burada yine şikâyetin sıklığı belirleyici.
Eğer hasta her gün veya birkaç günde bir şikâyet yaşıyorsa Holter oldukça faydalı olabilir. Ancak olay birkaç haftada veya ayda bir ortaya çıkıyorsa kısa süreli bir kayıt sırasında ritim bozukluğunun yakalanma ihtimali azalıyor.
Bu tür durumlarda daha uzun süreli ritim takibi sağlayan yöntemleri değerlendirebiliyoruz.
ILR Nasıl Çalışıyor?
Soru: İmplante Edilebilir Loop Recorder tam olarak ne yapıyor?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: ILR, kalbin elektriksel aktivitesini uzun süre takip etmek amacıyla cilt altına yerleştirilen küçük bir kayıt cihazı.
Kalbin ritmini izliyor ve belirli ritim olaylarını kaydedebiliyor. Hastanın yaşadığı bir şikâyet sırasında oluşan ritim değişikliğinin yakalanması, tanı açısından oldukça önemli bilgiler sağlayabiliyor.
Buradaki temel amaç ritim bozukluğunu tedavi etmek değil, uzun süreli kayıt yoluyla tanısal bilgi elde etmek.
ILR Hangi Hastalarda Gündeme Geliyor?
Soru: Bu cihaz özellikle hangi durumlarda değerlendiriliyor?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Özellikle nedeni açıklanamayan bayılma önemli bir kullanım alanı.
Bunun yanında aralıklı çarpıntı yaşayan ve standart EKG veya Holter gibi yöntemlerle ritim bozukluğu ortaya konulamayan hastalarda da değerlendirilebilir.
Burada her hastaya aynı yaklaşımı uygulamıyoruz. Hastanın şikâyetlerinin sıklığı, mevcut kalp hastalıkları ve önceki tetkik sonuçları birlikte değerlendiriliyor.
Bayılma ile Kalp Ritmi Arasında Nasıl Bir İlişki Olabilir?
Soru: Bayılmanın ritim bozukluğundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını nasıl anlayabiliyoruz?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Bayılmanın birçok farklı nedeni olabilir. Ancak bazı hastalarda kalbin çok yavaşlaması, çok hızlanması veya başka bir ritim bozukluğu bayılmaya yol açabilir.
Önemli olan olay sırasında kalbin ritmini görebilmek.
Eğer hastanın bayıldığı anda cihaz önemli bir ritim değişikliği kaydederse, bu olayın kalple ilişkisini değerlendirmemiz açısından oldukça değerli bir veri elde etmiş oluruz.
ILR Kalbin İçerisine Yerleştiriliyor mu?
Soru: Hastaların cihazın kalbin içine yerleştirildiğini düşündüğünü görüyor musunuz?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Bu sık karşılaşılan bir yanlış anlaşılma.
ILR kalbin içerisine yerleştirilmiyor. Küçük cihaz cilt altına yerleştiriliyor ve buradan kalbin elektriksel aktivitesini takip ediyor.
Dolayısıyla kalp pili veya bazı diğer kardiyak cihazlarda olduğu gibi kalbin içerisine elektrot yerleştirilmesi gerekmiyor.
İşlem Nasıl Gerçekleştiriliyor?
Soru: Cihazın yerleştirilmesi büyük bir cerrahi işlem olarak mı değerlendiriliyor?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: ILR'nin yerleştirilmesi küçük bir cilt kesisi üzerinden gerçekleştirilebiliyor.
Cihaz cilt altında uygun bölgeye yerleştiriliyor ve çalışması kontrol ediliyor.
İşlem sonrasında temel olarak yerleştirildiği bölgenin iyileşmesi ve cihazın düzenli şekilde kayıt yapması takip ediliyor.
ILR ile Holter Arasında Nasıl Bir Fark Var?
Soru: İki yöntemin temel farkını hastalara nasıl anlatıyorsunuz?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: En temel fark takip süresi.
Holter belirli bir zaman diliminde kayıt yapıyor. ILR ise cilt altında bulunduğu için çok daha uzun süreli takip imkânı sağlıyor.
Bu nedenle şikâyetleri sık olan bir hastada Holter yeterli olabilirken, şikâyetleri çok seyrek ortaya çıkan bir hastada ILR daha uygun bir seçenek haline gelebilir.
Yani iki yöntem birbirinin alternatifi olmaktan çok, farklı klinik ihtiyaçlara cevap veren takip araçları.
ILR Hangi Ritim Bozukluklarının Araştırılmasına Yardımcı Olabilir?
Soru: Cihaz yalnızca hızlı kalp atımlarını mı kaydediyor?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Hayır. Kullanılan sisteme göre farklı ritim değişiklikleri takip edilebiliyor.
Kalbin normalden hızlı veya yavaş çalışması, düzensiz ritimler ve bazı önemli ritim olayları kayıt altına alınabilir.
Hangi ritmin araştırılacağı ise hastanın şikâyetleri ve klinik durumuna göre belirleniyor.
Atriyal Fibrilasyon Açısından ILR'nin Önemi Nedir?
Soru: Aralıklı atriyal fibrilasyonun tespitinde de uzun süreli kayıt kullanılabilir mi?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Bazı seçilmiş hastalarda uzun süreli ritim takibi bu açıdan önemli olabilir.
Atriyal fibrilasyon bazı kişilerde sürekli olmayabilir. Kısa süreli ataklar halinde ortaya çıkabilir ve hasta kayıt sırasında tamamen normal ritimde olabilir.
Uzun süreli takip, bu tür aralıklı ritim olaylarının yakalanma ihtimalini artırabilir.
Cihaz Hastanın Günlük Yaşamını Kısıtlar mı?
Soru: Hastalar cihaz takıldıktan sonra günlük yaşamlarında önemli değişiklikler beklemeli mi?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: ILR'nin küçük olması nedeniyle hastalar genellikle günlük yaşamlarını sürdürebiliyor.
İşlem sonrasında cihazın yerleştirildiği bölgenin iyileşmesine dikkat etmek gerekiyor. Sonrasında ise temel amaç hastanın günlük yaşamını mümkün olduğunca normal şekilde devam ettirebilmesi.
Cihazın Kaydettiği Veriler Nasıl Değerlendiriliyor?
Soru: ILR bir ritim olayı kaydettiğinde doktor açısından ne ifade ediyor?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Öncelikle kaydedilen ritmin gerçekten hastanın şikâyetiyle ilişkili olup olmadığına bakıyoruz.
Örneğin hasta çarpıntı yaşadığını belirtiyor ve aynı zaman diliminde cihaz belirgin bir ritim değişikliği kaydediyor. Bu durum tanısal açıdan oldukça değerli.
Bunun yanında cihazın kayıt yaptığı sırada hastanın herhangi bir şikâyeti olmaması da değerlendirme açısından önemli olabilir.
ILR Sonuçları Sonraki Süreci Değiştirebilir mi?
Soru: Cihazın ortaya koyduğu ritim bulguları hastanın sonraki takibini etkileyebilir mi?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Evet. Çünkü doğru yaklaşımı belirlemek için öncelikle ritim bozukluğunun ne olduğunu bilmek gerekiyor.
Kaydedilen ritim, hastanın diğer muayene ve tetkik sonuçlarıyla birlikte değerlendirilerek sonraki takip planına katkı sağlayabilir.
Bazı hastalarda yalnızca takip yeterli olabilirken, bazı hastalarda ritim bozukluğuna yönelik farklı seçeneklerin değerlendirilmesi gerekebilir.
ILR ile Kalp Pili Arasındaki Fark Nedir?
Soru: ILR ve kalp pili arasındaki farkı kısaca anlatabilir misiniz?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Kalp pilinin temel amacı belirli ritim ve iletim sorunlarında kalbin ritmini desteklemek.
ILR ise bir kayıt cihazı. Temel görevi kalbin ritmini uzun süre izlemek ve önemli ritim olaylarını kaydetmek.
Dolayısıyla ILR'nin amacı doğrudan ritmi düzeltmek değil, tanı ve takip açısından uzun süreli veri sağlamak.
Uzaktan Takip İmkânı Bulunuyor mu?
Soru: Günümüzde ILR verilerinin uzaktan takip edilmesi mümkün mü?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Kullanılan cihazın özelliklerine bağlı olarak uzaktan takip sistemlerinden yararlanılabiliyor.
Bu sistemler belirli ritim kayıtlarının sağlık ekibine iletilmesine yardımcı olabiliyor.
Özellikle uzun süreli takip gereken hastalarda teknolojinin bu imkânlarından yararlanmak takip sürecini kolaylaştırabiliyor.
Hastalar Hangi Belirtilerde Doktora Başvurmalı?
Soru: Ritim bozukluğu açısından hangi belirtilerin üzerinde özellikle durulmalı?
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Nedeni açıklanamayan bayılma, tekrarlayan çarpıntı, düzensiz kalp atımı hissi, baş dönmesi ve kısa süreli bilinç kaybı gibi belirtiler önemsenmeli.
Özellikle şikâyetler tekrarlıyor ve standart incelemelerde neden bulunamıyorsa uzun süreli ritim takibi seçenekleri değerlendirilebilir.
Ancak hangi yöntemin kullanılacağı hastanın genel klinik durumuna göre belirlenmeli.
Uzun Süreli Ritim Takibinde ILR'nin Yeri
Bazı ritim bozuklukları kısa süreli EKG veya Holter takipleri sırasında ortaya çıkmayabiliyor. Özellikle seyrek yaşanan bayılma ve çarpıntı gibi şikâyetlerde tanıya ulaşabilmek için daha uzun süreli kayıt gerekebiliyor.
İmplante Edilebilir Loop Recorder (ILR), bu ihtiyaca yönelik olarak kalbin elektriksel aktivitesinin uzun süre takip edilmesine olanak sağlayan bir yöntem olarak öne çıkıyor.
Cihazın kullanılıp kullanılmayacağı ise hastanın şikâyetlerinin sıklığı, önceki tetkikleri ve ritim bozukluğu şüphesi doğrultusunda değerlendiriliyor.
Konu hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler İmplante Edilebilir Loop Recorder (ILR) sayfasını inceleyebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. ILR kullanımı ve ritim takip yöntemi, hastanın kişisel klinik değerlendirmesi sonucunda hekim tarafından belirlenmelidir.



