Soruşturma kapsamında daha önce ifadeleri alınan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, yeniden ifade vermek üzere adliyeye çağrıldı. Üç isim, savcılıkta ifade işlemlerinin gerçekleştirilmesi için adliyeye gitti.
İstanbul'da devam eden fon soruşturması, yürütülen incelemeler ve dosyaya giren yeni belgelerle gündemdeki yerini koruyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturma kapsamında, daha önce şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan isimlerin yeniden savcılığa davet edilmesi dikkat çekti.
Soruşturmanın son aşamasında Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün yeniden ifadelerine başvurulması kararlaştırıldı. Üç şüpheli, bu kapsamda adliyeye giderek savcılık işlemleri için hazır bulundu.
Kaya Çifti Daha Önce De İfade Vermişti
Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın daha önce de savcılığa ifade verdiği öğrenildi. Kaya çifti, 7 Ekim tarihinde şüpheli sıfatıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına giderek haklarındaki iddialara ilişkin soruları yanıtlamıştı.
Çiftin ilk ifade işlemlerinin ardından soruşturma dosyasına Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hazırlanan denetim raporu da eklendi. SPK tarafından gerçekleştirilen incelemeler sonucunda hazırlanan raporun dosyaya girmesi, soruşturmanın seyri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
Savcılığın, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile denetim raporunu birlikte değerlendirdiği, bu kapsamda şüphelilerin yeniden ifadelerine başvurduğu bildirildi. Yeniden ifade işlemlerinin hangi konulara ilişkin olduğu ve şüphelilere hangi soruların yöneltildiği konusunda ise henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül De Soruşturmada
Soruşturmanın dikkat çeken isimlerinden biri de eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül oldu. Gönül'ün de daha önce, 30 Eylül tarihinde şüpheli sıfatıyla savcılıkta ifadesinin alındığı belirtildi.
Fon soruşturması kapsamında Gönül hakkında yürütülen incelemelerde, görev dönemine ilişkin iddialar da gündeme geldi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni verdi.
Verilen iznin, Gönül'e yönelik "görevi kötüye kullanma" suçlaması kapsamında yürütülen soruşturmayla ilgili olduğu bildirildi. Böylece eski SPK Başkanı hakkındaki inceleme de adli sürecin önemli başlıklarından biri haline geldi.
SPK Denetim Raporu Soruşturma Dosyasına Girdi
Soruşturma sürecinde öne çıkan gelişmelerden biri de SPK tarafından hazırlanan denetim raporunun savcılık dosyasına dahil edilmesi oldu. Kaya çiftinin 7 Ekim'deki ifadelerinin ardından dosyaya giren raporun, yürütülen incelemelerde dikkate alınan belgeler arasında bulunduğu öğrenildi.
Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hazırlanan raporun içeriğine ilişkin tüm ayrıntılar kamuoyuyla paylaşılmazken, savcılığın soruşturmayı mevcut bilgi ve belgeler üzerinden sürdürdüğü belirtildi.
Denetim raporunun ardından şüphelilerin yeniden ifadeye çağrılması, soruşturmanın yeni belgeler ve değerlendirmeler doğrultusunda devam ettiğini ortaya koydu. Savcılığın, olayın tüm yönlerini aydınlatmak amacıyla ilgili kişilerin beyanlarına yeniden başvurduğu değerlendiriliyor.
Soruşturmada Süreç Devam Ediyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında, Fatma Betül Sayan Kaya, İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül'ün yeniden adliyeye gitmesiyle birlikte gözler savcılığın gerçekleştireceği işlemlere çevrildi.
Soruşturma kapsamında daha önce alınan ifadeler, SPK denetim raporu ve Hazine ve Maliye Bakanlığının verdiği soruşturma izni dosyada öne çıkan gelişmeler arasında yer alıyor.
Üç ismin yeniden ifadeye çağrılmasının ardından savcılığın nasıl bir değerlendirme yapacağı ve soruşturmanın hangi yönde ilerleyeceği merak konusu oldu. Dosyaya ilişkin yeni bilgi ve belgelerin ortaya çıkması halinde adli sürecin seyrinin netleşmesi bekleniyor.
Öte yandan, soruşturmanın devam ettiği ve şüpheliler hakkındaki iddialara ilişkin nihai bir yargı kararının bulunmadığı unutulmamalı. Adli süreç tamamlanmadan kişiler hakkında kesin hüküm ifade eden değerlendirmelerde bulunulmaması gerekiyor.




