Türkiye imalat sanayisinde yerlileşme denince akla önce savunma ve otomotiv geliyor; ancak asıl dönüşüm çoğu zaman kamuoyunun görmediği niş alanlarda yaşanıyor. Bunlardan biri de endüstriyel fırıncılık ekipmanları ve yapışmaz kaplama teknolojileri. Bir dönem büyük ölçüde ithalatla karşılanan bu alanda, bugün tasarımından kaplamasına kadar yurt içinde üretilen ekipmanlar hem Türkiye pazarına hem de yurt dışına satılıyor. Sektör temsilcilerine göre bu üretim kabiliyeti, ekmekten hazır gıdaya uzanan zinciriyle gıda sanayisinin tamamını besleyen bir altyapı niteliği taşıyor.

Çeyrek asrı aşan bir üretim hikâyesi

Bu dönüşümün örneklerinden biri, İstanbul Esenyurt'taki tesisinde faaliyet gösteren Örkon Kimya. Çeyrek asrı aşkın süredir endüstriyel kaplama alanında çalışan şirket, tescilli markası Powerpan ile ekmek tavalarından fırın arabalarına uzanan 118 ürünlük bir katalog üretiyor. Firma; endüstriyel fırınlar, unlu mamul üreticileri, zincir restoranlar ve otel mutfakları için hem ekipman üretimi hem de kaplama ve yenileme hizmeti sunuyor. Üretim; tasarım, metal şekillendirme, kaplama ve kalite kontrol adımlarının tamamını kapsayan entegre bir hatta yürütülüyor.

Şirketin üretim altyapısı ISO 9001 kalite, ISO 14001 çevre ve ISO 22000 gıda güvenliği yönetim sistemleriyle belgelenmiş durumda. Firma, bugüne kadar 5000'i aşkın müşteriyle çalıştığını açıklıyor.

"Hedefimiz ithal edilen kalitenin yerlisini üretmekti"

Şirketin 2005 yılından bu yana, 21 yıldır bünyesinde görev yapan Örkon Kimya Genel Müdürü Kadir Kılıç, yola çıkış motivasyonlarını şöyle anlatıyor: "Endüstriyel fırıncılık ekipmanında uzun yıllar dışa bağımlı bir tablo vardı. Bizim hedefimiz, ithal edilen kalitenin yerlisini üretmekti. Bugün geldiğimiz noktada tasarım, üretim, kaplama ve yenileme zincirinin tamamını kendi tesisimizde yürütüyoruz."

Düzenli Kontrol Takvimi Kadıköy Çocuk Diş Doktoru Arayan Ailelere Ne Kazandırır?
Düzenli Kontrol Takvimi Kadıköy Çocuk Diş Doktoru Arayan Ailelere Ne Kazandırır?
İçeriği Görüntüle

Kadir Kılıç – Örkon Kimya Genel Müdürü

Kılıç'a göre yerli üretimin avantajı yalnızca fiyatta değil. Yurt dışından gelen bir tavanın ölçüsü fırına uymadığında işletmenin yapabileceği çok az şey bulunduğunu belirten Kılıç; müşterinin hattına göre özel ölçü çalışabilmenin ve kaplaması aşınan ekipmanı yenileyip üretime döndürebilmenin, ithal ürün karşısındaki en güçlü rekabet unsurları olduğunu vurguluyor.

Gıdadan tekstile genişleyen müşteri tabanı

Şirketin faaliyet alanı fırıncılıkla sınırlı değil. Yapışmaz kaplama teknolojileri; tekstil, otomotiv, ambalaj ve ayakkabı sektörlerindeki üretim ekipmanlarına da uygulanıyor. Gıda tarafında ekmek, hamburger ekmeği, kek ve sandviç üretim hatlarına yönelik çözümler öne çıkarken; sanayi tarafında kumaş işleme silindirlerinden paketleme makinelerinin yapıştırma çenelerine kadar geniş bir parça yelpazesi kaplanıyor. Firmanın çalıştığı kurumların bir bölümü, web sitesindeki referans çalışmaları bölümünde yayımlanıyor.

Yenileme hizmetiyle döngüsel ekonomiye katkı

Şirketin iş modelinde üretim kadar yer tutan ikinci başlık, kaplama yenileme. Kaplaması ömrünü tamamlamış tava, tepsi ve makine parçaları; eski katmanın sökülmesi, yüzeyin yeniden hazırlanması ve yeni kaplamanın kürlenmesiyle tekrar üretime kazandırılıyor. Bu hizmet, işletmelerin ekipman yatırımını ötelerken hurdaya çıkan metal miktarını da azaltıyor. Kılıç, yenileme talebinin özellikle maliyet hassasiyetinin arttığı dönemlerde yükseldiğini ve bu hizmetin ancak yurt içindeki tesislerle hızlı biçimde verilebildiğini belirtiyor.

Belgelendirme, ihracatın anahtarı

Uluslararası pazarlara açılmak isteyen gıda ekipmanı üreticileri için kalite belgeleri ticari bir zorunluluk hâline gelmiş durumda. Gıdayla temas eden yüzeylerde ISO 22000 gıda güvenliği yönetimi, üretim süreçlerinde ISO 9001, çevresel etkide ISO 14001; yurt dışı alıcıların sözleşme aşamasında sorduğu başlıkların başında geliyor. Belgelendirme altyapısını erken kuran üreticiler, ihracat görüşmelerinde bu yatırımın karşılığını alıyor. Aynı belgeler iç pazarda da giderek belirleyici hâle geliyor; zincir marketlere ve büyük gıda üreticilerine tedarikçi olmak isteyen firmalardan benzer standartlar isteniyor.

İhracat vizyonu: yakın coğrafyadan küresel pazara

Türkiye'nin unlu mamul sektöründeki üretim kapasitesi, ekipman üreticileri için de doğal bir sıçrama tahtası oluşturuyor. Bölge mutfak kültürlerine uygun tava ve kalıp geometrileri geliştirebilmek, standart ürün satmanın ötesinde bir mühendislik yetkinliği gerektiriyor; yerli üreticilerin özel ölçü kabiliyeti tam da burada devreye giriyor. Türk fırıncılık teknolojilerine yönelik yurt dışı talebin artması, kaplama ve tava üreticilerinin ihracat ajandasını güçlendiriyor. Kılıç, önümüzdeki dönemi şöyle değerlendiriyor: "Türkiye, fırıncılık kültürü ve üretim kapasitesiyle bu alanda bölgesel bir merkez olmaya aday. Biz de üretimimizi ve belgelendirme altyapımızı bu vizyona göre kurguladık. Yerli sanayinin bu nişte söz sahibi olması, yalnızca bizim değil, ülke ekonomisinin kazancı."

Nitelikli istihdam ve kurumsallaşma

Sektörün büyümesi, beraberinde nitelikli istihdam ihtiyacını da getiriyor. Kaplama teknolojileri; kimya, makine ve gıda mühendisliği disiplinlerinin kesişiminde yer alıyor. Ar-Ge kadrolarının güçlenmesi, formülasyonların yurt içinde geliştirilmesi ve test süreçlerinin belgelendirilmesi, sektörde kurumsallaşmanın göstergeleri arasında sayılıyor. Üretim, satış ve Ar-Ge fonksiyonlarının ayrı kadrolarla yürütülmesi ise aile şirketi ölçeğinden kurumsal yapıya geçişin tipik bir örneği olarak değerlendiriliyor.

Yerlileşme tartışmalarının büyük sanayi kalemleri üzerinden yürüdüğü bir dönemde, endüstriyel kaplama gibi niş alanlardaki üretim kabiliyeti çoğu zaman gözden kaçıyor. Oysa her gün milyonlarca ekmeğin piştiği tavaların Türkiye'de üretilip Türkiye'de kaplanıyor olması, imalat sanayisinin derinleşen kabiliyetinin somut bir örneği olarak kayda geçiyor.