Donald Trump’ın İran yaklaşımına dair konuşan Karoline Leavitt, Başkan’ın önceliğinin diplomasi olduğunu ancak gerektiğinde ABD ordusunun “öldürücü gücünü” kullanmaya hazır bulunduğunu söyledi.
Leavitt, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Başkan Trump’ın ilk tercihi her zaman diplomasidir; ancak kendisinin de gösterdiği üzere, gerektiği takdirde Amerika Birleşik Devletleri ordusunun öldürücü gücünü kullanmaya hazırdır” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Washington yönetiminin Tahran’a yönelik sert tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gece Yarısı Çekici Operasyonu Hatırlatıldı
Beyaz Saray Sözcüsü, Haziran ayında düzenlenen ve İran’ın nükleer tesislerini hedef aldığı belirtilen “Gece Yarısı Çekici Operasyonu”na da atıfta bulundu. ABD yönetimi, söz konusu operasyonun İran’ın nükleer kapasitesine ağır darbe vurduğunu savunmuştu.
Leavitt, operasyonun “son derece başarılı” olduğunu belirtirken, tehdidin tamamen ortadan kalkmadığı uyarısında bulundu. İran’ın ileride ABD’yi ve müttefiklerini doğrudan tehdit edebilecek bir nükleer programı yeniden kurma girişiminde bulunabileceğini ifade eden Leavitt, Trump yönetiminin bu ihtimali önlemeye odaklandığını kaydetti.
Nihai Karar Verici Trump
Son dönemde Amerikan basınında yer alan ve Beyaz Saray içindeki görüş ayrılıklarına işaret eden haberlere de değinen Leavitt, isimsiz kaynaklara dayandırılan yorumlara tepki gösterdi.
“İsimsiz bir kaynağın arkasına saklanıp Başkan Trump’ın ne düşündüğünü biliyormuş gibi davranan hiç kimsenin, aslında ne hakkında konuştuğuyla ilgili en ufak bir fikri yok” diyen Leavitt, dış politika başta olmak üzere kritik başlıklarda nihai karar vericinin Trump olduğunu vurguladı.
Cenevre’de Kritik Nükleer Görüşme
Açıklamalar, İran ile yürütülen dolaylı nükleer müzakerelerin üçüncü turu öncesinde geldi. Görüşmelerin Perşembe günü Cenevre’de, Umman’ın arabuluculuğunda yapılması planlanıyor.
İran’ın bu turda bir taslak öneri sunmasının beklendiği belirtilirken, tarafların nükleer faaliyetler ve yaptırımlar konusundaki temel anlaşmazlıkları masaya yatıracağı ifade ediliyor. Washington yönetimi ise İran’ın nükleer silah elde etmesine kesinlikle izin verilmeyeceği yönündeki tutumunu koruyor.
Orta Doğu’da Askeri Hareketlilik Arttı
Bölgede tansiyon, son haftalarda ABD’nin Orta Doğu’ya uçak gemileri ve stratejik bombardıman uçakları sevk etmesiyle daha da yükseldi. Bu askeri hareketlilik, olası bir çatışma ihtimaline karşı hazırlık olarak değerlendirilirken, diplomatik sürecin başarısız olması halinde askeri seçeneğin devreye alınabileceği yorumları yapılıyor.
Trump’ın yaklaşan Birliğin Durumu konuşmasında da yurt dışındaki tehditlere geniş yer vermesi bekleniyor. Beyaz Saray’a göre İran’da zaman zaman dile getirilen “Amerika’ya ölüm” sloganları, Washington’un güvenlik kaygılarını besleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Tüm bu gelişmeler, ABD ile İran arasındaki gerilimin yeni bir eşiğe geldiğini gösterirken; gözler hem Cenevre’deki görüşmelere hem de Beyaz Saray’dan gelecek yeni açıklamalara çevrilmiş durumda. Diplomasi mi yoksa askeri müdahale mi sorusunun yanıtı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.





