Pakistan’ın arabuluculuğunda sağlanan iki haftalık ateşkes sonrası yapılacak görüşmeler, yalnızca bölgesel dengeleri değil, küresel enerji piyasalarını da yakından ilgilendiriyor.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in davetiyle gerçekleşecek görüşmelerin cumartesi sabahı başlaması planlanıyor.

Zirveye ev sahipliği yapacak otel ve çevresindeki “Kırmızı Bölge”de güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, şehir genelinde de olağanüstü tedbirler uygulanıyor. Pakistan hükümeti, zirve nedeniyle 9-10 Nisan tarihlerini resmi tatil ilan etti.

İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi ise görüşmelerin seyrine bağlı olarak sürecin 15 güne kadar uzayabileceğini duyurdu.

Masada Kimler Var

Zirveye katılan heyetlerin üst düzey isimlerden oluşması, müzakerelerin önemini gözler önüne seriyor.

İsrail, Lübnan'a Kara Harekatı Başlattı
İsrail, Lübnan'a Kara Harekatı Başlattı
İçeriği Görüntüle

ABD heyetine, Başkan Yardımcısı JD Vance liderlik ediyor. Heyette ayrıca eski Başkan Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner yer alıyor.

İran tarafında ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ön planda bulunuyor.

Arabuluculuk görevini üstlenen Pakistan adına süreci Dışişleri Bakanı İshak Dar yönetecek. Pakistan ordusu ve Başbakan Şerif’in de sürece aktif destek verdiği belirtiliyor.

Tarafların masaya oldukça farklı taleplerle oturması, müzakerelerin zorlu geçeceğine işaret ediyor.

İran’ın sunduğu 10 maddelik barış planında, Hürmüz Boğazı üzerinde denetim, ABD muharip güçlerinin Orta Doğu’dan çekilmesi ve müttefik gruplara yönelik operasyonların durdurulması gibi kritik başlıklar yer alıyor.

ABD ise İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokundan tamamen vazgeçmesini “müzakere edilemez” bir ön koşul olarak masaya getiriyor. Bu durum, taraflar arasındaki en büyük anlaşmazlık başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Lübnan Krizi ve Güven Sorunu

Müzakerelerin önündeki en büyük engellerden biri, Lübnan’da devam eden çatışmalar ve taraflar arasındaki derin güvensizlik.

İran, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının sürmesi halinde ateşkesi bozabileceği uyarısında bulunurken, ABD tarafı ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını savunuyor.

Uzmanlara göre, İsrail’in masada yer almaması ve sahadaki gerilimin sürmesi, müzakerelerin başarısını ciddi şekilde riske atıyor.

Pakistan’ın arabulucu olarak öne çıkmasının arkasında, hem ABD hem de İran ile kurduğu dengeli ilişkiler bulunuyor.

Yaklaşık 900 kilometrelik İran sınırına sahip olan Pakistan, aynı zamanda dünyadaki en büyük ikinci Şii nüfusuna ev sahipliği yaparak Tahran nezdinde güvenilir bir aktör olarak görülüyor.

Öte yandan ABD tarafından “NATO dışı ana müttefik” statüsünde kabul edilmesine rağmen ülkede ABD askeri üssü bulunmaması, Pakistan’ı İran açısından daha kabul edilebilir bir arabulucu haline getiriyor.

Küresel Etkiler Yakından İzleniyor

İslamabad’da başlayacak müzakereler, yalnızca ABD-İran ilişkilerinin geleceğini değil, Orta Doğu’daki güç dengelerini ve küresel enerji arz güvenliğini de doğrudan etkileyecek.

Tarafların uzlaşmaya varıp varamayacağı ise önümüzdeki günlerde dünya gündeminin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek.