Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla hakkında resen soruşturma başlatılan eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 7 Eylül 2026 Pazartesi günü ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne geldi. Yaklaşık bir saat süren ifadesinde Davutoğlu, soruşturmaya konu edilen konuşmanın 11 Eylül 2021’de Bingöl’de yaptığı siyasi bir konuşma olduğunu vurgulayarak her cümlesinin arkasında durduğunu açıkladı.

Davutoğlu’na destek vermek amacıyla DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da adliyeye geldi. Babacan, Davutoğlu’ndan önce adliyeye ulaştı. Davutoğlu’nun gelişinin ardından iki isim selamlaşarak birlikte içeri girdi. Kısa süre sonra Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da dayanışma göstermek için adliyeye geldi. Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, ifadeye gitmeden önce Davutoğlu’nu telefonla arayarak dayanışma duygularını ilettiği öğrenildi.

Soruşturmanın Başlama Süreci Ve Sosyal Medya Paylaşımları

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadeler nedeniyle Davutoğlu hakkında resen soruşturma başlatmıştı. ANKA ajansında yer alan bilgilere göre soruşturma, Davutoğlu’nun yaklaşık altı yıl önce katıldığı bir programdaki konuşmasına ilişkin sosyal medya paylaşımlarının yeniden gündeme gelmesinin ardından başlatıldı. Başsavcılık, söz konusu paylaşımları inceleyerek soruşturma dosyasını oluşturdu ve Davutoğlu’nu ifade vermeye çağırdı.

Davutoğlu, adliyeye gelişinde ve ifadesi sırasında sakin bir tutum sergiledi. Destek için gelen parti genel başkanlarıyla kısa görüşmeler gerçekleştirdikten sonra savcılık makamına geçti. İfade süreci yaklaşık bir saat sürdü. Bu süre zarfında Davutoğlu, soruşturmaya konu edilen konuşmanın içeriğini ve bağlamını detaylı biçimde anlattı.

Davutoğlu’nun İfadesinde Öne Çıkan Noktalar

İfadesinde özetle şu değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, konuşmasının tamamının arkasında olduğunu şu sözlerle ifade etti:

“Soruşturmaya konu edilen konuşma, 11 Eylül 2021’de Bingöl’de yaptığım ve bugün de her cümlesinin arkasında durduğum siyasi bir konuşmadır. Sözlerimin arkasındayım. Çünkü bu sözler şahsi bir öfkenin değil; milletin hukukunu, devlet ahlakını ve adaleti koruma iradesinin ifadesidir. Suç işlemedim; anayasal hakkımı ve siyasi sorumluluğumun gereğini yerine getirdim.”

Kalbin Ritimlerini Uzun Süre Takip Etmek Mümkün mü? Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu ile ILR Üzerine Söyleşi
Kalbin Ritimlerini Uzun Süre Takip Etmek Mümkün mü? Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu ile ILR Üzerine Söyleşi
İçeriği Görüntüle

Davutoğlu, ifadesinin devamında soruşturmanın usulü ve zamanlamasına da dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bugün hakkımda verilecek karar, yalnızca şahsımla ilgili olmayacak; yarın çocuklarımızın nasıl bir Türkiye’de yaşayacağına da işaret edecektir. Biz çocuklarımıza korkunun sessizliğini değil hür düşüncenin cesaretini, keyfiliğin karanlığını değil hukukun aydınlığını bırakmak zorundayız. Açıkladığım hukuki, siyasi ve ahlaki gerekçeler doğrultusunda; usulü ve zamanlaması siyasi saiklerle hareket edildiğini gösteren bu soruşturma dosyasında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesi uyarınca hakkımda derhâl kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini talep ediyorum.”

Destek Ziyaretleri Ve Siyasi Dayanışma Mesajları

Davutoğlu’nun ifadesi sırasında adliyede bulunan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, soruşturma sürecine ilişkin dayanışma mesajları verdi. İki genel başkan, Davutoğlu’nun ifadesinin tamamlanmasının ardından kısa bir süre daha adliyede kalarak süreç hakkında bilgi aldı. Siyasi çevrelerde bu destek ziyaretleri, muhalefet partileri arasında ortak bir tavır olarak değerlendirildi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in telefonla ilettiği dayanışma mesajı da dikkat çekti. Özel’in, Davutoğlu’na “yanındayız” mesajı verdiği ve soruşturmanın siyasi boyutuna dikkat çektiği belirtiliyor. Bu gelişmeler, soruşturmanın yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi bir zeminde de tartışılmasına neden oldu.