Kent genelinde metrekareye düşen yağış miktarları rekor seviyelere ulaşırken, özellikle ova kesimindeki ekili alanlar ve narenciye bahçeleri sular altında kaldı. Uzmanlar, yaşanan gecikmeler nedeniyle hasat takviminin en az 30 ila 45 gün sarkacağını belirtiyor.
İlçelerde Rekor Yağış
Yağışların en yoğun görüldüğü ilçelerde metrekareye düşen yağış miktarları dikkat çekti. Aladağ’da 141, Feke’de 105, Kozan’da 119, Saimbeyli’de 120, Seyhan’da 94 ve Pozantı’da 89 kilogram yağış kaydedildi. Günlerce süren yağmurun ardından özellikle Yüreğir ilçesine bağlı Kütüklü ve Herekli mahallelerinde bahçeler göle döndü.
Narenciye ağaçlarının suya gömüldüğü alanlar ile geniş tarım arazileri dronla havadan görüntülendi. Ova genelinde on binlerce dönüm arazinin su altında kaldığı bildirildi.
“Hasat En Az 30-45 Gün Gecikecek”
Adana Tarım Platformu Sözcüsü Cahit İncefikir, yağışların ekim ve hasat takvimini ciddi şekilde etkileyeceğini söyledi.
İncefikir, “Yaşanan yağışlar tarım arazilerinde büyük zararlara yol açtı. Öncelikle ekilecek alanlarda gecikme olacak. Bu da hasat zamanını en az 30 ila 45 gün arasında geciktirecek. Örneğin haziranda hasat edilmesi gereken ürünler temmuz ortasına kadar sarkabilir” dedi.
Gecikmenin sadece üretim takvimini değil, üreticinin gelir akışını da etkileyeceğini belirten İncefikir, ihracat sürecine de dikkat çekti. Paketleme, dinlendirme ve sevkiyat aşamalarının en az 10-15 gün sürdüğünü hatırlatan İncefikir, ürünlerde oluşabilecek çürüme riskinin ihracatçıları temkinli davranmaya iteceğini vurguladı.
Ekim Alanları Çamura Döndü
Aşırı yağış nedeniyle birçok tarlada toprağın çamur haline geldiğini ifade eden İncefikir, bu durumun ekim yapılmasını zorlaştırdığını belirtti. Tarla ziraatı yapan üreticiler için ekim takviminin kayması, sezonun tamamında zincirleme bir gecikmeye yol açacak.
Bu gecikmenin hasat dönemini ileriye taşıyacağı ve üreticinin maddi kayıplarını artıracağı kaydedildi.
Seralarda Hastalık Riski
Yağışların seracılık faaliyetlerini de olumsuz etkilediğini belirten İncefikir, özellikle Adana ve Mersin hattına yakın bölgelerde ciddi hasar bulunduğunu söyledi. Sera alanlarının bir kısmı doğrudan su altında kalırken, su basmayan seralarda bile riskin sürdüğüne dikkat çekildi.
Toprağın aşırı su emmesi nedeniyle seralarda nem oranının arttığını ifade eden İncefikir, bunun mantar ve çeşitli bitki hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini belirtti. Dışarıdan hasarsız görünen seralarda dahi ilerleyen günlerde verim kaybı yaşanabileceği uyarısı yapıldı.





