Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG/SDG arasında kapsamlı ateşkes ve örgütün devlet kurumlarına entegrasyonunu öngören geniş kapsamlı bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, sahadaki askeri dengeleri olduğu kadar ülkenin siyasi ve idari geleceğini de doğrudan etkileyecek nitelikte görülüyor.

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığı bilgilere göre, anlaşma Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın onayıyla yürürlüğe girdi. İmza altına alınan mutabakat, tüm cephelerde derhal ateşkes ilan edilmesini, YPG/SDG unsurlarının Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesini ve örgütün kontrolündeki bölgelerin aşamalı olarak Şam yönetimine devredilmesini kapsıyor.

Trump’tan İran’daki Gösterilere Açık Destek: “Protestolar Bitene Kadar Tüm Görüşmeler Askıda”
Trump’tan İran’daki Gösterilere Açık Destek: “Protestolar Bitene Kadar Tüm Görüşmeler Askıda”
İçeriği Görüntüle

Rakka ve Deyrizor Şam Yönetimine Devrediliyor

Anlaşmanın en dikkat çeken maddeleri arasında, Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak tamamen Suriye hükümetine devredilmesi yer alıyor. Buna göre, söz konusu vilayetlerdeki tüm sivil kurumlar ve tesisler doğrudan Suriye devletine bağlanacak. Devletin ilgili bakanlıklarında görev yapacak personel için kadro düzenlemeleri yapılacak ve bu süreçte bölgede görev alan SDG mensupları ile sivil çalışanlar hakkında herhangi bir hukuki işlem uygulanmayacak.

Öte yandan, Suriye ordusunun daha önce Rakka’nın Tabka ilçesinde kontrolü sağlamasının ardından, bölge halkının YPG/SDG’nin çekilişini kutlaması dikkat çekmişti. Ancak örgütün Tabka’dan çekilirken infazlar ve çeşitli hak ihlalleri gerçekleştirdiğine yönelik iddialar da kamuoyuna yansımıştı.

Haseke’de Kurumsal Entegrasyon Süreci Başlıyor

Anlaşmaya göre, Haseke ilinde YPG/SDG kontrolünde bulunan tüm sivil kurumlar Suriye devletinin idari yapısına entegre edilecek. Bu kapsamda kamu hizmetlerinin yeniden devlet eliyle yürütülmesi, yerel yönetimlerin Şam’a bağlanması ve bölgedeki idari boşluğun giderilmesi hedefleniyor.

Ayrıca sınır kapıları, petrol ve doğal gaz sahaları da tamamen devlet kontrolüne geçecek. Enerji kaynaklarının korunması ve işletilmesi Suriye güvenlik güçleri tarafından sağlanacak ve bu alanlardan elde edilen gelirlerin doğrudan merkezi bütçeye aktarılması planlanıyor.

YPG/SDG Unsurlarına “Bireysel” Entegrasyon

Mutabakatın en hassas başlıklarından biri, YPG/SDG’nin askeri ve güvenlik personelinin geleceği oldu. Anlaşma kapsamında, gerekli güvenlik incelemelerinin ardından SDG mensuplarının bireysel olarak Suriye Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyesine entegre edilmesi öngörülüyor. Bu kişilere askeri rütbe, maaş ve lojistik haklar sağlanacak.

Ancak SDG yönetimi, eski rejim unsurlarını saflarına katmamayı ve Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan eski rejim yetkililerine ilişkin bir listeyi Şam yönetimine sunmayı taahhüt etti.

Kobani, DEAŞ Dosyası ve PKK Unsurları

Anlaşma kapsamında Ayn el-Arab (Kobani) bölgesinden ağır silahlı unsurların çekilmesi ve bölge halkından oluşan yerel bir güvenlik gücünün kurulması kararlaştırıldı. Bu yerel polis gücü idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı olacak.

DEAŞ tutukluları ve kamplarıyla ilgili tüm güvenlik ve idari sorumluluk da Suriye hükümetine devredilecek. Böylece Şam yönetimi, bu dosya üzerinde tam hukuki ve güvenlik yetkisine sahip olacak.

Öte yandan SDG, Suriye’nin egemenliği ve bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla Suriyeli olmayan tüm PKK lider ve üyelerini ülke dışına çıkarma taahhüdünde bulundu.

Operasyonlar Durduruldu, Ateşkes İlan Edildi

Suriye yönetimi, anlaşmanın ardından tüm cephelerde ateşkes ilan ederek askeri operasyonları durdurduğunu açıkladı. Yapılan resmi açıklamada, çatışma faaliyetlerinin kapsamlı biçimde sona erdirildiği vurgulandı.

Bu adımın, yerinden edilen sivillerin güvenli şekilde evlerine dönmesi, insani yardımların ulaştırılması ve devlet kurumlarının bölgede yeniden hizmet vermeye başlaması için atıldığı ifade edildi.

Uluslararası Boyut ve Türkiye’nin Mesajı

Anlaşmada, Suriye’nin ABD ile koordinasyon içinde Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak DEAŞ ile mücadeleyi sürdüreceği de yer aldı. Ayrıca Afrin ve Şeyh Maksud bölgelerinden ayrılan sivillerin evlerine güvenli ve onurlu dönüşünü sağlamak için çalışmalar yapılacağı bildirildi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da gelişmeye ilişkin yaptığı açıklamada, anlaşmanın Suriye’de istikrarı ve güvenliği güçlendirecek şekilde uygulanması temennisinde bulundu.

Uzmanlar, söz konusu mutabakatın sahada kalıcı olup olmayacağının, tarafların yükümlülüklerini ne ölçüde yerine getireceğine bağlı olduğunu vurgularken, anlaşmanın Suriye krizinde yeni bir sürecin başlangıcı olabileceğine dikkat çekiyor.