Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek olan Miçotakis’in ziyareti, iki ülke arasında son dönemde korunmaya çalışılan “pozitif gündem” atmosferinin geleceği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Ancak Ege ve Doğu Akdeniz’de köklü anlaşmazlıkların gölgesi, zirve öncesinde yeniden belirginleşmiş durumda.

YDİK Yeniden Toplanıyor: Amaç Krizleri Yönetmek mi?

Türkiye–Yunanistan Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi, 2010’dan bu yana beş kez toplandı. Ulaştırma, ekonomi, enerji, dijitalleşme ve göç gibi alanlarda çok sayıda mutabakat metni imzalandı. Son toplantı Aralık 2023’te Atina’da gerçekleştirilmiş, iki taraf ilişkileri çatışma başlıklarından arındırmayı hedefleyen Atina Bildirgesi’ne imza atmıştı.

Ankara’daki yeni zirvede de ekonomik ve teknik iş birliği alanlarının öne çıkarılması bekleniyor. Diplomatik kaynaklara göre temel hedef, Ege ve Doğu Akdeniz’deki gerilim başlıklarını büyütmeden diyaloğu sürdürmek. Ancak bu çerçeve, esas sorunların çözümüne dönük bir irade gösterisinden ziyade, “gerilimi kontrol altında tutma” stratejisi olarak değerlendiriliyor.

Tarihsel Sorunlar: Masada mı, Dosyada mı?

Türkiye ile Yunanistan arasında yıllardır çözülemeyen başlıklar yine gündemin arka planında duruyor. Karasuları genişliği, deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, kıta sahanlığı, hava sahası, FIR hattı ve Doğu Ege adalarının askeri statüsü, Ankara’nın bütüncül bir çerçevede ele aldığı konular arasında yer alıyor.

Atina ise anlaşmazlıkları büyük ölçüde deniz yetki alanlarının sınırlandırılması meselesine indirgemeyi tercih ediyor. Bu yaklaşım farkı, tarafların müzakere zemininin ortak bir çerçeveye oturtulmasını zorlaştırıyor.

Bu nedenle Ankara’daki zirveden kapsamlı bir çözüm çıkması beklenmiyor. Uzmanlara göre taraflar, sorunları çözmekten çok “tırmanmayı önleme” konusunda mutabık kalmaya çalışıyor. Başka bir ifadeyle, meseleler masaya yatırılmıyor; masanın etrafında dolaşılıyor.

Fidan: “Niyet var ama siyasi bedel korkusu var”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada, Miçotakis ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis’in sorunları çözme niyetine ve kapasitesine sahip olduklarını düşündüğünü söyledi. Ancak Fidan’a göre asıl belirleyici unsur Yunanistan iç siyaseti.

İran’dan Dünyayı Sarsacak Plan: Savaşın Yol Haritası Sızdı
İran’dan Dünyayı Sarsacak Plan: Savaşın Yol Haritası Sızdı
İçeriği Görüntüle

Fidan, Yunan liderlerin “tarihi sorunu çözmek ile siyasi bedel ödemek arasında bir ikilem yaşadığını” belirterek, Atina’nın özellikle stratejik dosyalarda manevra alanının sınırlı olduğuna işaret etti. Bu açıklama, Ankara’nın Miçotakis’ten radikal bir çözüm hamlesi değil, en azından yeni bir kriz başlığı üretmemesini beklediğini ortaya koyuyor.

Ziyaret Öncesi 12 Mil Çıkışı

Miçotakis’in Ankara’ya gelmeden önce Yunan basınına verdiği röportajda Ege’de karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkının uluslararası hukuktan doğan tek taraflı bir egemenlik hakkı olduğunu savunması, zamanlama açısından dikkat çekti.

Türkiye ise bu açıklamaya sert tepki verdi. Milli Savunma Bakanlığı, Türk tarafının haklarını ihlal edecek tek taraflı adımların uluslararası hukuka aykırı ve kabul edilemez olduğunu bildirdi. Türkiye açısından Ege’de 12 mil uygulaması, denizin büyük bölümünün Yunan karasularına dönüşmesi anlamına geliyor ve bu durum Ankara tarafından “kabul edilemez” olarak nitelendiriliyor.

Aynı dönemde Yunanistan’ın Ege’de ilan etmeyi planladığı deniz parkları da Ankara’nın yakın takibinde. Türk tarafı, bu girişimlerin çevre koruma politikası görüntüsü altında yetki alanı genişletme çabası olabileceği değerlendirmesini yapıyor.