Sivas’ta Duyguların En Zarif Hali: Sivas Çiçekçi Hizmetiyle Tanışın
Sivas’ta Duyguların En Zarif Hali: Sivas Çiçekçi Hizmetiyle Tanışın
İçeriği Görüntüle

Ziyaret kapsamında yapılacak görüşmelerde, Esad rejiminin devrilmesinin ardından geçen bir yıllık sürecin kapsamlı şekilde değerlendirilmesi öngörülüyor. 8 Aralık’ın birinci yıl dönümünü takip eden dönemde gerçekleştirilen bu temaslarda, Türkiye-Suriye ilişkilerinin siyasi, ekonomik ve güvenlik boyutları masaya yatırılacak. Özellikle Türkiye’nin ulusal güvenliğini yakından ilgilendiren 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanma sürecindeki gelişmeler görüşmelerin ana gündem maddeleri arasında yer alacak.

Güvenlik Riskleri ve İsrail’in Saldırıları Masada

Heyetin Şam temaslarında, İsrail’in saldırgan tutumu nedeniyle Suriye’nin güneyinde ortaya çıkan güvenlik risklerinin de ele alınması bekleniyor. Bölgedeki kırılgan güvenlik ortamının, hem Suriye’nin istikrarı hem de bölge ülkelerinin güvenliği açısından oluşturduğu tehditler detaylı şekilde değerlendirilecek.

Türkiye ve Suriye’nin ortak çıkarları doğrultusunda, terörle mücadele konusu da görüşmelerin önemli başlıklarından biri olacak. Suriye’nin DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’na (DMUK) yakın dönemde katılımı çerçevesinde, Suriye sahasında oluşabilecek güvenlik boşluklarından faydalanmaya çalışan DEAŞ’ın yeniden canlanmasının önlenmesine yönelik iş birliği imkanları ele alınacak.

Yeniden İnşa ve Kapasite İnşası Vurgusu

Güvenlik başlıklarının yanı sıra, Suriye’nin yeniden inşası için ikili düzeyde yürütülen projelerin değerlendirilmesi de gündemde olacak. Görüşmelerde, altyapıdan kamu hizmetlerine kadar birçok alanda Suriye Hükümeti’nin kapasite inşası çabalarının desteklenmesine yönelik çalışmaların ele alınması planlanıyor. Türkiye’nin bu süreçte sağlayabileceği katkılar ve teknik destek konuları da masaya yatırılacak.

Ziyarette, Türkiye’nin Şam Büyükelçisi olarak atanan Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz’ın da görüşmelere katılması öngörülüyor.

3+3 Formatındaki Görüşmeler Dikkat Çekiyor

Esad rejiminin devrilmesinin ardından geçen bir yıllık süreçte Türkiye-Suriye ilişkilerinde önemli bir ivme yakalandı. Başta güvenlik ve ekonomi olmak üzere birçok alanda ikili ve bölgesel düzeyde tarihi iş birliği fırsatları ortaya çıktı. Bu süreçte karşılıklı üst düzey ziyaretler hız kesmeden devam ederken, “3+3 formatı” olarak adlandırılan görüşmeler de iki ülke arasındaki temaslarda önemli bir yer tutuyor.

Türkiye, yaklaşık 15 yıl süren Suriye ihtilafının yaralarının sarılmasına destek verirken, yeni iş birliği imkanlarının iki ülkenin ortak menfaatleri doğrultusunda değerlendirilmesi için yoğun çaba gösteriyor. Bu kapsamda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Esad rejiminin devrilmesinin ardından 22 Aralık 2024’te Suriye’ye ilk ziyaretini gerçekleştirmişti.

Bu ziyareti takip eden süreçte, iki ülke arasında oluşan olumlu atmosferin bir sonucu olarak karşılıklı temaslar sıklaştı. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, 15 Ocak 2025’te üst düzey bir heyetle Türkiye’yi ziyaret etmiş; bu ziyaret sırasında Bakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Güler ve MİT Başkanı Kalın, Suriyeli muhataplarıyla bir araya gelmişti.

Söz konusu temasların devamı niteliğinde, Bakan Fidan, Bakan Güler ve MİT Başkanı Kalın, 13 Mart 2025’te Suriye’ye bir çalışma ziyareti gerçekleştirmişti. İki ülke arasındaki güvenlik iş birliği ve güncel gelişmeler ise 12 Ekim 2025’te Ankara’da düzenlenen toplantıda ele alınmıştı.

Şam’da gerçekleştirilen son ziyaretin, Türkiye-Suriye ilişkilerinin geleceğine yön verecek kritik kararların alınmasına zemin hazırlaması ve iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da derinleşmesine katkı sağlaması bekleniyor.