Haberde adı açıklanmayan yetkilinin, “İran, savaşı bitirmeye karar verdiğinde ve kendi koşulları karşılandığında sona erdirecektir” ifadelerine yer verildi.

Tahran sokaklarında savaşta hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının sergilendiği panolar, ülkede yaşanan gerilimin toplumsal etkisini gözler önüne sererken, yönetimin kararlı tutumu dikkat çekiyor.

ABD'nin Teklifi “Aşırı” Bulundu

ABD ve İsrail medyasında yer alan haberlere göre, Donald Trump yönetimi, savaşın sona erdirilmesi amacıyla Pakistan aracılığıyla İran’a 15 maddelik bir plan sundu. Ancak İranlı yetkililer bu teklifi “aşırı” olarak nitelendirerek kabul etmedi.

İsrail, Lübnan'a Kara Harekatı Başlattı
İsrail, Lübnan'a Kara Harekatı Başlattı
İçeriği Görüntüle

Resmi kaynaklardan henüz doğrudan bir açıklama yapılmazken, diplomatik temasların sürdüğü ancak taraflar arasında ciddi görüş ayrılıklarının bulunduğu ifade ediliyor.

İran’dan Savaşın Bitmesi İçin Beş Net Şart

İranlı yetkili, savaşın sona erdirilmesi için Tahran’ın kabul edilmesini istediği beş temel şartı da açıkladı:

  • Düşman tarafından gerçekleştirilen saldırı ve suikastların tamamen durdurulması
  • Savaşın yeniden dayatılmasını engelleyecek somut güvenlik mekanizmalarının oluşturulması
  • Savaş tazminatlarının açık ve garanti altına alınmış şekilde ödenmesi
  • Savaşın tüm cephelerde ve bölgedeki tüm direniş grupları için sona erdirilmesi
  • İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarının uluslararası düzeyde tanınması

“Sadece Ateşkes Değil, Tam Bitiş” Vurgusu

İranlı yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda da yalnızca geçici bir ateşkesi değil, savaşın tamamen sona ermesini istediklerini defalarca dile getirmişti. Bu son açıklama da Tahran’ın pozisyonunda bir değişiklik olmadığını ortaya koydu.

Uzmanlara göre İran’ın sunduğu şartlar, sadece askeri değil aynı zamanda siyasi ve ekonomik güvence taleplerini de içeriyor. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik vurgusu, bölgedeki enerji ve ticaret dengeleri açısından kritik önem taşıyor.

Diplomatik Trafik Sürüyor

Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin farklı diplomatik kanallar üzerinden temaslarını sürdürdüğü belirtilirken, taraflar arasında henüz ortak bir zemin bulunabilmiş değil. Sürecin nasıl ilerleyeceği ve tarafların uzlaşıya varıp varamayacağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

Yaşanan gelişmeler, Orta Doğu’da zaten kırılgan olan dengelerin daha da hassas hale geldiğini gösterirken, uluslararası toplumun gözü Tahran ve Washington hattındaki gelişmelere çevrilmiş durumda.