Yaklaşık 20 yıl boyunca sadece migren sandığı şikâyetlerle yaşamını sürdüren Hill’in hayatı, bir sabah aniden değişti. Yaşadığı olay, hem ailesini hem de sağlık uzmanlarını derinden etkileyen zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.
Yıllarca Migren Sandı
Swansea kentinde yaşayan Stuart Hill, uzun yıllar boyunca zaman zaman tekrarlayan baş ağrılarıyla mücadele etti. Bu ağrılar çoğunlukla migren olarak değerlendirildi. Kendini genel olarak sağlıklı, aktif ve formda hisseden Hill, bu belirtilerin ciddi bir hastalığın habercisi olabileceğini hiç düşünmedi.
Bir Sabah Her Şey Değişti
Ancak 2025 yılının Nisan ayında yaşanan bir olay, tüm dengeleri altüst etti. Banyodan çıktıktan sonra konuşmakta zorlanan, basit cümleleri bile kuramayan ve kollarını kaldıramayan Hill’i gören eşi Bev Hill, durumun ciddiyetini fark ederek hemen acil yardım çağırdı.
İlk anda felç şüphesi üzerinde durulurken, ambulans geldiğinde Hill’in konuşmasının kısmen geri geldiği görüldü. Buna rağmen sağlık ekipleri riski göz ardı etmedi ve hastaneye sevk etti.
Gerçek Hastanede Ortaya Çıktı
Hastanede yapılan tomografi incelemeleri sonrası aileye verilen haber ise beklenenden çok daha ağırdı. Doktorlar bunun klasik bir felç olmadığını, ancak beyinde bir kitle bulunduğunu açıkladı. Bu gelişme, Hill ailesi için aylar sürecek zorlu bir mücadelenin başlangıcı oldu.
Yapılan ileri tetkikler sonucunda Hill’in beyninde bir tümör olduğu kesinleşti. Uzmanlar, vücudun başka bölgelerinde kansere rastlanmaması nedeniyle bu kitlenin uzun yıllardır fark edilmeden büyüyen yavaş gelişimli bir tümör olabileceğini değerlendirdi.
Ameliyat Kararı Ve Büyük Risk
Doktorlar tarafından ameliyat seçeneği gündeme getirildi. Ancak operasyonun ciddi riskler taşıdığı açıkça ifade edildi. Aileye, ameliyat sırasında felç gelişebileceği hatta ölüm ihtimalinin bulunduğu söylendi. Bu durum özellikle eşi ve çocukları için büyük bir psikolojik yıkım yarattı.
Yaklaşık 3 hafta sonra Hill, 7 saat süren zorlu bir ameliyata alındı. Cerrahlar tümörü tamamen çıkarmayı başardı. Tümörün beynin içine yayılmadığı ancak beyin zarıyla kafatasına tutunduğu belirtildi. Operasyon sırasında kafatasının bir bölümü çıkarıldı ve kemik çimentosu ile yeniden yapılandırıldı.
Ameliyat Sonrası Şok Gerçek
Ameliyat teknik olarak başarılı geçse de sonrasında beklenmedik bir gelişme yaşandı. Hill’in konuşma yetisini kaybettiği fark edildi. İlk etapta bunun ameliyat sonrası oluşan şişlikten kaynaklandığı düşünüldü.
Ancak yapılan MR incelemeleri, gerçeği ortaya çıkardı: Stuart Hill felç geçirmişti. Felcin, beynin konuşma ve dil merkezini etkilediği belirlendi. Aradan aylar geçmesine rağmen Hill’in hâlâ konuşmakta zorlandığı, kelimeleri toparlamakta güçlük çektiği ifade edildi.
Ayrıca süreç içinde bir nöbet geçirdiği ve bu nedenle her gün düzenli olarak ilaç kullanmak zorunda kaldığı açıklandı.
Aile İçin Zor Süreç
Hill ailesi için bu dönem sadece tıbbi değil, aynı zamanda duygusal açıdan da oldukça yıpratıcı oldu. Özellikle kızı Megan Hill’in, babasının ameliyat süreciyle eş zamanlı olarak üniversite sınavlarına girdiği ve büyük bir baskı altında olduğu belirtildi.
Şimdi Başkalarına Umut Olmak İstiyorlar
Yaşadıkları bu zor süreci anlamlı bir adımla taçlandırmak isteyen aile, beyin tümörü araştırmalarına destek olmak amacıyla bağış kampanyası başlattı. Megan Hill’in 7 Haziran’da düzenlenecek Swansea Yarı Maratonu’na katılacağı ve çeşitli etkinliklerle bağış toplanacağı açıklandı.
Ailenin hedefi 3 bin sterlin toplamak. Bu miktar yaklaşık 145 bin TL’ye denk geliyor. Hill ailesi, kendi hikâyelerinin görece iyi bir şekilde ilerlediğini ancak birçok ailenin aynı şansa sahip olmadığını vurguluyor.