Bakan Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasından “Terörsüz Türkiye” sürecine, tutuklama uygulamalarından yargı reformlarına kadar birçok başlıkta açıklama yaptı.
Özellikle önümüzdeki pazartesi günü başlayacak olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, yargının kararlarının her zaman denetlenebilir olduğuna dikkat çekerek, “Bir kişinin belediye başkanı olması, sanatçı olması ya da toplumdaki statüsü Cumhuriyet savcısı açısından bir anlam ifade etmez. Savcı yalnızca ortada bir suç olup olmadığına bakar.” ifadelerini kullandı.
İBB Davası İçin “Yargı Kararları Denetlenebilir” Mesajı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davanın önümüzdeki hafta başlayacağını hatırlatan Gürlek, sürecin tamamen hukuk çerçevesinde ilerleyeceğini söyledi.
Cumhuriyet savcılarının kişilere veya unvanlara göre hareket etmediğini vurgulayan Gürlek, şöyle konuştu:
“Bir cumhuriyet savcısının şahıslarla ilgisi yoktur. Ortada bir suç var mı yok mu, savcı buna bakar. O kişinin belediye başkanı olması, zengin ya da fakir olması savcının görevi açısından bir anlam taşımaz.”
Kendisinin de geçmişte yürüttüğü soruşturmalarda bu ilkeyle hareket ettiğini belirten Gürlek, hakkında yapılan eleştirileri önemsemediğini ve görevini vicdanen rahat şekilde yerine getirdiğini dile getirdi. Gürlek ayrıca hukuk sisteminde verilen kararların üst mahkemeler tarafından denetlenebildiğini ve yargının kendi içinde bir denge mekanizmasına sahip olduğunu ifade etti.
“Tutuklama İstisnai Bir Tedbirdir”
Bakan Gürlek konuşmasında tutuklama uygulamalarıyla ilgili tartışmalara da değindi. Tutuklamanın bir cezalandırma yöntemi değil, geçici bir tedbir olduğunu hatırlatan Gürlek, kararın tamamen hakimlerin takdirinde olduğunu belirtti.
Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin bulunması gerektiğini ifade eden Gürlek, bazı durumlarda toplumda infial oluşturan olayların bu kararı etkileyebileceğini söyledi.
“Örneğin trafikte bir kişinin eşinin ve çocuğunun yanında saldırıya uğraması toplumda ciddi infial oluşturabilir. Böyle durumlarda hakimler tutuklama tedbirine başvurabiliyor.” diyen Gürlek, sosyal medyada tutuklama yapılmadığında kişinin ceza almayacağı yönünde oluşan algının doğru olmadığını vurguladı.
“Terörsüz Türkiye” Sürecinde Meclis Belirleyici Olacak
Gürlek, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” süreci olarak tartışılan gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Sürecin tamamen yasama organının yetkisinde olduğunu belirten Bakan Gürlek, olası düzenlemelerin önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu’nda ele alınacağını ardından Genel Kurul’da görüşüleceğini söyledi.
“Bu sürecin nasıl ilerleyeceği, hangi alanları kapsayacağı ve hangi yöntemlerin uygulanacağı tamamen Meclisimizin takdirindedir. Biz yürütme olarak bu sürecin doğrudan içinde değiliz.” ifadelerini kullandı.
İmralı Tartışması: “Meclis’in Takdiri”
Kamuoyunda tartışma yaratan İmralı Cezaevi’nin statüsüne ilişkin sorulara da yanıt veren Gürlek, bu konuda hükümetin yeni bir çalışma yürütmediğini belirtti.
İmralı Cezaevi ile ilgili düzenlemelerin tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetkisinde olduğunu söyleyen Gürlek, şu an için yalnızca belirli heyetlerin adaya gitmesine izin verildiğini açıkladı.
Akademisyenler veya gazetecilerin adaya gitmesi yönünde talepler bulunduğunu ancak bu konuda henüz bir planlama olmadığını ifade eden Gürlek, sürecin Meclis’in belirleyeceği rota doğrultusunda şekilleneceğini dile getirdi.
“Umut Hakkı” Tartışmasına Açıklık Getirdi
Bakan Gürlek’e kamuoyunda tartışılan “umut hakkı” düzenlemesi de soruldu. Gürlek, özellikle terör suçlarında şartlı tahliye hükümlerinin uygulanmadığını hatırlattı.
Terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların cezalarının aynen infaz edildiğini belirten Gürlek, “Şu anki mevzuatta bu kişilerin erken tahliye edilmesi söz konusu değil. Ancak infaz kanununda yapılacak bir değişiklik Meclis’in takdirindedir.” dedi.
Demirtaş Süreci Ayrı İlerliyor
Gürlek, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili sürecin de farklı bir hukuki süreç kapsamında değerlendirildiğini ifade etti.
“Terörsüz Türkiye” sürecinin Demirtaş’ın yargılamasıyla doğrudan bağlantılı olmadığını belirten Gürlek, her dosyanın kendi hukuki çerçevesinde değerlendirildiğini söyledi.