Serkan Esen

İlk Kitabım olan “Vatansever – Yüzyılın Lideri ve Yüce Türk Milletinin Bağımsızlık Hikayeleri” 2018 yılı başında çıktı. Çeşitli alt başlıklarda Türk Milletinin işgal dönemde yaşadıklarını ve Bağımsızlık mücadelelerini yaşanmış hikayelerle anlattım. Bunun yanında kitabın son bölümünü de ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün az bilinen ya da bilinmeyen hikayelerine ayırdım.

Kitap özelinde kendi çocuğuma milli mücadeleyi ve Atatürk’ü klasik eğitim sisteminin dışında bir de benim penceremden okuması için aldığım notlarımdı. Daha sonra bunu sadece kendi çocuğumla sınırlı tutmamak ve o büyüyüp bir yetişkin olana kadar herkesin okumasını istediğim için kitaplaştırma kararı aldım. Bu özelliği ile yalın ve samimi bir dili içinde barındırmakta ve gelen geri bildirimler sonucunda okuyucuyu kendisine çekmektedir.

Kitabın arka kapak tanıtım yazısı yine kitabın içinden bir hikayeden oluşmakta olup şöyledir:

Atatürk’ün Cevap Veremediği Tek İnsan

 

Atatürk, Mersin’e yaptığı seyahatlerin birinde, şehirde gördüğü görkemli binaları işaret ederek sormuş:

Bu köşk kimin?

Kirkor’un

Ya şu koca bina?

Yorgo’nun

Ya şu?

Salamon’un

 

Atatürk biraz sinirlenerek sormuş:

Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz?

Toplanan kalabalık arasından bir köylünün sesi duyulur:

Biz mi nerede idik?

Biz Yemen’de, Tuna boylarında, Balkanlar’da Arnavutluk Dağları’nda, Çanakkale’de, Sakarya’da bunların akrabaları ile savaşıyorduk Paşam!...

 Atatürk bu hatırasını anlatırken:

Hayatımda cevap veremediğim yegane insan bu aksakallı ihtiyar olmuştur. demiştir.

İkinci kitabım “Eşi Olmayan Devlet Adamı Mustafa Kemal Atatürk” ise 2019 yılı mart ayında çıkmış olup bu kitapta yurt dışında kendi alanlarında ve yaşadıkları zamanlarda dünyaya yön veren siyasetçi, asker, tarihçi, bilim adamı, gazeteci, yazar gibi önemli şahsiyetlerin Atatürk hakkında söyledikleri sözleri bir araya getirdim. Benzer çalışmaların hem basılı hem de internet ortamında olmasından dolayı bu çalışmada sözü söyleyeni yani sahibini de tanıtarak hem bu sözün kaynağını sağlamlaştırmış oldum hem de okuyucunun zihninde sözün önemini pekiştirmeyi hedefledim. Bu özelliği ile kitabıma emsallerine göre büyük nemli ve büyük bir fark katmış oldum.

Kitabın arka kapak tanıtım yazısı şöyledir:

“Büyük Yunan filozofu Platon'un 'Krallar filozof olsa ve filozoflar kralların tahtına otursaydı' şeklindeki dileği, iki bin yıllık tarihte gerçekleşmedi. Halbuki, 20. yüzyılda ilk defa olarak Atatürk'ün şahsında Platon'un istediği gibi, kelimenin tam anlamıyla bunu görmekteyiz. O, dahi bir fikir adamı olarak bir milletin, yani Türk Milleti'nin mukadderatını ele almış ve bu milletiyle atıldığı Kurtuluş Savaşı, bu milletin medeni durumunu değiştirmiş bir inkılap ve diğer milletlerin haklarını da koruyan barış ve insanlığa muhteşem bir örnek vermiştir.”

Herbert Melzig

“Mustafa Kemal Atatürk'e derin saygılarımla ve günün birinde bütün insanlığın O'nun Yurtta Barış Dünya'da Barış sözünü öğreneceği umudu ile.”

Henry Kissenger

“O genç ve dahi Türk şefinin o esnada Çanakkale'de bulunması, müttefikler bakımından talihin en acı darbelerinden biridir.”

Alan McCrae Moorehead

“O'nu sizler laikiyle takdir edemezsiniz. Büyüklüğünü gereği gibi ölçemezsiniz. O, yüce bir dağa benzer. Eteğinde yaşayanlar bu yüceliği fark edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için O'na çok uzaklardan bakmak gerekir.”

Claude Farrere

“Sizlere şunu söyleyeyim ki, ben Atatürk'e sekreter olmak isterdim. Sebebi de, O'nun her akşam sofrasında bulunup, yüksek düşünceleriyle beslenmek dileğinde oluşumdur. Böylece yeniden bir üniversite bitirmiş olurdum.”

Edouart Herriot

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.