<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Adana Ajans</title>
    <link>https://www.adanaajans.net</link>
    <description>Adana Haberleri Ajansı Adana Haber Sitesi Özgün ve Tarafsız Haber Anlayışıyla Genel,Siyaset,Spor ve Son Adana Haberleri Adanaajans.Net'te</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.adanaajans.net/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 26 Aug 2026 07:38:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail’in ABD’li Elçi Barrack’a İstihbarat Aktarımını Durdurduğu İddia Edildi]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/israilin-abdli-elci-barracka-istihbarat-aktarimini-durdurdugu-iddia-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/israilin-abdli-elci-barracka-istihbarat-aktarimini-durdurdugu-iddia-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail yönetiminin, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’a istihbarat aktarımını durdurduğu öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail basınında yer alan iddiaya göre kararın arkasında Barrack’ın son dönemde İsrail politikalarına yönelik eleştirileri ve özellikle Suriye ile Gazze konusunda yaptığı açıklamalar bulunuyor.</p>

<p>İsrail ile ABD arasındaki ilişkiler, bölgesel gelişmeler ve Gazze savaşı üzerinden tartışılmaya devam ederken, Tel Aviv yönetiminin Washington’ın Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’a yönelik tavır aldığı iddia edildi. İsrail basınında yer alan haberlere göre İsrail, Barrack’a yönelik istihbarat paylaşımını durdurma kararı aldı.</p>

<p>İddiayı gündeme getiren Maariv gazetesinin haberinde, İsrailli üst düzey bir siyasi kaynağın değerlendirmelerine yer verildi. Kaynağın, Barrack’ın İsrail’in Suriye’deki askeri faaliyetlerine yönelik tutumu nedeniyle Tel Aviv yönetiminde ciddi rahatsızlık oluştuğunu söylediği aktarıldı.</p>

<h2><strong>Barrack’ın Suriye Açıklamaları Tepki Çekti</strong></h2>

<p>İddiaya göre İsrail yönetiminin tepkisinin temel nedenlerinden biri, Tom Barrack’ın 18 Ağustos’ta İsrail tarafından Suriye’nin İdlib kentindeki atıl durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlenen saldırıyı kınaması oldu.</p>

<p>Barrack’ın söz konusu saldırıya yönelik eleştirilerinin Tel Aviv yönetiminde rahatsızlık oluşturduğu ileri sürüldü. ABD’li diplomatın ayrıca Türkiye’nin Gazze meselesine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini savunmasının da İsrail açısından tepkiyle karşılandığı belirtildi.</p>

<p>İsrailli kaynağın, Barrack’ın “İsrail’in tarafında olmaması” nedeniyle istihbarat aktarımının kesilmesine karar verildiğini söylediği aktarıldı.</p>

<p>Bu iddia, özellikle Suriye konusunda ABD, Türkiye ve İsrail arasında yürütülen diplomatik temasların önem kazandığı bir dönemde gündeme geldi. Barrack, Washington’ın Suriye politikasında önemli isimlerden biri olarak değerlendirilirken, Türkiye ile Suriye arasındaki gelişmeler ve İsrail’in Suriye’deki güvenlik kaygıları konusunda da kritik bir konumda bulunuyor.</p>

<h2><strong>İsrail’de ABD’nin Tutumuna Yönelik Endişe</strong></h2>

<p>Maariv’in haberinde, İsrail yönetiminin ABD’nin İsrail’in güvenliğine yönelik uzun süredir devam eden desteğinin zayıflamasından giderek daha fazla endişe duyduğu iddia edildi.</p>

<p>Haberde bu kaygının yalnızca ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya karşı sabrını yitirmesiyle bağlantılı olmadığı belirtildi. İsrail-Suriye görüşmelerinde önemli bir rol üstlenen Barrack’ın yaklaşımının da Tel Aviv’de dikkatle takip edildiği ve İsrail yönetiminde rahatsızlık yarattığı öne sürüldü.</p>

<p>İsrail açısından ABD’nin güvenlik desteği uzun yıllardır stratejik öneme sahip. Bu nedenle Washington yönetiminden gelen farklı açıklamalar ve bölgesel politikaya ilişkin görüş ayrılıkları, İsrail kamuoyunda ve siyasi çevrelerde yakından takip ediliyor.</p>

<p>Barrack’ın son dönemde yaptığı açıklamaların ise İsrail’in Suriye ve Gazze politikalarıyla tam olarak örtüşmediği iddia ediliyor.</p>

<h2><strong>Netanyahu’nun Barrack’a Bakışı Da Gündemde</strong></h2>

<p>Tom Barrack’ın İsrail yönetimiyle yaşadığı ileri sürülen gerilimin yeni olmadığı da iddialar arasında yer aldı.</p>

<p>Daha önce İsrail basınında Barrack’ın, İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarına yeterince duyarlı olmayan bir yaklaşımı savunduğu öne sürülmüştü. Bazı değerlendirmelerde ise ABD’li temsilcinin açıklamalarında zaman zaman İsrail’e karşı mesafeli, hatta düşmanca bir üslup bulunduğu iddia edilmişti.</p>

<p>Haberde ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Barrack’ı “düşmanca davranan bir unsur” olarak gördüğünün ileri sürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Bu iddialar, iki ülke arasında özellikle Suriye konusunda ortaya çıkabilecek görüş ayrılıklarının diplomatik ilişkilerin ötesine geçerek istihbarat paylaşımı gibi hassas alanları da etkileyebileceği yorumlarına neden oldu.</p>

<h2><strong>Barrack Suriye Görüşmelerinde Önemli Rol Oynuyor</strong></h2>

<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi olarak görev yapan Tom Barrack, Suriye’deki gelişmelerle ilgili diplomatik temaslarda öne çıkan isimlerden biri.</p>

<p>Barrack’ın Türkiye ile ilişkilerinin yanı sıra Suriye’deki siyasi ve güvenlik gelişmeleri konusunda da Washington’ın politikalarının aktarılmasında önemli görev üstlendiği biliniyor. Bu nedenle İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği askeri operasyonlara yönelik açıklamaları, Tel Aviv tarafından yalnızca bireysel bir değerlendirme olarak değil, ABD yönetiminin bölge politikasına ilişkin bir işaret olarak da algılanıyor olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle Suriye’de farklı aktörlerin sahada bulunduğu ve Türkiye, ABD, İsrail ile diğer bölgesel güçlerin güvenlik önceliklerinin zaman zaman birbirinden ayrıştığı bir ortamda, Barrack’ın açıklamaları dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>Gazze Konusunda Türkiye Vurgusu</strong></h2>

<p>İsrail yönetiminin Barrack’a yönelik rahatsızlığının bir diğer gerekçesinin ise Gazze meselesinde Türkiye’nin rolüne ilişkin değerlendirmeleri olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Barrack’ın Türkiye’nin Gazze konusunda sürece dahil edilmesini talep ettiği belirtilirken, bu yaklaşımın İsrail hükümetinin mevcut politikalarıyla çeliştiği ifade edildi.</p>

<p>Gazze savaşı nedeniyle İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilim, bölgesel diplomasinin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Türkiye ise Gazze’de ateşkes sağlanması, insani yardımın ulaştırılması ve bölgede kalıcı bir siyasi çözüm bulunması yönündeki girişimlerini sürdürüyor.</p>

<p>Bu nedenle Barrack’ın Türkiye’nin Gazze konusunda daha aktif bir rol üstlenmesine yönelik yaklaşımının, İsrail açısından ayrıca değerlendirilmiş olabileceği ileri sürülüyor.</p>

<h2><strong>İstihbarat Paylaşımı İddiası Ne Anlama Geliyor?</strong></h2>

<p>İsrail’in Barrack’a istihbarat aktarımını durdurduğu yönündeki iddia henüz İsrail veya ABD tarafından resmi olarak doğrulanmış değil. Bu nedenle söz konusu gelişme, şu aşamada İsrail basınında yer alan bir iddia olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Ancak iddianın doğru olması halinde, kararın Washington ile Tel Aviv arasındaki güvenlik ilişkileri açısından dikkat çekici bir gelişme olabileceği belirtiliyor. İstihbarat paylaşımı, iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğinin en hassas alanlarından biri olarak görülüyor.</p>

<p>Öte yandan İsrail’in Barrack’a yönelik olası tutumunun, ABD yönetiminin genel politikasıyla mı yoksa doğrudan Barrack’ın kişisel açıklamaları ve diplomatik yaklaşımıyla mı bağlantılı olduğu da önem taşıyor.</p>

<h2><strong>ABD Ve İsrail Arasında Yeni Bir Görüş Ayrılığı Mı?</strong></h2>

<p>İsrail basınında ortaya atılan bu iddia, ABD ile İsrail arasında bölgesel politikalar konusunda son dönemde yaşandığı ileri sürülen görüş ayrılıklarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Washington ile Tel Aviv arasındaki ilişkiler stratejik bir niteliğe sahip olsa da Gazze savaşı, Suriye’deki gelişmeler ve bölgedeki diğer krizler konusunda iki ülkenin önceliklerinin her zaman aynı olmadığı görülüyor.</p>

<p>Barrack’ın Suriye ve Gazze konusundaki açıklamalarının İsrail yönetiminde rahatsızlık oluşturduğu iddiası da bu görüş ayrılıklarının diplomatik düzeyde nasıl sonuçlar doğurabileceği konusunda yeni bir tartışma başlattı.</p>

<p>İsrail’in gerçekten istihbarat paylaşımını durdurup durdurmadığı ve böyle bir kararın kapsamının ne olduğu ise önümüzdeki dönemde yapılacak resmi açıklamalarla netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/israilin-abdli-elci-barracka-istihbarat-aktarimini-durdurdugu-iddia-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/08/israilin-abdli-elci-barracka-istihbarat-aktarimini-durdurdugu-iddia-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="24310"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Reuters: Mossad Başkanı Saldırıdan Günler Önce Şam Yönetimiyle Görüştü]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/reuters-mossad-baskani-saldiridan-gunler-once-sam-yonetimiyle-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/reuters-mossad-baskani-saldiridan-gunler-once-sam-yonetimiyle-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırısına ilişkin dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Reuters’ın konu hakkında bilgi sahibi üç kaynağa dayandırdığı haberine göre, Mossad Başkanı Roman Gofman, saldırıdan yalnızca birkaç gün önce Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmenin merkezinde ise Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı ve Ankara’nın Şam yönetimine verdiği askeri destek olduğu öne sürüldü.</p>

<p>İsrail ile Ahmed Şara liderliğindeki Şam yönetimi arasındaki temas açısından da önemli olduğu belirtilen görüşmenin 14 Ağustos’ta gerçekleştiği aktarıldı. Reuters kaynakları, söz konusu görüşmenin iki taraf arasında bugüne kadar gerçekleştirilen en üst düzey temaslardan biri olduğunu bildirdi.</p>

<h2><strong>Saldırı Öncesi Kritik Telefon Görüşmesi</strong></h2>

<p>Reuters’ın haberine göre Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, İsrail tarafının Türkiye’nin Suriye’deki askeri faaliyetlerine ilişkin çeşitli sorular yönelttiği belirtildi.</p>

<p>Görüşmenin, İsrail’in Suriye’nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırısından birkaç gün önce yapılması dikkat çekti. Kaynaklar, görüşmede özellikle Türkiye’nin Suriye ordusuna yönelik askeri desteğinin ele alındığını ifade etti.</p>

<p>Konu hakkında bilgi sahibi kaynaklardan biri, görüşmenin İsrail’in Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını artırmaya yönelik faaliyetleri, silah satışları, insansız hava aracı tedariki ve diğer askeri konularla ilgili sorularına odaklandığını söyledi.</p>

<p>Bir başka üst düzey yetkili ise Gofman’ın görüşme sırasında Türkiye’nin Suriye ordusuna silah sağlayıp sağlamadığı ve bu desteğin kapsamı hakkında bilgi talep ettiğini aktardı.</p>

<p>Üçüncü kaynak da telefon görüşmesinin gerçekleştiğini doğrularken, görüşmede Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığının gündeme geldiğini belirtti.</p>

<h2><strong>İsrail’in Suriye’deki Askeri Hamlesi</strong></h2>

<p>İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısı, bölgedeki askeri dengeler açısından yeni bir tartışma başlatırken, saldırı sonrasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamaları dikkat çekti.</p>

<p>Netanyahu, saldırının ardından yaptığı açıklamada Türkiye’ye bir mesaj gönderdiklerini ancak bu mesajın anlaşılmadığını savunarak, saldırının Türkiye tarafından daha iyi anlaşılması için gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p>İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan açıklamada da Suriye yönetiminin Türk askerlerinin Halep’te bir üsse yerleşmesine izin verdiği iddia edildi. İsrail tarafı, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını kendi güvenliği açısından tehdit olarak değerlendirdiğini bildirdi.</p>

<p>Bu açıklamalar, İsrail ile Türkiye arasında Suriye sahasındaki askeri faaliyetler nedeniyle yeni bir gerilim ihtimalini gündeme getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İsrail’den Türkiye’nin Askeri Varlığına Yakın Takip</strong></h2>

<p>Reuters’ın aktardığı bilgiler, İsrail’in Suriye’deki Türkiye varlığını yakından takip ettiğine işaret ediyor. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’deki faaliyetleri, Şam yönetimine yönelik askeri destek iddiaları ve Türkiye’nin Suriye ordusuna sağlayabileceği silah ve insansız hava aracı desteğinin İsrail açısından önemli başlıklar arasında bulunduğu öne sürüldü.</p>

<p>İsrail’in endişesinin yalnızca Türkiye’nin mevcut askeri varlığıyla sınırlı olmadığı, Ankara’nın Suriye’deki etkisinin artmasına yönelik olası gelişmelerin de Tel Aviv tarafından yakından izlendiği iddia edildi.</p>

<p>14 Ağustos’taki telefon görüşmesinin hemen ardından Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nın hedef alınması ise görüşmenin zamanlamasını daha dikkat çekici hale getirdi. Ancak görüşmede konuşulan konular ile saldırının doğrudan bağlantılı olup olmadığı konusunda resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<h2><strong>Ankara’dan İsrail’in İddialarına Tepki</strong></h2>

<p>İsrail Başbakanı Netanyahu ve İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan açıklamalara Türkiye’den de yanıt geldi.</p>

<p>İletişim Başkanlığı, İsrail Başbakanlığı tarafından ortaya atılan iddiaları eleştirerek, bu açıklamaların İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan hava saldırılarını meşrulaştırmaya yönelik olduğunu savundu.</p>

<p>Türkiye tarafı, İsrail’in Suriye topraklarına yönelik askeri operasyonlarının bölgedeki istikrarsızlığı artırdığı görüşünü ortaya koyarken, Tel Aviv’in Türkiye’nin Suriye’deki varlığına ilişkin değerlendirmelerine de tepki gösterdi.</p>

<p>Böylece Ebu Zuhur saldırısı yalnızca İsrail ile Suriye arasındaki askeri gerilim bağlamında değil, Türkiye’nin Suriye’deki rolü üzerinden de uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi.</p>

<h2><strong>Dışişleri Ve Milli Savunma Bakanlığı Yanıt Vermedi</strong></h2>

<p>Reuters, haberinde Türkiye’nin ilgili kurumlarının da görüşünü almak istediğini aktardı. Türkiye Millî Savunma Bakanlığı, Reuters’ın konuya ilişkin sorularına yanıt vermeyi tercih etmedi.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı’nın ise Reuters’ın yorum talebine haberin yayımlandığı sırada yanıt vermediği belirtildi.</p>

<p>Bu nedenle Mossad Başkanı Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani arasında gerçekleştiği bildirilen görüşmenin ayrıntıları, büyük ölçüde Reuters’ın görüştüğü kaynakların aktardığı bilgiler üzerinden kamuoyuna yansımış durumda.</p>

<h2><strong>Suriye’de Yeni Askeri Denge Tartışması</strong></h2>

<p>Suriye’de Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimin şekillenmesiyle birlikte bölgedeki aktörlerin askeri ve siyasi pozisyonları da yeniden tartışılmaya başlandı.</p>

<p>Türkiye, Suriye’de güvenlik, sınır güvenliği ve yeni Şam yönetimiyle ilişkiler kapsamında önemli bir aktör olarak öne çıkarken, İsrail de Suriye’deki askeri hareketliliği kendi güvenlik perspektifinden değerlendirmeye devam ediyor.</p>

<p>Bu durum, Suriye sahasında Türkiye ve İsrail’in karşı karşıya gelme ihtimalini bölgesel güvenlik tartışmalarının önemli başlıklarından biri haline getiriyor.</p>

<p>Reuters’ın aktardığı son bilgiler, İsrail’in yalnızca Suriye’deki gelişmeleri izlemekle kalmadığını, Şam yönetimiyle doğrudan temas kurarak Türkiye’nin askeri faaliyetleri hakkında bilgi toplamaya çalıştığını ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/reuters-mossad-baskani-saldiridan-gunler-once-sam-yonetimiyle-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 20:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/08/reuters-israil-suriye-temasinda-gundem-turkiye.jpg" type="image/jpeg" length="37632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump, Hürmüz Boğazı’nı ABD Toprağı İlan Etti]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/trump-hurmuz-bogazini-abd-topragi-ilan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/trump-hurmuz-bogazini-abd-topragi-ilan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu’da tansiyonu yeniden yükseltecek bir paylaşımda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump, Hürmüz Boğazı’nı “Yeni ABD Toprağı” olarak gösteren bir haritayı sosyal medya hesabından paylaşarak daha önce yaptığı dikkat çekici açıklamayı yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Trump’ın paylaşımı, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilimin devam ettiği bir dönemde geldi. ABD Başkanı, 15 Ağustos’ta yaptığı açıklamada İran’ın tamamen mağlup edilmesinin ardından Hürmüz Boğazı’nı ABD toprağı ilan edeceğini söylemişti. Trump, birkaç gün sonra bu sözlerini hatırlatarak boğazı ABD toprağı olarak gösteren haritayı kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Paylaşımda Hürmüz Boğazı’nın bulunduğu bölge “Yeni ABD Toprağı” başlığıyla gösterildi. Trump’ın haritası, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin yalnızca askeri ve diplomatik boyutta değil, bölgenin stratejik su yolları üzerinde de devam ettiğini ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Trump’tan Hürmüz Boğazı İçin Dikkat Çeken Mesaj</strong></h2>

<p>80 yaşındaki ABD Başkanı Donald Trump, 15 Ağustos’ta yaptığı açıklamada ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’nda tam bir abluka uyguladığını savunmuş ve İran’a yönelik sert mesajlar vermişti.</p>

<p>Trump, İran’ın tamamen mağlup edilmesinin ardından Hürmüz Boğazı konusunda yeni bir adım atacağını belirtmişti. Son paylaşımında ise daha önceki açıklamasını yeniden gündeme getirerek boğazı ABD toprağı olarak gösteren bir harita yayımladı.</p>

<p>Trump’ın kullandığı “Yeni ABD Toprağı” ifadesi, bölgedeki mevcut siyasi ve hukuki dengeler açısından dikkat çekici bir mesaj olarak değerlendirildi. Hürmüz Boğazı, İran ile Umman arasında yer alan ve uluslararası enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak biliniyor.</p>

<h2><strong>ABD Ve İran Arasında Hürmüz Krizi Büyüyor</strong></h2>

<p>Hürmüz Boğazı konusunda yaşanan gerilimin arka planında ABD ile İran arasında son aylarda devam eden çatışma ve diplomatik kriz bulunuyor.</p>

<p>15 Haziran’da ABD ile İran arasında geçici bir ateşkes sağlanmıştı. Ateşkesin ardından tarafların diplomatik kanalları açık tutma yönündeki girişimleri bir süre devam etti. Ancak İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrol talep etmesi, görüşmelerde yeni bir anlaşmazlık başlığı oluşturdu.</p>

<p>Taraflar arasında sürdürülen müzakerelerin bu nedenle önemli ölçüde zorlaştığı belirtilirken, bölgede yaşanan karşılıklı saldırılar da krizin yeniden tırmanmasına neden oldu.</p>

<p>ABD’nin, Hürmüz Boğazı çevresinde İran tarafından vurulduğunu savunduğu noktalara karşılık olarak İran limanlarındaki bazı hedefleri vurması, çatışmaların yeniden alevlenmesine yol açtı. Daha sonra çatışmaların şiddeti azalsa da iki ülke arasında boğazın geleceği konusunda kalıcı bir uzlaşma sağlanamadı.</p>

<h2><strong>İran: Anlaşma Yerine Getirilmeden Boğaz Açılmayacak</strong></h2>

<p>İranlı yetkililer ise Hürmüz Boğazı konusunda Washington’a karşı sert tutumlarını sürdürüyor.</p>

<p>Tahran yönetimi, 17 Haziran’da ABD ile İran arasında imzalandığı belirtilen mutabakatın gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini savunuyor. İranlı yetkililer, bu şartlar karşılanmadığı sürece Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmayacağını çeşitli açıklamalarla dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu durum, dünya enerji piyasalarının yakından takip ettiği Hürmüz Boğazı’nı ABD-İran geriliminin en önemli başlıklarından biri haline getiriyor.</p>

<p>Boğazın kapanması veya gemi geçişlerinin ciddi biçimde sınırlandırılması halinde yalnızca bölge ülkelerinin değil, Avrupa ve Asya başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinin enerji tedarikinde önemli sorunlarla karşılaşabileceği değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı Neden Bu Kadar Önemli?</strong></h2>

<p>Basra Körfezi’nin çıkışında bulunan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en stratejik güzergâhlarından biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Dar bir deniz yolu olan boğaz, Körfez ülkelerinde üretilen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına taşınmasını sağlıyor.</p>

<p>Bölgede faaliyet gösteren petrol üreticilerinin günlük yaklaşık 17 ila 20 milyon varil ham petrol ve kondensatı Hürmüz Boğazı üzerinden küresel pazarlara ulaştırdığı belirtiliyor. Bu nedenle boğazda yaşanabilecek uzun süreli bir kesinti, petrol arzında ciddi bir daralma ihtimalini gündeme getirebilir.</p>

<p>Hürmüz Boğazı aynı zamanda LNG taşımacılığı açısından da büyük önem taşıyor. Boğazdan geçen sıvılaştırılmış doğal gazın önemli bölümünün Asya ülkelerine, özellikle Çin başta olmak üzere bölgedeki büyük enerji tüketicilerine gönderildiği ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>Boğazın Tek Bir Kontrol Otoritesi Bulunmuyor</strong></h2>

<p>Hürmüz Boğazı üzerindeki durum, tek bir ülkenin kontrolünde bulunan bir geçiş noktası olmaması nedeniyle de oldukça karmaşık.</p>

<p>Tankerler ve diğer ticari gemiler, geçiş sırasında İran ve Umman’ın karasularını kullanıyor. Dolayısıyla boğazdaki deniz trafiğinin güvenliği ve geçiş rejimi, bölgesel dengelerin yanı sıra uluslararası hukuk açısından da büyük önem taşıyor.</p>

<p>İran’ın ticari gemilere serbest geçiş hakkı tanıyan Birleşmiş Milletler kapsamındaki ilgili anlaşmayı imzalamış olmasına rağmen henüz onaylamamış olması da hukuki tartışmaların önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ABD toprağı olarak gösteren harita paylaşması ise bu nedenle yalnızca siyasi bir mesaj değil, aynı zamanda uluslararası hukuk ve bölgesel egemenlik tartışmalarını da beraberinde getirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Enerji Fiyatları İçin Yeni Risk</strong></h2>

<p>Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni bir kriz, küresel enerji fiyatları açısından da ciddi sonuçlar doğurabilir.</p>

<p>Boğaz üzerinden taşınan petrol ve doğal gaz miktarının yüksek olması nedeniyle herhangi bir güvenlik sorunu, tanker trafiğinin yavaşlaması veya geçişlerin tamamen durması halinde piyasalarda arz endişesinin güçlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Özellikle petrol fiyatlarında yaşanabilecek yükseliş, enerji ithalatına bağımlı ülkelerin ekonomileri üzerinde doğrudan baskı oluşturabilir. Doğal gaz piyasalarında yaşanabilecek tedarik sorunları ise elektrik üretiminden sanayiye kadar birçok alanda maliyetlerin artmasına neden olabilir.</p>

<h2><strong>Türkiye De Gelişmeleri Yakından İzliyor</strong></h2>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler Türkiye açısından da büyük önem taşıyor.</p>

<p>Enerji ihtiyacında yüksek oranda dışa bağımlı olan Türkiye, küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişlerden doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında bulunuyor. Petrol fiyatlarında yaşanabilecek sert artış, akaryakıt maliyetlerinden ulaştırmaya, üretim giderlerinden tüketici fiyatlarına kadar geniş bir alanda ekonomik baskı oluşturabilir.</p>

<p>Doğal gaz piyasasında meydana gelebilecek arz sıkıntılarının da Avrupa başta olmak üzere küresel piyasalarda fiyatları yukarı yönlü etkilemesi bekleniyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak her gelişme, yalnızca ABD ve İran arasındaki ilişkiler açısından değil, Türkiye'nin enerji maliyetleri ve ekonomik dengeleri bakımından da yakından takip ediliyor.</p>

<h2><strong>Trump’ın Haritası Yeni Bir Tartışma Başlattı</strong></h2>

<p>Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı “Yeni ABD Toprağı” şeklinde gösteren haritayı paylaşması, bölgedeki krizin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.</p>

<p>ABD Başkanı’nın açıklamasının fiili bir egemenlik değişikliğinden ziyade siyasi ve stratejik bir mesaj niteliğinde olduğu değerlendirilirken, paylaşım Washington’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki gelişmelere ne kadar önem verdiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>İran’ın boğaz üzerindeki talepleri, ABD’nin askeri varlığı ve bölgedeki enerji trafiği dikkate alındığında, Hürmüz Boğazı’nın önümüzdeki dönemde ABD-İran geriliminin merkezindeki konumunu koruması bekleniyor.</p>

<p>Boğazda yaşanabilecek yeni bir askeri gerilim ya da ticari gemilerin geçişinin uzun süreli olarak engellenmesi ise yalnızca Orta Doğu'da değil, dünya enerji piyasalarında da yeni bir krizi tetikleyebilir. Trump’ın son paylaşımı, bu nedenle küresel enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliğin henüz sona ermediğini bir kez daha gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/trump-hurmuz-bogazini-abd-topragi-ilan-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/08/trump-hurmuz-bogazini-abd-topragi-ilan-etti.jpg" type="image/jpeg" length="25705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İranlı Pilotlar Katar Tarafından Esir Alındı]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/iranli-pilotlar-katar-tarafindan-esir-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/iranli-pilotlar-katar-tarafindan-esir-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran ile ABD-İsrail güçleri arasında yaşandığı belirtilen savaş sürecine ilişkin dikkat çeken bir açıklama Tahran’dan geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Genelkurmay Başkanlığı, savaş sırasında düşen iki Su-24 tipi savaş uçağında bulunan dört pilottan üçünün Katar güçleri tarafından esir alındığını duyurdu. Yaklaşık altı aydır pilotlarla iletişim kurulamadığını belirten İran yönetimi, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nden acil insani yardım talebinde bulundu.</p>

<h3><strong>İran'dan Katar'a Ağır Suçlama</strong></h3>

<p>İran Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı Kayıp Arama Komitesi Komutanı Tuğgeneral Muhammed Bakırzade tarafından yapılan açıklamada, 2 Mart tarihinde gerçekleşen olayın ayrıntıları paylaşıldı. Bakırzade, ABD ve İsrail saldırılarıyla başlayan savaş devam ederken İran’a ait iki Su-24 savaş uçağının, bir askeri üsse yönelik muharebe operasyonundan dönüş sırasında düşman hava savunma sistemleri tarafından vurulduğunu ifade etti.</p>

<p>İran ordusuna göre uçaklardaki pilotlar fırlatma koltuklarını kullanarak uçaklardan ayrıldı. Olay sırasında pilotlardan biri hayatını kaybederken, diğer üç pilotun Katar güvenlik güçleri tarafından sağ olarak yakalandığı öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Üç Pilotun Altı Aydır Katar'da Tutulduğu İddiası</strong></h3>

<p>İranlı yetkililer, Cevad Salihi, Abdulmecid Deştiyan ve İmran Behruşiyan isimli üç pilotun yaklaşık altı aydır Katar’da esir tutulduğunu iddia etti. Bakırzade, bu sürenin uluslararası hukukun açık ihlali anlamına geldiğini savunarak Katar yönetimine sert eleştiriler yöneltti.</p>

<p>İran tarafı, söz konusu pilotların savaş esiri statüsünde değerlendirilmesi gerektiğini ve bu nedenle uluslararası sözleşmeler kapsamında belirli haklara sahip olduklarını belirtti. Açıklamada, özellikle dört Cenevre Sözleşmesi kapsamında savaş esirlerinin aileleriyle iletişim kurma, sağlık durumlarının bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmesi ve insani muamele görme haklarının bulunduğu vurgulandı.</p>

<h3><strong>Diplomatik Girişimler Sonuç Vermedi</strong></h3>

<p>Tahran yönetimi, pilotların serbest bırakılması ve durumlarının öğrenilmesi amacıyla Katar nezdinde yürütülen diplomatik girişimlerin şimdiye kadar sonuçsuz kaldığını açıkladı. İranlı yetkililere göre, esir pilotların aileleriyle görüşmesine izin verilmediği gibi, olayı takip eden resmi makamların da pilotlarla herhangi bir iletişim kurmasına olanak tanınmadı.</p>

<p>Bakırzade, “Altı ay geçmesine rağmen Katar hükümeti, savaş esirlerinin haklarına saygı gösterilmesini öngören uluslararası yükümlülükleri yerine getirmemiştir” ifadelerini kullanarak, durumun yalnızca diplomatik değil aynı zamanda insani bir kriz haline geldiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne Acil Çağrı</strong></h3>

<p>İran, yaşanan gelişmeler üzerine Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Mirjana Spoljaric Egger’e resmi bir mektup gönderdi. Mektupta, Katar’da tutulduğu iddia edilen İranlı pilotlarla en kısa sürede görüşme yapılması, sağlık durumlarının tespit edilmesi ve İran makamlarının bilgilendirilmesi talep edildi.</p>

<p>Ayrıca Kızılhaç’ın insani misyonu çerçevesinde devreye girerek pilotların serbest bırakılmasını sağlayacak koşulların oluşturulmasına katkı sunması istendi. İran Genelkurmay Başkanlığı Kayıp Arama Komitesi, pilotların durumundan derin endişe duyduklarını belirterek uluslararası toplumun konuya duyarsız kalmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Bölgesel Gerilim Yeni Bir Boyut Kazandı</strong></h3>

<p>İran’ın Katar’a yönelik bu suçlamaları, Orta Doğu’daki gerilimi yeni bir diplomatik boyuta taşıdı. Katar’dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, Tahran yönetiminin uluslararası kuruluşlar üzerinden baskıyı artırmaya hazırlandığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlar, iddiaların doğrulanması halinde olayın savaş hukuku, esir hakları ve bölgesel güvenlik dengeleri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle İran ile Katar arasında son yıllarda görece dengeli seyreden ilişkilerin bu gelişme nedeniyle ciddi bir sınavdan geçebileceği belirtiliyor.</p>

<p>İran yönetimi ise pilotların akıbetinin netleşmesi ve aileleriyle temas kurabilmeleri için girişimlerini sürdüreceğini açıklarken, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin atacağı adımların sürecin seyrini belirleyebileceği ifade ediliyor. Şimdilik gözler, Katar makamlarından gelecek olası açıklamaya ve uluslararası kuruluşların konuya ilişkin atacağı adımlara çevrilmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/iranli-pilotlar-katar-tarafindan-esir-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/08/iranli-pilotlar-katar-tarafindan-esir-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="58283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran: Şartlar Yerine Getirilene Kadar Hürmüz Açılmayacak]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/iran-sartlar-yerine-getirilene-kadar-hurmuz-acilmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/iran-sartlar-yerine-getirilene-kadar-hurmuz-acilmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda dikkat çeken bir açıklama yaparak, ABD'nin mevcut tutumunu değiştirmemesi ve Tahran'ın öne sürdüğü koşulları kabul etmemesi halinde boğazın yeniden açılmayacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Tahran'dan gelen peş peşe açıklamalar, dünya enerji piyasalarının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizliği artırırken, bölgedeki diplomatik ve güvenlik dengelerinin de yeniden şekillenebileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı.</p>

<p>İranlı üst düzey yetkililerin açıklamaları, yalnızca Washington ile Tahran arasındaki gerilimin sürdüğünü değil, aynı zamanda İran'ın müzakere sürecinde daha sert bir tutum benimsediğini de ortaya koydu. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'na ilişkin bu açıklamaların küresel petrol sevkiyatı ve enerji güvenliği açısından yakından takip edildiğini belirtiyor.</p>

<h3><strong>İran Yönetiminden Net Mesaj</strong></h3>

<p>İran devlet televizyonu IRIB News'in aktardığı bilgilere göre, İran liderinin danışmanı Muhammed Mokhber, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda İran'ın pozisyonunu açık bir şekilde ortaya koydu.</p>

<p>Mokhber, saldırgana yönelik yaptırımların sürdüğünü belirterek, İran'ın şartları yerine getirilene kadar Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmayacağını ifade etti. Bu açıklama, İran'ın mevcut yaptırım ve güvenlik politikalarını doğrudan Hürmüz Boğazı'nın geleceğiyle ilişkilendirdiğini gösterdi.</p>

<p>İranlı yetkili, Tahran'ın taleplerinin karşılanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, düşman olarak nitelendirdiği tarafın taahhütlerini her ihlal edip yeniden savaşa yönelmesi durumunda daha sert koşullarla karşı karşıya kalacağını söyledi. Bu ifadeler, İran'ın yalnızca mevcut koşulların kabulünü değil, aynı zamanda gelecekteki olası ihlaller için de daha ağır yaptırım ve güvenlik tedbirleri öngördüğünü ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Rezaei: Boğaz Açılmayacak</strong></h3>

<p>İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Mohsen Rezaei de Tesnim Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada benzer bir mesaj verdi. Rezaei, ABD'nin tutumunu değiştirmemesi ve İran'ın koşullarını kabul etmemesi halinde Hürmüz Boğazı'nın açılmayacağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rezaei'nin açıklaması, İran'ın farklı güvenlik ve siyasi kurumlarının aynı çizgide hareket ettiğini gösterirken, Tahran'ın bu konuda ortak ve koordineli bir politika izlediği değerlendirmelerine neden oldu.</p>

<h3><strong>Umman İle Temaslar Sürüyor</strong></h3>

<p>İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen diplomatik temaslara da değindi. Mohsen Rezaei, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'ndan geçiş konusunda görüşmelerin sürdüğünü belirterek, iki ülke arasında geçişe ilişkin bir anlaşma sağlanması halinde bunun boğazın kapatılması meselesinden ayrı değerlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu açıklama, İran'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapalı kalması ile belirli koşullar altında sınırlı geçiş düzenlemeleri yapılmasını birbirinden farklı konular olarak ele aldığını gösterdi. Diplomatik çevreler, Umman'ın bölgesel arabuluculuk rolü nedeniyle bu temasların önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<h3><strong>Küresel Enerji Piyasaları Yakından İzliyor</strong></h3>

<p>Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği stratejik bir su yolu olarak kabul ediliyor. Bu nedenle İran'dan gelen açıklamalar yalnızca bölgesel güvenlik açısından değil, küresel enerji piyasaları bakımından da büyük önem taşıyor.</p>

<p>Enerji uzmanları, boğazın uzun süre kapalı kalmasının veya geçişlerin ciddi şekilde kısıtlanmasının petrol fiyatlarında dalgalanmalara ve uluslararası enerji arzında belirsizliklere yol açabileceğini belirtiyor. Bu nedenle başta enerji ithalatçısı ülkeler olmak üzere birçok devletin İran ile ABD arasındaki gelişmeleri yakından takip ettiği ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>Diplomatik Süreçte Yeni Dönem</strong></h3>

<p>İranlı yetkililerin açıklamaları, Tahran'ın Hürmüz Boğazı konusunu yalnızca askeri veya güvenlik meselesi olarak değil, aynı zamanda diplomatik müzakerelerde önemli bir baskı unsuru olarak değerlendirdiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>ABD'nin İran'a yönelik politikalarında herhangi bir değişiklik olup olmayacağı ve Tahran'ın öne sürdüğü koşulların nasıl karşılanacağı, önümüzdeki dönemde Hürmüz Boğazı'nın geleceğini belirleyecek temel unsurlar arasında görülüyor.</p>

<p>Şimdilik İran yönetiminin verdiği mesaj net: Tahran'ın şartları yerine getirilmediği sürece Hürmüz Boğazı yeniden açılmayacak. Bu durum, hem bölgesel güvenlik dengeleri hem de küresel enerji piyasaları açısından kritik bir belirsizlik döneminin devam ettiğine işaret ediyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/iran-sartlar-yerine-getirilene-kadar-hurmuz-acilmayacak</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 19:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/08/iran-sartlar-yerine-getirilene-kadar-hurmuz-acilmayacak.webp" type="image/jpeg" length="69555"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump'tan Türkiye Ve F-35 Mesajı: "Kimse Bana Ne Satıp Ne Satmayacağımızı Söyleyemez"]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/trumptan-turkiye-ve-f-35-mesaji-kimse-bana-ne-satip-ne-satmayacagimizi-soyleyemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/trumptan-turkiye-ve-f-35-mesaji-kimse-bana-ne-satip-ne-satmayacagimizi-soyleyemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye ile ABD arasındaki savunma ilişkilerine yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'ye F-35 savaş uçağı satışına karşı çıktığı yönündeki değerlendirmelerin ardından konuşan Trump, Türkiye'nin ABD için önemli bir müttefik olduğunu vurgulayarak, "Kimse bana ne satıp ne satmayacağımızı söyleyemez." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Trump'tan Türkiye'ye Destek Mesajı</strong></h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Michigan eyaletine yaptığı seyahat sırasında başkanlık uçağında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemde ise Türkiye ile ABD arasındaki F-35 konusu ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bu konudaki açıklamaları vardı.</p>

<p>Gazeteciler, Netanyahu'nun Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının satışına karşı çıktığını hatırlatarak Trump'a bu konuda nasıl bir adım atacağını sordu. Trump ise verdiği yanıtla hem Türkiye'ye hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik olumlu mesajlar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Türkiye Çok İyi Bir Müttefik"</strong></h2>

<p>Trump, Türkiye'nin ABD açısından stratejik öneme sahip bir ülke olduğunu belirterek, "Türkiye benim için harika bir müttefik oldu." dedi. Açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da değinen Trump, Erdoğan'ın özellikle bölgesel gelişmeler konusunda başarılı bir yönetim sergilediğini ifade etti.</p>

<p>ABD Başkanı, Suriye'deki gelişmelere de atıfta bulunarak Erdoğan'ın bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Trump, "Bence Erdoğan çok iyi bir iş çıkardı. Suriye konusunda iyi bir iş çıkardı. O benim dostum." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>F-35 Sorusuna Net Yanıt</strong></h2>

<p>Trump, Türkiye'ye F-35 savaş uçağı satılıp satılmayacağı yönündeki soruya ise oldukça net bir cevap verdi. Kararın yalnızca ABD yönetimine ait olduğunu belirten Trump, dış baskılara boyun eğmeyeceğinin altını çizdi.</p>

<p>"Kimse bana ne satıp ne satmayacağımızı söyleyemez." diyen Trump, bu sözleriyle ABD'nin savunma ihracatı konusunda nihai kararın kendi yönetiminde olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Netanyahu'nun Açıklamaları Gündem Olmuştu</strong></h2>

<p>Trump'ın açıklamalarının arka planında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının satışına yönelik itirazları bulunuyor. Netanyahu'nun bu konudaki değerlendirmeleri uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Trump'ın verdiği cevap Washington'ın kararlarını başka ülkelerin yönlendiremeyeceği mesajı olarak yorumlandı.</p>

<h2><strong>Türkiye-ABD İlişkileri Yeniden Gündemde</strong></h2>

<p>Trump'ın Türkiye'yi "çok iyi bir müttefik" olarak nitelendirmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında kullandığı olumlu ifadeler, iki ülke arasındaki savunma iş birliği ve F-35 programına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Özellikle F-35 savaş uçakları konusunda ilerleyen dönemde atılabilecek olası adımlar merak edilirken, Trump'ın açıklamaları Ankara-Washington hattındaki ilişkiler açısından dikkatle takip ediliyor. ABD yönetiminin bu konuda nasıl bir politika izleyeceği ve F-35 meselesine ilişkin yeni gelişmelerin yaşanıp yaşanmayacağı ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/trumptan-turkiye-ve-f-35-mesaji-kimse-bana-ne-satip-ne-satmayacagimizi-soyleyemez</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/07/trumptan-turkiye-ve-f-35-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="31018"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: Hürmüz Boğazı'nı Muhtemelen Biz Yöneteceğiz]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/trump-hurmuz-bogazini-muhtemelen-biz-yonetecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/trump-hurmuz-bogazini-muhtemelen-biz-yonetecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da tansiyonu yeniden yükseltecek açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İran ile yaşanan gerilim ve Hürmüz Boğazı'nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, boğazın kontrolünü ABD'nin üstleneceğini öne sürerek, "Muhtemelen biz yöneteceğiz. Boğazın gardiyanları olacağız." ifadelerini kullandı. Trump'ın sözlerine İran Silahlı Kuvvetleri'nden kısa sürede sert yanıt gelirken, bölgedeki gerginlik yeniden uluslararası gündemin ilk sıralarına yerleşti.</p>

<h2><strong>Trump'tan Hürmüz Boğazı Açıklaması</strong></h2>

<p>Fox News kanalında katıldığı canlı yayında konuşan Donald Trump, sunucunun İran'ın Hürmüz Boğazı konusundaki tutumuna ilişkin sorusunu yanıtlarken dikkat çeken ifadeler kullandı.</p>

<p>Trump, "(Hürmüz) Boğazı biz devralıyoruz. Onların hiçbir şeyi yok." diyerek ABD'nin bölgedeki etkinliğini artıracağını savundu. Açıklamalarında İran'a yönelik sert söylemlerini sürdüren Trump, Washington yönetiminin gerekirse askeri ve stratejik adımlar atmaya devam edeceğini dile getirdi.</p>

<h2><strong>"Boğazın Gardiyanları Olacağız"</strong></h2>

<p>Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin ABD tarafından sağlanacağını öne sürerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Boğazı elimizde tutacağız. Muhtemelen biz yöneteceğiz. Boğazın gardiyanları olacağız."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı, dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin uzun yıllardır ABD tarafından sağlandığını iddia ederek, bunun karşılığında ekonomik bir bedel alınması gerektiğini savundu.</p>

<h2><strong>"Yıllardır Koruduk Ama Karşılığında Para Almadık"</strong></h2>

<p>Trump, ABD'nin uzun yıllardır Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağladığını belirterek geçmiş yönetimleri de eleştirdi.</p>

<p>"Boğazı 50 yıldan uzun süredir koruyoruz ancak bunun karşılığında hiçbir ödeme almadık. Tüm parayı onlar kazandı. Artık bunu ücretsiz yapmamız beklenemez." diyen Trump, ABD'nin bundan sonraki süreçte güvenlik hizmetlerinin karşılığını almak istediğini ifade etti.</p>

<p>Trump ayrıca, bugüne kadar yapılan görevin Amerikan çıkarlarına yeterince katkı sağlamadığını savunarak, "Bu süreçte Hürmüz Boğazı'nı boşuna koruduk." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>İran İle Görüşmeler Hakkında Dikkat Çeken İddia</strong></h2>

<p>Konuşmasında diplomatik temaslara da değinen Trump, İran tarafıyla yürütülen görüşmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Trump, taraflar arasında bir anlaşmaya çok yaklaşıldığını belirterek, bir gün önce yaklaşık 11 saat süren görüşmeler gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>"Anlaşma tamamdı ancak daha sonra bozdular. Hep bozuyorlar. Bu insanlarla 10 anlaşma yaptık." diyen Trump, İran yönetiminin anlaşmalara bağlı kalmadığını ileri sürdü.</p>

<h2><strong>Eski ABD Yönetimlerini Eleştirdi</strong></h2>

<p>Trump, İran'ın kendisinden herhangi bir taviz alamadığını öne sürerken, önceki ABD başkanlarını da hedef aldı.</p>

<p>Eski Başkan Barack Obama başta olmak üzere geçmiş yönetimlerin İran'a karşı yeterince sert davranmadığını savunan Trump, yaklaşık 47 yıldır Tahran yönetiminin politikalarına göz yumulduğunu iddia etti.</p>

<p>ABD Başkanı, kendi yönetiminin ise İran konusunda daha kararlı bir politika izlediğini ve bu yaklaşımın süreceğini dile getirdi.</p>

<h2><strong>İran'dan Hızlı Yanıt Geldi</strong></h2>

<p>Trump'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarının ardından İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaş operasyonlarını yöneten Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı'ndan dikkat çeken bir açıklama yapıldı.</p>

<p>İranlı yetkililer, ABD'nin Hürmüz Boğazı'na yönelik herhangi bir müdahalesine izin vermeyeceklerini belirterek, ülkenin egemenlik haklarının korunacağı mesajını verdi.</p>

<p>Yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda dış müdahalelerin kabul edilmeyeceği vurgulanırken, İran'ın bölgedeki haklarını korumakta kararlı olduğu ifade edildi.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı Neden Bu Kadar Önemli?</strong></h2>

<p>Basra Körfezi'ni Umman Denizi ve Hint Okyanusu'na bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Dünya petrol ihracatının önemli bir bölümü bu dar su yolundan taşınırken, bölgede yaşanabilecek herhangi bir askeri veya siyasi kriz küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan her yeni açıklama, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, petrol fiyatlarından uluslararası ticarete kadar birçok alanda yakından takip ediliyor.</p>

<p>Trump'ın boğazın kontrolüne ilişkin sözleri ile İran'ın buna karşı sert tutumu, önümüzdeki günlerde Orta Doğu'daki diplomatik ve askeri gelişmelerin daha da yakından izleneceğine işaret ediyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/trump-hurmuz-bogazini-muhtemelen-biz-yonetecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 21:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/07/trump-hurmuz-bogazini-muhtemelen-biz-yonetecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="21340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'da Patlama Sesleri: Abd'den Açıklama Geldi]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/iranda-patlama-sesleri-abdden-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/iranda-patlama-sesleri-abdden-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında kısa süre önce imzalanan mutabakat zaptına rağmen bölgedeki gerilim yeniden yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran'ın güneyinde bulunan Hürmüzgan eyaletine bağlı Keşm Adası çevresinde duyulan patlama sesleri uluslararası kamuoyunda endişeye neden olurken, ABD basınından dikkat çeken iddialar geldi. Özellikle dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler, bölgedeki güvenlik risklerini yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı.</p>

<p>İranlı kaynaklar, Keşm Adası yakınlarında art arda patlama sesleri duyulduğunu bildirirken, olayın nedenine ilişkin resmi makamlardan ilk etapta ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Patlamaların ardından bölgede askeri hareketliliğin arttığı yönündeki bilgiler uluslararası basında geniş yer buldu.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı Yakınlarında Askeri Hareketlilik İddiası</strong></h2>

<p>ABD merkezli haber sitesi Axios'un ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD ordusu Hürmüz Boğazı çevresinde İran'a ait bazı askeri hedeflere yönelik operasyonlar gerçekleştirdi. Haberde, İran'ın füze sistemleri ile hava savunma unsurlarının çeşitli saldırılarla hedef alındığı öne sürüldü.</p>

<p>Aynı haberde, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) ait olduğu belirtilen küçük sürat teknelerinin de boğaz çevresindeki farklı noktalarda ABD güçlerinin hedefi olduğu iddia edildi. Operasyonların kapsamına ilişkin resmi makamlar tarafından ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<h2><strong>Mutabakata Rağmen Gerilim Sürüyor</strong></h2>

<p>Son dönemde iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptı, bölgede tansiyonun düşürülmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmişti. Ancak son gelişmeler, taraflar arasındaki güvenlik krizinin tamamen sona ermediğini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Patlama seslerinin ardından ortaya atılan askeri operasyon iddiaları, anlaşmaya rağmen bölgede çatışma riskinin devam ettiğini gözler önüne serdi. Uzmanlar, karşılıklı askeri hamlelerin kontrolsüz şekilde büyümesi halinde Körfez'deki güvenlik dengelerinin yeniden sarsılabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>Axios'tan Dikkat Çeken İddialar</strong></h2>

<p>Axios'un haberinde yer alan bilgilere göre ABD ordusunun operasyonları yalnızca denizdeki hedeflerle sınırlı kalmadı. İran'a ait füze altyapısı ve hava savunma sistemlerinin de hedef alındığı öne sürüldü. Haberde saldırıların zamanlaması ve kullanılan askeri unsurlara ilişkin ayrıntılar paylaşılmazken, ABD'li yetkililerin operasyonları doğruladığı ifade edildi.</p>

<p>Öte yandan İran makamlarından söz konusu iddialara ilişkin resmi ve kapsamlı bir açıklama yapılmadı. Bölgedeki gelişmeler yakından takip edilirken, uluslararası kamuoyu taraflardan gelecek yeni açıklamalara odaklandı.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı Yeniden Dünyanın Gündeminde</strong></h2>

<p>Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı, geçmişte de ABD ile İran arasında yaşanan birçok gerilimin merkezinde yer almıştı. Bu nedenle bölgede meydana gelen her askeri hareketlilik, yalnızca iki ülkeyi değil küresel enerji piyasalarını ve uluslararası deniz ticaretini de yakından ilgilendiriyor.</p>

<p>Keşm Adası yakınlarında duyulan patlama sesleri ve ardından gündeme gelen ABD operasyonu iddiaları, Hürmüz Boğazı'nın yeniden küresel güvenlik gündeminin en önemli başlıklarından biri haline gelmesine neden oldu. Bölgedeki gelişmelerin önümüzdeki saatlerde yapılacak resmi açıklamalarla daha da netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/iranda-patlama-sesleri-abdden-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 21:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/07/iranda-patlama-sesleri.jpg" type="image/jpeg" length="58878"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump İle İran Arasında Yeni Kriz: Hürmüz Boğazı’ndaki Saldırılar Ateşkesi Tehlikeye Attı]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/trump-ile-iran-arasinda-yeni-kriz-hurmuz-bogazindaki-saldirilar-ateskesi-tehlikeye-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/trump-ile-iran-arasinda-yeni-kriz-hurmuz-bogazindaki-saldirilar-ateskesi-tehlikeye-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında kısa süre önce sağlanan ateşkes ve diplomatik temaslar, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gelişmeler nedeniyle yeniden ciddi bir sınavla karşı karşıya kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticari gemilere yönelik saldırılar ve karşılıklı sert açıklamalar, bölgede tansiyonu yükseltirken, Washington ile Tahran arasındaki kırılgan barış sürecinin geleceği konusunda soru işaretlerini artırdı.</p>

<p>Dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, son günlerde yeni bir güvenlik krizinin merkezine dönüştü. İddialara göre İran güçleri, boğazdan geçiş yapan bazı ticari gemilere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi. Saldırıların ardından bölgede seyreden ticari gemiler için alarm seviyesi yükseltilirken, uluslararası denizcilik şirketleri rotalarını gözden geçirmeye başladı.</p>

<p>Yaşanan gelişmeler, kısa süre önce ABD Başkanı Donald Trump ile İran arasında sağlanan ateşkes ortamını ciddi şekilde sarsarken, taraflar arasında yeniden askeri gerilim ihtimali gündeme geldi.</p>

<h2><strong>İlk İşaretler Pazar Günü Ortaya Çıktı</strong></h2>

<p>Krizin ilk sinyallerinin pazar günü verildiği belirtildi. Hürmüz Boğazı’nın güney koridorunu kullanmaya hazırlanan ticari gemilere telsiz üzerinden çeşitli uyarılar gönderildiği öne sürüldü.</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre gemilere gönderilen mesajlarda rotanın güvenli olmadığı belirtilirken, bölgedeki füze ve insansız hava aracı tehditlerine dikkat çekildi. Denizcilik kaynakları, bu uyarıların ardından birçok geminin güvenlik prosedürlerini artırdığını ifade etti.</p>

<p>Ancak kısa süre sonra gerilim sözlü uyarıların ötesine geçti. Bölgedeki bazı ticari gemilerin saldırıya uğradığı ve bunlardan birinin Katar bağlantılı bir tanker olduğu iddia edildi. Tankerde meydana gelen yangın nedeniyle mürettebatın tahliye edildiği bildirildi.</p>

<h2><strong>ABD Donanmasının Gizli Güvenlik Operasyonu Ortaya Çıktı</strong></h2>

<p>Krizin derinleşmesiyle birlikte ABD ordusunun uzun süredir bölgede kapsamlı bir güvenlik operasyonu yürüttüğü de gündeme geldi.</p>

<p>İddialara göre ABD Donanması, Umman kıyıları boyunca uzanan güney deniz koridorunda ticari gemilere gizli eskort hizmeti sağladı. Operasyon kapsamında savaş gemilerinin, ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla belirli noktalarda koruma görevi üstlendiği belirtildi.</p>

<p>Yetkililer, bu yöntem sayesinde 125’ten fazla ticari geminin Hürmüz Boğazı’nı güvenli şekilde geçtiğini ifade etti. Operasyonların büyük bölümünün gece saatlerinde gerçekleştirildiği, gemilerin konum bilgilerinin gizlilik amacıyla sınırlandırıldığı ve askeri unsurların sürekli iletişim halinde kaldığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>İran İle ABD Arasında Rota Tartışması</strong></h2>

<p>Bölgedeki gerilimin merkezinde yalnızca saldırılar değil, ticari gemilerin kullanacağı deniz koridorları da yer alıyor.</p>

<p>Tahran yönetimi, ticari gemilerin İran kıyılarına daha yakın olan kuzey rotasını tercih etmesini isterken, ABD ise güney koridorunun daha güvenli olduğunu savunuyor. İran tarafı güney güzergâhında çeşitli güvenlik riskleri bulunduğunu öne sürerken, Washington yönetimi ise son dönemde bu koridorda seyreden gemilere yönelik çok sayıda insansız hava aracı saldırısı gerçekleştirildiğini iddia ediyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu rota anlaşmazlığı, enerji sevkiyatının güvenliği açısından stratejik önem taşıyor ve taraflar arasındaki güç mücadelesinin yeni bir boyutunu oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Avrupa Tankerlerine De Uyarı Yapıldı</strong></h2>

<p>Gerilimin büyüdüğünü gösteren bir diğer gelişme ise Avrupa şirketlerine ait tankerlerle ilgili yaşandı. Salı günü Hürmüz Boğazı’nın orta kesiminden geçmeye hazırlanan bazı tankerlerin, olası saldırı riski nedeniyle uyarıldığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denizcilik kaynakları, yapılan uyarıların ardından bazı gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kaldığını belirtti. Bu durum, bölgedeki ticari faaliyetlerin güvenliği konusunda uluslararası şirketlerin endişelerini artırdı.</p>

<h2><strong>Oval Ofis’te Kritik Toplantılar</strong></h2>

<p>Washington’da ise gelişmeler yakından takip ediliyor. Beyaz Saray kaynaklarına göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanan olayların ardından Oval Ofis’te üst düzey güvenlik toplantıları gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantılarda bölgedeki askeri hareketlilik, enerji arz güvenliği ve İran’a karşı izlenebilecek olası adımların ele alındığı ifade ediliyor. ABD yönetiminin hem diplomatik hem de askeri seçenekleri değerlendirdiği belirtilirken, taraflar arasında yeni bir çatışmanın önlenmesi için çeşitli temasların sürdüğü kaydediliyor.</p>

<h2><strong>Küresel Enerji Piyasaları Endişeli</strong></h2>

<p>Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak uzun süreli bir krizin yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği boğazda güvenliğin bozulması halinde enerji fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşanabileceği belirtiliyor.</p>

<p>ABD ile İran arasında son dönemde oluşan kırılgan ateşkesin geleceği belirsizliğini korurken, gözler şimdi hem Washington’dan hem de Tahran’dan gelecek yeni açıklamalara çevrilmiş durumda. Bölgedeki gelişmelerin önümüzdeki günlerde uluslararası siyasetin en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/trump-ile-iran-arasinda-yeni-kriz-hurmuz-bogazindaki-saldirilar-ateskesi-tehlikeye-atti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 20:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/07/trump-ile-iran-arasinda-yeni-kriz.jpg" type="image/jpeg" length="47586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Venezuela’daki Depremde Mucize Kurtuluş]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/venezueladaki-depremde-mucize-kurtulus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/venezueladaki-depremde-mucize-kurtulus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela’da meydana gelen yıkıcı deprem felaketinin ardından umut veren bir gelişme yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlerdir süren arama kurtarma çalışmalarında mucize olarak değerlendirilen olayda, 44 yaşındaki güvenlik görevlisi Hernán Alberto Gil Flores, tam 8 gün sonra enkaz altından sağ çıkarıldı. Dünyanın dikkat kesildiği kurtarma operasyonu sırasında Flores’in enkazın altından el salladığı anlar ise büyük yankı uyandırdı.</p>

<p>Deprem sonrası ağır yıkımın yaşandığı La Guaira kentinde bulunan Galerias Playa Grande alışveriş merkezinin otopark bölümü çökmüş, tonlarca beton ve metal yığınının altında kalan onlarca kişiye ulaşmak için ekipler zamana karşı yarış başlatmıştı. Yetkililer, Flores’in yaklaşık 9 metre derinlikte oluşan dar bir boşlukta hayatta kalmayı başardığını açıkladı.</p>

<p><strong>Eşi Umudunu Kaybetmişti</strong></p>

<p>Günlerdir eşinden haber alamayan Usbimar Gonzales, kurtarma operasyonundan kısa süre önce yaptığı açıklamada büyük bir acı yaşadıklarını söyledi. Eşinin artık hayatta olmadığını düşünmeye başladığını belirten Gonzales, kurtarma ekiplerinden gelen haberle yeniden umutlandığını ifade etti.</p>

<p>Gözyaşları içinde konuşan Gonzales, “Hayatta olduğunu öğrendiğimde yeniden güneş ışığı gördüm. Kahraman gibi direniyordu. Çocuklarımız evde onu bekliyor” sözleriyle duygularını anlattı.</p>

<p><strong>Enkaz Altından El Salladı</strong></p>

<p>Arama çalışmalarının en kritik anlarından biri ise kurtarma ekiplerinin çöken bodrum katına uzattığı arama kamerasıyla yaşandı. Kamera görüntülerinde Hernán Alberto Gil Flores’in daracık boşluktan parmaklarını oynatarak ekiplerle iletişim kurmaya çalıştığı görüldü.</p>

<p>Özellikle Şili İtfaiyesi tarafından paylaşılan görüntüler sosyal medyada milyonlarca kez izlendi. Videoda Flores’in beton blokların arasındaki küçük boşluktan elini hareket ettirdiği anlar, felaketin ortasında umudun sembolü haline geldi.</p>

<p><strong>Şırıngayla Su Ve İlaç Verildi</strong></p>

<p>Kurtarma ekipleri, Flores’e ulaşabilmek için son derece hassas bir çalışma yürüttü. Yetkililer, ilk temasın ardından dar açıklıktan şırınga yardımıyla su, sıvı gıda ve ilaç ulaştırıldığını açıkladı. Ayrıca damar yoluyla serum desteği sağlandığı da belirtildi.</p>

<p>Yeni yayımlanan görüntülerde ise Flores’in başı ve omuzlarının enkazdan çıkarıldığı, bitkin düştüğü ancak bilincinin açık olduğu görüldü. Sağ gözünde ciddi kanlanma oluştuğu belirtilirken, sağlık ekiplerinin kurtarma sonrası hemen müdahale ettiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Son Derece Karmaşık” Operasyon</strong></p>

<p>Kurtarma operasyonuna katılan ekipler, çalışmanın büyük risk taşıdığını belirtti. Binanın hâlâ çökme tehlikesi altında olduğu, ekiplerin sürekli düşen beton parçalarıyla mücadele ettiği açıklandı.</p>

<p>Kosta Rika Kızılhaçı tarafından yapılan açıklamada, Flores’in yaşadığına dair ilk ihbarın pazar günü alındığı bildirildi. Daha sonra radar sonar sistemleri ve ses algılama cihazları kullanılarak enkaz altında bir kişinin bulunduğu kesinleştirildi.</p>

<p>Uzman ekipler, güvenli bir geçiş koridoru oluşturmak ve Flores’e yaşam desteği sağlamak için üç gün boyunca aralıksız çalıştı.</p>

<p><strong>Uzmanlardan “Altın Pencere” Uyarısı</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler Afet Değerlendirme ve Koordinasyon ekibinden Sebastián Mocorquer, depremden sekizinci günde gerçekleştirilen bu kurtuluşun “mucize” olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Mocorquer, afet uzmanlarının “altın pencere” olarak tanımladığı kritik sürenin genellikle ilk 72 saat olduğuna dikkat çekerek, bu süreden sonra su kaynağı bulunmayan kişilerin hayatta kalma ihtimalinin hızla düştüğünü ifade etti.</p>

<p>Uzmanlara göre Hernán Alberto Gil Flores’in hayatta kalabilmesinde, bulunduğu noktada küçük de olsa hava boşluğu oluşması ve kurtarma ekiplerinin zamanında sıvı desteği sağlayabilmesi belirleyici rol oynadı.</p>

<p><strong>Deprem Bölgesinde Umut Arayışı Sürüyor</strong></p>

<p>Venezuela’daki deprem felaketinin ardından bölgede arama kurtarma çalışmaları hâlâ devam ediyor. Çok sayıda ülkenin destek verdiği operasyonlarda yerel ekiplerin yanı sıra uluslararası kurtarma birlikleri de görev yapıyor.</p>

<p>Yetkililer, enkaz altında hâlâ ulaşılmayı bekleyen insanlar olabileceğini belirterek çalışmaların kesintisiz sürdürüldüğünü açıkladı. Hernán Alberto Gil Flores’in kurtarılması ise hem ailelere hem de sahada çalışan ekiplere moral veren en güçlü gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/venezueladaki-depremde-mucize-kurtulus</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 20:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/07/111111.jpg" type="image/jpeg" length="99520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: İran İle Toplantı Yarın Doha'da]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/trump-iran-ile-toplanti-yarin-dohada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/trump-iran-ile-toplanti-yarin-dohada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile kritik bir görüşmenin yarın Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirileceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump’ın açıklaması, son haftalarda Orta Doğu’da yükselen tansiyonun ardından diplomatik temasların yeniden hız kazandığı bir dönemde geldi.</p>

<p>Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “İran bir toplantı talep etti. Bu yarın Doha’da gerçekleşecek” ifadelerini kullandı. Açıklama, Washington ile Tahran arasında son dönemde yürütülen diplomatik girişimlerin yeni bir aşamaya geçtiği şeklinde yorumlandı.</p>

<h2><strong>ABD Ve İran Arasında Doha Teması</strong></h2>

<p>ABD merkezli haber sitesi Axios da daha önce konuya ilişkin dikkat çeken bir haber yayımlamıştı. Haberde, ismi açıklanmayan üst düzey bir ABD’li yetkiliye dayandırılan bilgilere yer verilmişti. Buna göre, ABD ve İran’ın karşılıklı saldırıları durdurma konusunda anlaşmaya vardığı ve özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimi azaltmak amacıyla 30 Haziran’da Katar’da görüşme planladığı belirtilmişti.</p>

<p>Tarafların Doha’daki görüşmelerde bölgesel güvenlik, deniz ticareti ve enerji arzına ilişkin başlıkları masaya yatırması bekleniyor. Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji piyasaları açısından stratejik öneme sahip olması nedeniyle toplantının uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edildiği ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>İsviçre’de Mutabakat Zaptı Görüşmeleri Yapılmıştı</strong></h2>

<p>ABD ile İran arasında diplomatik temaslar yalnızca Doha ile sınırlı değil. Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda İsviçre’de gerçekleştirilen müzakerelerin ilk turu 21 Haziran’da tamamlanmıştı. Görüşmelerde taraflar, 14 maddelik mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin teknik detayları ele almıştı.</p>

<p>Diplomatik kaynaklara göre, müzakerelerde özellikle bölgesel güvenlik, ekonomik yaptırımlar, enerji sevkiyatı ve askeri gerilimin azaltılması konularında önemli ilerlemeler kaydedildi. Tarafların teknik heyetler düzeyinde yürüttüğü temasların ardından siyasi düzeyde daha kapsamlı görüşmelerin yapılması kararlaştırıldı.</p>

<h2><strong>Katar Ve Pakistan’dan Ortak Açıklama</strong></h2>

<p>Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan’ın Dışişleri Bakanlıkları tarafından yayımlanan ortak açıklamada, tarafların mutabakat zaptı doğrultusunda “arabuluculuk çabalarının siyasi yönlerini denetlemek üzere üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaşmaya vardıkları” bildirildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, tarafların nihai bir anlaşmaya ulaşılması için 60 günlük bir yol haritası üzerinde uzlaştıkları kaydedildi. Diplomatik çevreler, bu sürecin başarılı olması halinde ABD-İran ilişkilerinde uzun süredir devam eden gerilimin azaltılması açısından önemli bir dönüm noktası olabileceğini değerlendiriyor.</p>

<h2><strong>Gözler Doha’daki Kritik Zirvede</strong></h2>

<p>Uzmanlar, Doha’da yapılacak görüşmenin yalnızca ABD ve İran ilişkileri açısından değil, aynı zamanda Orta Doğu’daki genel güvenlik dengesi bakımından da kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. Özellikle enerji piyasaları ve küresel ticaret yolları üzerindeki etkiler nedeniyle görüşmeden çıkacak mesajların dünya piyasalarında yakından izleneceği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump yönetiminin İran ile yeniden diplomatik temas kurması, Washington’un bölgede kontrollü gerilim stratejisine yöneldiği şeklinde yorumlanırken, Tahran cephesinin ise yaptırımların hafifletilmesi ve ekonomik normalleşme beklentisiyle sürece olumlu yaklaştığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Yarın Doha’da gerçekleşmesi beklenen toplantının ardından taraflardan yapılacak açıklamaların, bölgedeki diplomatik sürecin geleceği açısından belirleyici olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/trump-iran-ile-toplanti-yarin-dohada</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/06/trump-iran-ile-toplanti-yarin-dohada.jpg" type="image/jpeg" length="87150"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’daki Sıcak Hava El Nino Kaynaklı Değil]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/avrupadaki-sicak-hava-el-nino-kaynakli-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/avrupadaki-sicak-hava-el-nino-kaynakli-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupalı bilim insanlarının detaylı analizleri, kıtada yaşanan aşırı sıcak hava dalgasının El Nino fenomeni ile bağlantılı olmadığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="auto">Son günlerde rekor seviyelerde seyreden sıcaklıklar, iklim değişikliğinin doğrudan sonucu olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, bu tür sıcaklıkların 50 yıl önce neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor.</p>

<p dir="auto">Avrupa’nın birçok ülkesinde etkili olan sıcak hava dalgası, özellikle büyük şehirlerde hissedilir düzeyde. Fransa’nın başkenti Paris’te termometreler zorlu değerlere ulaşırken, benzer görüntüler kıtanın pek çok noktasında tekrarlanıyor.</p>

<h2 dir="auto"><strong>World Weather Attribution Araştırması Derin Analiz Sunuyor</strong></h2>

<p dir="auto">World Weather Attribution (WWA) bünyesinde çalışan uluslararası bilim insanları, Avrupa Birliği ülkeleri, Britanya, İsviçre ve Norveç’te nüfusu 50 binin üzerinde olan 854 şehri kapsayan geniş kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Bu analizde, ısı stresinin önemli bir göstergesi olan ıslak termometre sıcaklık değerleri incelendi.</p>

<p dir="auto">Bulgular oldukça çarpıcı: Araştırılan şehirlerin yüzde 45’inde ıslak termometre sıcaklığı açısından tüm zamanların rekor seviyelerine ulaşıldığı ya da bu seviyelere çok yaklaşıldığı tespit edildi. Guardian gazetesinin de yer verdiği harita ve veriler, Avrupa genelinde bir haftadır süren aşırı sıcaklıkların 50 yıl öncesinde neredeyse imkansız olduğunu gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Bilim insanları, bu sıcak hava dalgasının temel nedeninin insan kaynaklı iklim değişikliği olduğunu net bir şekilde vurguluyor. WWA’nın analizine göre, hızla şiddetlenen iklim krizi, 2003 yılındaki sıcaklık koşullarına kıyasla Avrupa’da aşırı sıcak hava dalgası görülme ihtimalini tam 100 kat artırdı. Gündüz saatlerinde en yüksek sıcaklıkların kaydedilme olasılığı ise aynı döneme göre yaklaşık 10 kat daha fazla.</p>

<h2 dir="auto"><strong>El Nino Etkisi Dışlandı</strong></h2>

<p dir="auto">Araştırmacılar, Avrupa’daki bu aşırı sıcaklarda El Nino’nun herhangi bir etkisinin olmadığını da açıkça belirtti. 854 şehrin yüzde 45’inde yüksek sıcaklık ve nem kombinasyonu, insan sağlığı açısından tehlikeli koşullara yol açıyor. Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı olan bireyler için risk düzeyi önemli ölçüde yükselmiş durumda.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Birleşmiş Milletler’den Acil Çağrı</strong></h2>

<p dir="auto">Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Dünyanın kömür, petrol ve gaz bağımlılığının yarattığı iklim değişikliğinin hızla yayıldığını vurgulayan Stiell, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p dir="auto">“Fakat bunun çözümü de son derece net. Artık fosil yakıtlardan çok daha ucuz olan temiz enerjiye daha hızlı geçişin yanı sıra ormanların korunması ve iklim direncinin artırılması gerekiyor. Hiçbir ülke ‘her şey eskisi gibi’ devam etmeyi göze alamaz. Birlikte bu süreci hızlandırmalıyız.”</p>

<h2 dir="auto"><strong>Bilim İnsanları Uyarılarda Bulunuyor</strong></h2>

<p dir="auto">Londra Imperial College’tan aşırı hava olayları araştırmacısı Theodore Keeping ise bilimsel bulguların kesinliğine dikkat çekti. Keeping, şunları söyledi:</p>

<p dir="auto">“Avrupa’da birkaç yılda bir sıcaklık rekorlarının kırıldığını görüyoruz. Bu yılsa bu durum arka arkaya gelen aylarda yaşandı. Britanya’da okulların kapandığı ‘kar günlerine’ alışkınız, ancak bu nesil artık ‘sıcak günlerle’ büyüyor.”</p>

<p dir="auto">Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin artık her yıl daha belirgin hale geldiğini ve gelecek yıllarda benzer ya da daha şiddetli olayların yaşanabileceğini öngörüyor. Özellikle yaz aylarının uzaması, sıcak dalgalarının sıklaşması ve rekor sıcaklıkların normalleşmesi, toplumlar üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.</p>

<h2 dir="auto"><strong>İklim Değişikliği Gerçeği ve Gelecek Senaryoları</strong></h2>

<p dir="auto">WWA araştırması, iklim değişikliğinin sadece sıcaklıkları artırmakla kalmadığını, aynı zamanda nem oranını da yükselterek insan vücudunun soğuma mekanizmalarını zorladığını gösteriyor. Islak termometre sıcaklığının kritik eşiklere ulaşması, vücut ısısının atılmasını zorlaştırarak sağlık sorunlarını tetikleyebiliyor.</p>

<p dir="auto">Bilim insanları, fosil yakıt kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması ve doğal ekosistemlerin korunmasının aciliyetine işaret ediyor. Avrupa’daki mevcut sıcak hava dalgası, küresel iklim krizinin bölgesel yansımalarından yalnızca biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p dir="auto">Bu gelişmeler ışığında, hükümetlerin ve uluslararası kurumların somut adımlar atması gerektiği vurgulanıyor. Temiz enerji yatırımları, orman koruma projeleri ve kentlerde ısı adası etkisini azaltacak yeşil dönüşüm çalışmaları, önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacak.</p>

<p dir="auto">Avrupa’daki bu sıcak yaz, sadece meteorolojik bir olay olmanın ötesinde, insanlığın karşı karşıya olduğu iklim acil durumunun somut bir göstergesi haline geliyor. Bilim insanları, “artık hiçbir ülke eskisi gibi devam edemez” uyarısını bir kez daha yineliyor.</p>

<section></section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/avrupadaki-sicak-hava-el-nino-kaynakli-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 20:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/06/avrupadaki-sicak-hava-el-nino-kaynakli-degil.jpg" type="image/jpeg" length="60865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Venezuela’da 7,2 Ve 7,5 Büyüklüğünde Ardışık İki Deprem: 164 Kişi Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/venezuelada-72-ve-75-buyuklugunde-ardisik-iki-deprem-164-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/venezuelada-72-ve-75-buyuklugunde-ardisik-iki-deprem-164-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Amerika ülkesi Venezuela, 39 saniye arayla meydana gelen iki büyük depremle sarsıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) tarafından yapılan açıklamaya göre, ülkede önce 7,5 ardından 7,2 büyüklüğünde iki şiddetli deprem kaydedildi. İlk etapta 7,1 büyüklüğünde olduğu duyurulan depreme ilişkin veriler daha sonra güncellendi.</p>

<p>Depremler, Yaracuy eyaletine bağlı Yumare kentinin 23 kilometre güneydoğusu ile San Felipe kentinin 24 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldi. Yetkililer, ilk depremin derinliğinin 10 kilometre, ikinci depremin ise 21,9 kilometre olarak ölçüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Sarsıntılar başkent Caracas başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde büyük paniğe yol açtı. Çok sayıda bina çökerken, altyapıda ciddi hasar oluştu.</p>

<h2><strong>Can Kaybı Ve Yaralı Sayısı Artıyor</strong></h2>

<p>Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, başkent Caracas’ta düzenlediği basın toplantısında felaketin bilançosunu açıkladı. Rodriguez, şu ana kadar 164 kişinin yaşamını yitirdiğini, 971 kişinin ise yaralandığını duyurdu.</p>

<p>Rodriguez, arama kurtarma çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü belirterek ölü sayısının artmasından endişe edildiğini söyledi. Özellikle enkaz altında çok sayıda kişinin bulunduğu tahmin edilirken, ekiplerin zamana karşı yarıştığı ifade edildi.</p>

<p>Depremler nedeniyle hastanelerde yoğunluk yaşanırken, bazı sağlık merkezlerinin de hasar aldığı bildirildi. Yaralıların bir kısmının çevre eyaletlerdeki sağlık kuruluşlarına sevk edildiği kaydedildi.</p>

<h2><strong>Çok Sayıda Artçı Sarsıntı Kaydedildi</strong></h2>

<p>Yetkililer, iki büyük depremin ardından yaklaşık 30 artçı sarsıntının meydana geldiğini açıkladı. Uzmanlar, bölgede yeni ve güçlü artçıların yaşanabileceği konusunda halka uyarılarda bulundu.</p>

<p>Rodriguez, basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Peş peşe iki deprem meydana geldi ve şu ana kadar çok sayıda artçı sarsıntı kaydedildi. Bu durum ciddi sonuçlar doğurdu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Deprem uzmanları, bölgede yaşayan vatandaşların hasarlı binalardan uzak durmaları gerektiğini belirterek, artçı sarsıntıların yeni yıkımlara neden olabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Birçok Eyalette Ağır Yıkım Oluştu</strong></h2>

<p>Depremlerden en fazla etkilenen bölgelerin Caracas, Miranda, La Guaira, Aragua, Carabobo ve Falcon eyaletleri olduğu bildirildi. Başkent Caracas’ın çeşitli ilçelerinde çok sayıda bina çökerken, yolların ve iletişim altyapısının da zarar gördüğü belirtildi.</p>

<p>Elektrik kesintileri ve internet erişiminde yaşanan sorunlar nedeniyle bazı bölgelerle iletişimin koptuğu ifade edildi. Güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri, enkaz altında kalan vatandaşlara ulaşabilmek için yoğun çalışma yürütüyor.</p>

<p>Yetkililer, bazı bölgelerde toprak kaymaları meydana geldiğini ve ulaşımın aksadığını açıkladı. Özellikle kırsal alanlarda hasar tespit çalışmalarının henüz tamamlanamadığı kaydedildi.</p>

<h2><strong>Olağanüstü Hal İlan Edildi</strong></h2>

<p>Venezuela hükümeti, yaşanan büyük felaketin ardından ülke genelinde olağanüstü hal ilan etti. Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, kriz yönetimi kapsamında Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki tüm acil durum mekanizmalarının devreye alındığını açıkladı.</p>

<p>Rodriguez ayrıca, başkent Caracas’taki Simon Bolivar Uluslararası Havalimanı’nın ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını duyurdu. Havalimanının kapatılması nedeniyle çok sayıda uçuş iptal edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hükümet, deprem bölgelerine askeri birlikler, sağlık ekipleri ve insani yardım malzemeleri sevk edildiğini bildirdi. Geçici barınma alanlarının oluşturulduğu ve binlerce kişinin güvenli bölgelere tahliye edildiği açıklandı.</p>

<h2><strong>Uluslararası Destek Mesajları Geldi</strong></h2>

<p>Depremin ardından birçok ülkeden Venezuela’ya destek ve dayanışma mesajları gönderildi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Venezuela halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.</p>

<p>Uluslararası yardım kuruluşlarının bölgeye destek vermek için hazırlık yaptığı belirtilirken, uzman ekiplerin arama kurtarma çalışmalarına katkı sunabileceği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Son 24 Saatte Dünyada Dikkat Çeken Depremler</strong></h2>

<p>Uzmanlar, son 24 saat içinde dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen büyük depremlere dikkat çekti. Venezuela’daki iki büyük sarsıntının da küresel ölçekte son dönemin en yıkıcı depremleri arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<p>Sismologlar, özellikle Güney Amerika’daki fay hatlarında hareketliliğin arttığını belirterek, bölgedeki ülkelerin olası yeni depremlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Arama Kurtarma Çalışmaları Sürüyor</strong></h2>

<p>Venezuela’da ekiplerin enkaz altındaki kişilere ulaşma çalışmaları aralıksız devam ediyor. Yetkililer, afet bölgelerinde acil ihtiyaçların karşılanabilmesi için ulusal seferberlik başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>Ülkede yas ilan edilmesi beklenirken, halkın güvenli alanlarda kalması ve resmi açıklamaları takip etmesi çağrısında bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/venezuelada-72-ve-75-buyuklugunde-ardisik-iki-deprem-164-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 21:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/06/venezuelada-72-ve-75-buyuklugunde-ardisik-iki-deprem.jpg" type="image/jpeg" length="83089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya: Ukrayna İle Müzakereleri Kaldığımız Yerden Sürdürmeye Hazırız]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/rusya-ukrayna-ile-muzakereleri-kaldigimiz-yerden-surdurmeye-haziriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/rusya-ukrayna-ile-muzakereleri-kaldigimiz-yerden-surdurmeye-haziriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’da yabancı misyon temsilcileriyle gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısında yaptığı açıklamalarda, Ukrayna krizine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lavrov, Rusya’nın Ukrayna ile müzakereleri yeniden başlatmaya hazır olduğunu belirterek, “Meselenin siyasi diplomatik araçlarla çözülmesini tercih ediyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkent Moskova’da düzenlenen toplantıda konuşan Lavrov, NATO ve Avrupa Birliği’nin son dönemde askeri harcamalarını artırdığına dikkat çekti. Avrupa ülkelerinin güvenlik politikalarında giderek daha sert bir çizgiye yöneldiğini savunan Rus Bakan, Batılı ülkelerin “frene basma” niyetinde olmadığını ileri sürdü. Lavrov, Avrupa’daki siyasi çevrelerin Rusya ile olası bir çatışma ihtimalini açık şekilde dillendirdiğini belirterek, “2030 yılına kadar Avrupa’da büyük bir savaş yaşanabileceğine dair değerlendirmeler yapılıyor.” dedi.</p>

<p>Lavrov, Ukrayna’nın Rus topraklarına yönelik saldırılar düzenleyerek toplumda korku ve panik ortamı oluşturmaya çalıştığını öne sürdü. Avrupa ülkelerinin Kiev yönetimine verdiği askeri ve mali desteğin bu saldırıları teşvik ettiğini iddia eden Rus Bakan, İngiltere ve Avrupa Birliği ülkelerini sert sözlerle eleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Batılı ülkelerin Rusya karşıtı bir politika izlediğini savunan Lavrov, Avrupa’nın mevcut yaklaşımını İkinci Dünya Savaşı öncesindeki gelişmelere benzetti. Rusya’nın son yıllarda güçlenmesinden Batı’nın rahatsız olduğunu ileri süren Lavrov, “Rusya her zaman Batı’nın küresel hakimiyetine engel olarak görüldü.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmasında Avrupa’nın uluslararası barış ve güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu da savunan Lavrov, Brüksel, Paris, Berlin ve Londra yönetimlerinin Ukrayna üzerinden Rusya’ya karşı ortak bir cephe oluşturmaya çalıştığını söyledi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Batı tarafından Rusya’ya karşı ön safa çıkarıldığını öne süren Lavrov, Avrupa’nın politikalarının kıta genelinde yeni güvenlik riskleri yarattığını ifade etti.</p>

<p>Belarus konusuna da değinen Lavrov, Ukrayna yönetiminin Belarus’u çatışmanın içine çekmeye çalıştığını iddia etti. Kiev’in bölgedeki çatışma alanını genişletme amacı taşıdığını savunan Rus Bakan, Belarus’un güvenliğinin Rusya açısından stratejik önemde olduğunu vurguladı. Lavrov, “Müttefikimizin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri almaya hazırız.” diye konuştu.</p>

<p>Rusya’nın Ukrayna’nın NATO üyeliğine karşı tutumunu sürdürdüğünü belirten Lavrov, Ukrayna’nın tarafsız ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statüde kalmasının Moskova açısından temel şartlardan biri olduğunu dile getirdi. Rusya’nın “özel askeri operasyon” olarak tanımladığı süreçte belirlenen hedeflere ulaşılacağını savunan Lavrov, Avrupa’daki siyasi elitlerin ve Kiev yönetiminin girişimlerine rağmen Moskova’nın geri adım atmayacağını söyledi.</p>

<p>Lavrov’un açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise Ukrayna ile yeniden müzakere masasına dönülebileceği yönündeki mesajlar oldu. Rusya’nın diplomatik çözüm yollarına açık olduğunu ifade eden Lavrov, “Kiev ile her zaman olduğu gibi konuşmaya hazırız. Müzakereleri kaldığımız yerden her an yeniden başlatabiliriz.” dedi.</p>

<p>Bununla birlikte Lavrov, Ukrayna yönetimini çatışmaların sürmesini istemekle suçladı. Zelenskiy yönetiminin hem Rusya’ya hem de Avrupa’ya “gerçekçi olmayan şartlar” sunduğunu ileri süren Rus Bakan, Kiev’in mevcut tutumunun barış sürecini zorlaştırdığını savundu.</p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanı ayrıca, Ukrayna’daki askeri sanayi altyapısına yönelik saldırıların sürdürüleceğini belirtti. Daha önce yabancı misyon çalışanları ve uluslararası kuruluş temsilcilerine Kiev’i terk etmeleri yönünde tavsiyede bulunduklarını hatırlatan Lavrov, bunun uzun vadeli askeri stratejinin bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p>Lavrov, ABD’nin de Ukrayna krizindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Washington yönetiminin Rusya’ya yönelik yaptırım baskısını artırdığını söyleyen Lavrov, bu nedenle ABD’nin artık tarafsız bir arabulucu konumundan uzaklaştığını savundu.</p>

<p>Moskova’dan gelen bu açıklamalar, Ukrayna savaşında diplomatik çözüm ihtimallerinin yeniden gündeme geldiği bir dönemde dikkat çekti. Ancak taraflar arasındaki sert söylemler ve sahadaki çatışmaların sürmesi, kısa vadede kapsamlı bir uzlaşının sağlanmasının zor olabileceğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/rusya-ukrayna-ile-muzakereleri-kaldigimiz-yerden-surdurmeye-haziriz</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 20:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/06/rusya-ukrayna-ile-muzakereleri-kaldigimiz-yerden-surdurmeye-haziriz.jpg" type="image/jpeg" length="58386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı Sıcaklar Avrupa'da Ulaşımı ve Günlük Yaşamı Vurdu]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/asiri-sicaklar-avrupada-ulasimi-ve-gunluk-yasami-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/asiri-sicaklar-avrupada-ulasimi-ve-gunluk-yasami-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa, Sahra Çölü üzerinden gelen sıcak hava dalgasının etkisiyle son yılların en ağır yaz başlangıçlarından birini yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Afrika antisiklonu” olarak adlandırılan güçlü yüksek basınç sistemi, kıtanın batı ve iç bölgelerinde geniş bir “ısı kubbesi” oluşturarak sıcaklıkların rekor seviyelere ulaşmasına neden oldu. Uzmanlar, sıcaklık artışının sadece günlük yaşamı değil, ulaşım altyapısını, sağlık sistemlerini ve enerji şebekelerini de ciddi biçimde zorladığını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuzey yarım kürede yaz gündönümünün yaşandığı 21 Haziran’dan itibaren etkisini daha da artıran aşırı sıcaklar nedeniyle Avrupa genelinde alarm seviyeleri yükseltildi. Reuters İklim İzleme Örgütü verilerine göre kıtada pazartesi günü ölçülen ortalama 24 derecelik en yüksek sıcaklık, 1961-1990 dönemi ortalamalarının 4,1 derece üzerine çıktı. Aynı dönemde Asya’da sıcaklıkların mevsim normallerinin 2 derece, Kuzey Amerika’da ise 1,3 derece üzerinde seyrettiği bildirildi.</p>

<p><strong>Fransa Alarm Durumuna Geçti</strong></p>

<p>Sıcak hava dalgasından en ağır etkilenen ülkelerden biri Fransa oldu. Bordeaux bölgesinde aşırı sıcaklara bağlı sağlık sorunları nedeniyle yaşları 80 ile 95 arasında değişen üç kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı. Bölge yetkilisi Sophie Brocas, ölümlerin doğrudan sıcak hava dalgasıyla bağlantılı olduğunu doğruladı.</p>

<p>Ülke genelinde yaklaşık 2 bin 700 okulda eğitime ara verilirken bazı bölgelerde ders saatleri yeniden düzenlendi. Fransız meteoroloji kurumu Meteo France, Bordeaux kentinde sıcaklığın 42 dereceyi aşmasının beklendiğini duyurarak 49 idari bölgede kırmızı alarm ilan etti.</p>

<p>Sağlık Bakanı Stephanie Rist, ülkenin önümüzdeki günlerde daha da ağırlaşabilecek uzun süreli bir sıcak hava dönemiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Hükümetin düzenlediği kriz toplantısının ardından Başbakan Sebastien Lecornu, kırmızı alarm verilen 35 bölgede düzenlenen geleneksel Müzik Festivali etkinliklerinde ve diğer açık hava organizasyonlarında alkol tüketimini sınırlandıran tedbirlerin uygulanacağını açıkladı.</p>

<p>Paris Belediyesi de vatandaşların serin alanlara erişimini kolaylaştırmak amacıyla kentteki parkların 24 saat açık tutulmasına karar verdi.</p>

<p><strong>Demiryollarında Büyük Aksamalar Yaşanıyor</strong></p>

<p>Fransa’daki aşırı sıcaklar ulaşım altyapısını da olumsuz etkiledi. Fransız devlet demiryolu şirketi SNCF’nin Genel Müdürü Jean Castex, yüksek sıcaklıkların raylarda genleşmeye ve havai elektrik hatlarında hasara neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Castex, demiryolu ağının sürekli izlenmesi için 3 bin 500 personelin görev yaptığını, acil onarımlar için ise 2 bin kişilik ek ekip oluşturulduğunu açıkladı. SNCF, ana güzergahlarda çalışan 71 şehirler arası tren seferinin pazartesi gününe kadar iptal edildiğini duyurdu.</p>

<p>Meteoroloji yetkilileri, sıcak hava dalgasının önümüzdeki hafta boyunca etkisini sürdüreceğini ve bazı bölgelerde sıcaklıkların daha da yükselebileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>İngiltere Tarihi Rekora Hazırlanıyor</strong></p>

<p>Aşırı sıcak hava dalgası Manş Denizi’ni aşarak İngiltere’ye de ulaştı. İngiliz Meteoroloji Ofisi Met Office, hafta ortasında sıcaklıkların 39 dereceye kadar çıkabileceğini ve ülkenin haziran ayı sıcaklık rekorunun kırılabileceğini açıkladı.</p>

<p>Mevcut haziran ayı rekoru, 1957 yılında ölçülen ve 1976’da tekrar edilen 35,6 derece seviyesinde bulunuyor. İngiltere’de şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sıcaklık ise Temmuz 2022’de ölçülen 40,3 derece olmuştu.</p>

<p>Yetkililer, bu yılın mayıs ayının da tarihin en sıcak mayıs ayı olarak kayıtlara geçtiğini vurguluyor. İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin yanı sıra sağlıklı bireylerin de risk altında olduğunu belirterek halka dikkatli olunması çağrısında bulundu.</p>

<p>Met Office ayrıca yüksek nem oranının hissedilen sıcaklığı daha da artıracağına dikkat çekti. Uzmanlar, gece sıcaklıklarının 20 derecenin altına düşmediği “tropikal gece” koşullarının özellikle büyük şehirlerde ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini ifade ediyor.</p>

<p>İngiltere ve Galler’de hastaneler, okullar ve demiryolu işletmeleri alarma geçirilirken, halka mümkün olmadıkça seyahat etmemeleri ve günün en sıcak saatlerinde evde kalmaları tavsiye edildi. Bazı okullarda ise derslerin erken bitirilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>İspanya’da Çalışma Saatlerine Sıkı Denetim</strong></p>

<p>Aşırı sıcakların etkisini yoğun biçimde hisseden bir diğer ülke olan İspanya’da hükümet, açık havada çalışan işçilerin korunmasına yönelik denetimleri artırdı. Özellikle inşaat, tarım ve lojistik sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin çalışma saatlerini yeniden düzenlemeleri isteniyor.</p>

<p>Yetkililer, öğle saatlerinde dışarıda çalışmanın ciddi sağlık riskleri doğurduğunu belirterek işverenleri sıcaklık kurallarına uymaları konusunda uyardı. İş güvenliği ekipleri özellikle sıcaklığın 40 dereceyi geçtiği bölgelerde sıkı kontroller gerçekleştiriyor.</p>

<p>Madrid, Sevilla ve Cordoba gibi şehirlerde vatandaşlar gölgelik alanlara yönelirken, klima kullanımındaki artış nedeniyle enerji tüketiminde de rekor seviyeler görülüyor.</p>

<p><strong>Uzmanlardan İklim Krizi Uyarısı</strong></p>

<p>İklim uzmanları, Avrupa’da giderek daha sık görülen aşırı sıcak hava dalgalarının küresel iklim değişikliğinin en belirgin sonuçlarından biri olduğuna dikkat çekiyor. Bilim insanlarına göre sıcak hava olayları artık daha erken başlıyor, daha uzun sürüyor ve daha geniş alanları etkiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişilerin sıcak çarpmasına karşı dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Avrupa genelinde sağlık kurumları vatandaşlara bol su tüketmeleri, doğrudan güneş altında uzun süre kalmamaları ve zorunlu olmadıkça öğle saatlerinde dışarı çıkmamaları yönünde uyarılar yapıyor.</p>

<p>Meteoroloji merkezleri ise önümüzdeki günlerde Avrupa’nın birçok bölgesinde sıcaklıkların mevsim normallerinin oldukça üzerinde seyretmeye devam edeceğini ve yeni rekorların kırılabileceğini öngörüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/asiri-sicaklar-avrupada-ulasimi-ve-gunluk-yasami-vurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 21:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/06/asiri-sicaklar-avrupada-ulasimi-ve-gunluk-yasami-vurdu.webp" type="image/jpeg" length="46457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Abd-İran Heyetleri İsviçre'de Kritik Zirvede Bir Araya Geldi]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/abd-iran-heyetleri-isvicrede-kritik-zirvede-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/abd-iran-heyetleri-isvicrede-kritik-zirvede-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında uzun süredir uluslararası kamuoyunun gündeminde yer alan diplomatik temaslarda yeni bir aşamaya geçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasaların ve uluslararası diplomasi çevrelerinin yakından takip ettiği ABD-İran müzakereleri kapsamında taraflar, İsviçre’de ilk teknik görüşmeler için masaya oturdu.</p>

<p>İsviçre’nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasında gerçekleştirilen görüşmelerin, daha önce iki ülke arasında varılan mutabakat zaptının uygulanmasına yönelik ilk resmi teknik temas olduğu belirtildi. Görüşmelerin Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda yürütüldüğü ifade edilirken, toplantının bölgesel gerilimlerin azaltılması açısından kritik öneme sahip olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>ABD heyetine Başkan Yardımcısı J.D. Vance liderlik ederken, heyette ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Jared Kushner da yer aldı. İran tarafının en üst düzey temsilcisi ise İran Meclis Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf oldu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin yanı sıra Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani de görüşmelere katılan isimler arasında bulundu.</p>

<p>Diplomatik kaynaklar, toplantının ana gündem maddesinin savaşın tamamen durdurulması, taraflar arasındaki güven artırıcı adımların atılması ve bölgede tansiyonun düşürülmesine yönelik mekanizmaların oluşturulması olduğunu aktardı. Tarafların özellikle enerji güvenliği, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve karşılıklı yaptırımların geleceği konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunduğu öğrenildi.</p>

<p>Müzakerelerin başlamasının hemen ardından İran cephesinden dikkat çeken bir paylaşım geldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, ABD’nin Mina’daki bir ilkokula düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybeden çocuklara ilişkin temsili görüntüler paylaştı. Görüntülerde çocukların eğitim gördükleri sırada saldırıya uğradığı, saldırının ardından Kalibaf’ın hayatını kaybeden çocuklardan birine ait sırt çantasını alarak uçağa bindiği sahneler yer aldı.</p>

<p>Paylaşımın, müzakereler sürerken İran’ın kamuoyuna ve uluslararası topluma verdiği siyasi mesaj olarak yorumlandığı belirtildi. İranlı yetkililer, sivillerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgularken, görüşmelerde insani meselelerin de gündeme taşındığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsviçre hükümeti de yaptığı açıklamada, İran, ABD, Pakistan ve Katar heyetlerini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. İsviçre makamları, taraflar arasında sürdürülebilir diplomatik diyaloğun kurulmasının bölgesel ve küresel istikrar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik süreç, 14 Haziran’da Pakistan’ın arabuluculuğunda ilan edilen 14 maddelik mutabakatın ardından hız kazanmıştı. Söz konusu mutabakatta savaşın durdurulması, sorunların diplomatik yollarla çözülmesi ve taraflar arasında doğrudan temas mekanizmalarının geliştirilmesi hedeflenmişti.</p>

<p>Uzmanlar, İsviçre’de başlayan teknik görüşmelerin yalnızca iki ülke arasındaki ilişkiler açısından değil, Orta Doğu’daki güç dengeleri ve küresel enerji piyasaları bakımından da belirleyici olabileceğini değerlendiriyor. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol sevkiyatının güvenliği ve bölgesel çatışmaların ekonomik etkileri nedeniyle görüşmeler dünya piyasaları tarafından dikkatle izleniyor.</p>

<p>Tarafların önümüzdeki günlerde teknik başlıklarda ilerleme sağlaması halinde liderler düzeyinde yeni diplomatik temasların da gündeme gelebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/abd-iran-heyetleri-isvicrede-kritik-zirvede-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/06/abd-iran-heyetleri-isvicrede-kritik-zirvede-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="72015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tahran Yönetimi Hürmüz Boğazı’nı Kapatacağını Duyurdu]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/tahran-yonetimi-hurmuz-bogazini-kapatacagini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/tahran-yonetimi-hurmuz-bogazini-kapatacagini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, ABD’nin “İslamabad Mutabakatı” kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürdüğünü öne sürerek, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karar, bölgede zaten yüksek seyreden gerilimi daha da artırırken, küresel enerji piyasalarında yeni bir kriz endişesi yarattı. İran Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren ve savaş sürecini yöneten Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı tarafından yapılan açıklamada, ABD’nin anlaşma hükümlerine sadık kalmadığı belirtildi. Açıklamada ayrıca İsrail’in Lübnan’ın güneyinden çekilmediği ve saldırılarını sürdürdüğü ifade edildi.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı Küresel Ticaret İçin Hayati Öneme Sahip</strong></h2>

<p>İran’ın kapatma tehdidinde bulunduğu Hürmüz Boğazı, dünya petrol taşımacılığının en önemli güzergâhlarından biri olarak kabul ediliyor. Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan boğaz üzerinden günlük milyonlarca varil petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatı gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Uzmanlar, boğazın kapanmasının sadece Orta Doğu’yu değil, Avrupa’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada enerji fiyatlarını doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor.</p>

<h2><strong>ABD Ve İran Arasında “İslamabad Mutabakatı” İmzalanmıştı</strong></h2>

<p>ABD ile İran arasında haftalardır süren gerilimin ardından, 15 Haziran’da Pakistan’ın arabuluculuğunda ateşkes ve barış anlaşmasına varıldığı duyurulmuştu. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 28 Şubat’tan bu yana çatışma halinde bulunan iki ülkenin anlaşmaya ulaştığını açıklamıştı.</p>

<p>“İslamabad Mutabakatı” adı verilen anlaşmanın hem Washington hem de Tahran tarafından doğrulandığı bildirilmişti. Şerif, tarafların Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonları derhal ve kalıcı olarak durdurmayı kabul ettiğini söylemişti.</p>

<p>Anlaşmanın resmi imzalarının 19 Haziran’da İsviçre’de atılması planlanıyordu. Ancak İsviçre makamları daha sonra toplantının iptal edildiğini açıkladı. Programın neden iptal edildiğine ilişkin net bir açıklama yapılmadı.</p>

<h2><strong>Trump Ve Pezeşkiyan Ayrı Ayrı İmza Attı</strong></h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, 18 Haziran’da Fransa’daki Versay Sarayı’nda düzenlenen törende anlaşmayı imzalarken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da aynı saatlerde Tahran’daki ofisinde mutabakat zaptına imza attı.</p>

<p>Trump, anlaşmanın tamamlandığını Truth Social hesabından yaptığı açıklamayla duyurmuş ve “Herkese tebrikler” ifadelerini kullanmıştı. Trump paylaşımında, Hürmüz Boğazı’nın serbest geçişe açılmasını ve ABD donanmasının uyguladığı ablukanın kaldırılmasını desteklediğini belirtmişti.</p>

<p>ABD Başkanı ayrıca, “Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın” sözleriyle anlaşmanın ekonomik etkilerine dikkat çekmişti.</p>

<h2><strong>İsrail’den Anlaşmaya Tepki Geldi</strong></h2>

<p>Anlaşmaya en sert tepki ise İsrail hükümetinden geldi. İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, ABD’nin bir sömürgesi değil” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrail basınında yer alan haberlere göre Başbakan Binyamin Netanyahu’nun da Trump’a telefon görüşmesinde Lübnan’a ilişkin maddeleri kabul etmediklerini söylediği öne sürüldü. Yedioth Ahronot gazetesi, Netanyahu’nun “Lübnan’a ilişkin maddeler bizi bağlamaz, saldırılara devam edeceğiz” dediğini yazdı. Haberde, iddiaların ismi açıklanmayan İsrailli yetkililere dayandırıldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İsviçre’deki Süreç Belirsizliğini Koruyor</strong></h2>

<p>Tarafların 19 Haziran’da İsviçre’de gerçekleştirmesi planlanan resmi teknik görüşmelerin iptal edilmesi, anlaşmanın geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Diplomatik kaynaklar, taraflar arasında özellikle Lübnan maddeleri konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu değerlendiriyor.</p>

<p>Öte yandan ABD ve İran’ın anlaşma öncesinde 10-11 Haziran tarihlerinde karşılıklı saldırılar düzenlediği ve bölgede tansiyonun son derece yükseldiği biliniyor.</p>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma yönündeki açıklamasının ardından gözler şimdi Washington yönetiminin vereceği yanıta çevrildi. Uluslararası toplum ise olası bir enerji ve güvenlik krizinin önlenmesi için taraflara itidal çağrısı yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/tahran-yonetimi-hurmuz-bogazini-kapatacagini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/06/tahran-yonetimi-hurmuz-bogazini-kapatacagini-duyurdu.jpg" type="image/jpeg" length="72908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: Hürmüz Boğazı Cuma Günü Açılacak]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/trump-hurmuz-bogazi-cuma-gunu-acilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/trump-hurmuz-bogazi-cuma-gunu-acilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde ikinci aşamaya geçildiğini duyurarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Washington’da gazetecilere konuşan Trump, İran ile yapılan anlaşmanın “adil” olduğunu savunduklarını belirterek, sürecin hızlı biçimde ilerlediğini söyledi.</p>

<p>Trump, anlaşmanın en önemli maddelerinden birinin İran’ın hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olmaması olduğunu ifade etti. ABD Başkanı, “İran bu anlaşma çerçevesinde asla nükleer silaha sahip olmayacak. Benim istediğim de buydu çünkü buna izin veremezdim.” dedi.</p>

<p>ABD yönetiminin İran ile ilişkileri normalleştirmeye başladığını vurgulayan Trump, iki ülke arasındaki diplomatik temasların önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaşacağını kaydetti.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı İçin Kritik Tarih</strong></h2>

<p>Trump’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise Hürmüz Boğazı oldu. Küresel enerji piyasalarının en stratejik geçiş noktalarından biri olan boğazın cuma günü yeniden açılacağını duyuran Trump, geçişlerin ücretsiz olacağını söyledi.</p>

<p>ABD Başkanı, “Hürmüz Boğazı da ücretsiz olarak açık olacak. Bunun sadece 60 gün boyunca süreceğini söylediler ancak ben bunun kalıcı olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu açıklama, dünya enerji piyasalarında büyük yankı uyandırırken, petrol fiyatları ve uluslararası deniz ticaretine ilişkin beklentileri de değiştirdi. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle açılmasının küresel enerji arzı açısından kritik önem taşıdığını belirtiyor.</p>

<h2><strong>“Rejim Değişikliğine İnanmıyorum”</strong></h2>

<p>Trump, İran’daki siyasi yapıya ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. ABD Başkanı, geçmiş yıllarda sık sık gündeme gelen “rejim değişikliği” tartışmalarına karşı olduğunu söyledi.</p>

<p>“Rejim değişikliğine inanmıyorum. Bu yıllar sürer ve çoğu zaman işe yaramaz.” diyen Trump, İran’daki mevcut liderlik yapısının zaten büyük ölçüde değiştiğini savundu.</p>

<p>Trump’ın bu açıklaması, ABD’nin Orta Doğu politikasında daha pragmatik bir yaklaşım izlemeye başladığı şeklinde yorumlandı.</p>

<h2><strong>İsrail Ve Lübnan Mesajı</strong></h2>

<p>Trump’ın gündemindeki bir diğer önemli başlık ise İsrail ile Lübnan arasında yaşanan gerilim oldu. Özellikle Beyrut’a yönelik saldırılardan rahatsız olduğunu dile getiren ABD Başkanı, İsrail’in daha dikkatli davranması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Trump, “Beyrut’a yapılan saldırıyı gördüm. Çok vahşi ve büyük bir saldırıydı. İsrail’in Lübnan konusundaki tutumundan memnun değilim.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hizbullah konusunda ise dikkat çeken bir çıkış yapan Trump, Suriye yönetiminin bölgede daha etkili sonuçlar alabileceğini savundu. “İsrail’e, Hizbullah meselesiyle Suriye ilgilensin dedim. Açıkçası daha iyi bir iş çıkarabilirler.” diyen Trump, Suriye’de göreve gelen yeni liderliği de övdü.</p>

<h2><strong>Netanyahu İle İlişkilerde Yeni Dönem</strong></h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkilerinin sürdüğünü ancak bazı konularda görüş ayrılıkları yaşandığını belirtti.</p>

<p>Trump, “Bibi ile iyi bir ilişkimiz var ancak Lübnan konusunda daha sorumlu davranmalı.” dedi.</p>

<p>İsrail’in güvenliği için geçmişte önemli adımlar attığını savunan Trump, önceki ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan İran nükleer anlaşmasını sert sözlerle eleştirdi. Obama yönetiminin İsrail’in çıkarlarını göz ardı ettiğini öne süren Trump, “O anlaşmayı kaldırmasaydım bugün İsrail burada olmazdı.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı ayrıca, “Ben olmasaydım İsrail çok uzun zaman önce ortadan kalkmış olurdu.” diyerek İsrail’e verilen Amerikan desteğinin önemini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İsviçre’de Kritik İmza Töreni</strong></h2>

<p>ABD ile İran arasında 107 gün süren savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakat kapsamında tarafların cuma günü İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Trump, anlaşma metninin imza töreninin ardından kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Törene ABD Başkan Yardımcısı James David Vance’in katılacağını söyleyen Trump, kendisinin de İsviçre’ye gidebileceğini ifade etti.</p>

<p>Öte yandan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, mutabakat zaptının resmi açıklamasının 19 Haziran Cuma gününden önce yapılabileceğini duyurdu.</p>

<h2><strong>Orta Doğu’da Yeni Dönem Mi?</strong></h2>

<p>Trump’ın açıklamaları, Orta Doğu’da uzun süredir devam eden gerilimlerin ardından yeni bir diplomatik sürecin başlayabileceği yorumlarına neden oldu. Özellikle İran ile ABD arasında sağlanan mutabakatın kalıcı hale gelmesi durumunda, bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillenebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İsrail-Lübnan hattındaki tansiyonun düşürülmesi ve İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin yeni denetim mekanizmalarının devreye alınması, önümüzdeki günlerde dünya kamuoyunun en önemli gündem maddeleri arasında yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/trump-hurmuz-bogazi-cuma-gunu-acilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/06/trump-hurmuz-bogazi-cuma-gunu-acilacak.jpg" type="image/jpeg" length="26548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Abd İle İran Arasında Tarihi Mutabakat: Trump, Vance Ve Kalibaf İmzaları Attı]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/abd-ile-iran-arasinda-tarihi-mutabakat-trump-vance-ve-kalibaf-imzalari-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/abd-ile-iran-arasinda-tarihi-mutabakat-trump-vance-ve-kalibaf-imzalari-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında yaklaşık dört aydır devam eden çatışmaları sona erdirmeyi hedefleyen tarihi mutabakat zaptı imzalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalanan belge, taraflar arasında yeni bir diplomatik dönemin kapısını araladı.</p>

<p>Reuters tarafından servis edilen bilgilere göre, savaşın sona erdirilmesi amacıyla hazırlanan mutabakat zaptı taraflar arasında kabul edilirken, resmi imza töreninin 19 Haziran Cuma günü gerçekleştirileceği bildirildi. Sürecin tamamlanmasıyla birlikte bölgesel güvenlik dengelerinde önemli değişiklikler yaşanması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı'nda Trafik Yeniden Artacak</strong></h2>

<p>ABD'li üst düzey yetkililer, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin kademeli olarak artırılacağını açıkladı. Çatışmalar nedeniyle zaman zaman aksayan petrol sevkiyatlarının da normalleşmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yetkililer, mutabakat zaptının ABD tarafında Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından, İran tarafında ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalandığını doğruladı.</p>

<h2><strong>Washington'dan İran'a İş Birliği Mesajı</strong></h2>

<p>Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABD'li bir yetkili, mutabakatın gelecekteki ilişkilerin temel çerçevesini oluşturacağını söyledi.</p>

<p>Yetkili açıklamasında, İran'ın nükleer programına ilişkin şeffaflık göstermesi, nükleer silah üretmediğinin uluslararası mekanizmalarla doğrulanması ve bölgedeki radikal gruplara yönelik finansman faaliyetlerinden uzak durması halinde dünya ekonomisine daha güçlü şekilde entegre olabileceğini belirtti.</p>

<p>Aynı yetkili, anlaşmanın yalnızca askeri çatışmaları sona erdirmeyi değil, uzun vadeli diplomatik ilişkilerin önünü açmayı amaçladığını da vurguladı.</p>

<h2><strong>Pakistan Arabuluculuğunda Barış Anlaşması</strong></h2>

<p>Sürecin en önemli aktörlerinden biri olan Pakistan, tarafların uzlaşmasında kritik rol oynadı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran gecesi yaptığı açıklamada, 28 Şubat'tan bu yana savaş halinde bulunan ABD ve İran'ın kapsamlı bir barış anlaşmasına vardığını duyurdu.</p>

<p>Şerif, "İslamabad Mutabakatı" olarak adlandırılan anlaşmanın hem Washington hem de Tahran tarafından teyit edildiğini açıkladı.</p>

<p>Pakistan Başbakanı'nın verdiği bilgilere göre taraflar, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde yürütülen askeri operasyonların derhal ve kalıcı biçimde durdurulması konusunda mutabakata vardı. Anlaşmanın resmi imzalarının ise 19 Haziran'da İsviçre'de atılacağı belirtildi.</p>

<h2><strong>Bölgesel Arabuluculara Teşekkür</strong></h2>

<p>Şahbaz Şerif, anlaşmanın duyurulmasının ardından yaptığı açıklamada, diplomatik çözüm arayışlarına bağlılık gösterdikleri için ABD ve İran yönetimlerine teşekkür etti.</p>

<p>Şerif ayrıca, süreç boyunca yürütülen diplomatik temaslara katkı sağlayan Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'ın da barış görüşmelerinde önemli rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar, söz konusu ülkelerin yürüttüğü yoğun diplomatik girişimlerin tarafların müzakere masasında kalmasına yardımcı olduğunu değerlendiriyor.</p>

<h2><strong>Trump'tan Dikkat Çeken Mesaj</strong></h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada anlaşmanın tamamlandığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump paylaşımında, "Herkese tebrikler" ifadelerini kullanırken, Hürmüz Boğazı'nın yeniden serbest şekilde uluslararası ticarete açılmasını ve ABD donanmasının uyguladığı ablukanın kaldırılmasını onayladığını açıkladı.</p>

<p>Trump, paylaşımında küresel enerji piyasalarına gönderme yaparak, dünya ticaretinin önündeki engellerin kalktığını ve petrol akışının yeniden hız kazanacağını belirtti.</p>

<p>Bu açıklamanın ardından uluslararası enerji piyasalarında dikkatler Hürmüz Boğazı'na çevrildi.</p>

<h2><strong>İran'dan 60 Günlük Müzakere Takvimi</strong></h2>

<p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise mutabakat metninin resmi imza töreninden önce kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.</p>

<p>Garibabadi'nin verdiği bilgilere göre, iki ülke heyetlerinin liderleri anlaşmanın uygulanmasına ilişkin ayrıntıları belirlemek amacıyla yeni görüşmeler gerçekleştirecek.</p>

<p>İranlı yetkili, ABD'nin savaşı sona erdirme, ekonomik ablukayı kaldırma ve dondurulan varlıkların serbest bırakılması yönündeki taahhütlerinin doğrulanacağını söyledi.</p>

<p>Anlaşma kapsamında öngörülen 60 günlük süreç boyunca yaptırımların kaldırılması, İran'ın nükleer programına ilişkin düzenlemeler ve ekonomik kalkınma mekanizmalarının oluşturulması gibi başlıklar ele alınacak.</p>

<p>Tahran yönetimi, bu görüşmelerin başarısının ABD'nin verdiği sözleri yerine getirmesine bağlı olduğunu vurguluyor.</p>

<h2><strong>İsrail'den Sert Tepkiler</strong></h2>

<p>Anlaşmaya yönelik ilk sert tepkiler İsrail'den geldi.</p>

<p>İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın İsrail açısından bağlayıcı olmadığını savundu. Ben-Gvir, İsrail'in kendi güvenlik politikalarını bağımsız şekilde belirlemeye devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>Öte yandan İsrail basınında yer alan haberlerde, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde özellikle Lübnan'a ilişkin maddelere itiraz ettiği öne sürüldü.</p>

<p>İsrailli yetkililere dayandırılan haberlerde, Tel Aviv yönetiminin bölgedeki askeri faaliyetlerini sürdürme eğiliminde olduğu aktarıldı.</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/abd-ile-iran-arasinda-tarihi-mutabakat-trump-vance-ve-kalibaf-imzalari-atti</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/06/abd-ile-iran-arasinda-tarihi-mutabakat.webp" type="image/jpeg" length="22744"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: İran İle Anlaşma Pazar Günü İmzalanacak]]></title>
      <link>https://www.adanaajans.net/trump-iran-ile-anlasma-pazar-gunu-imzalanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adanaajans.net/trump-iran-ile-anlasma-pazar-gunu-imzalanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde kritik bir aşamaya gelindiğini belirterek, iki ülke arasında varılan anlaşmanın Pazar günü imzalanmasının planlandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından küresel enerji piyasaları açısından büyük önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın derhal uluslararası geçişlere açılacağını duyurdu.</p>

<p>Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, anlaşmanın hem bölgesel istikrar hem de küresel güvenlik açısından tarihi bir dönüm noktası olabileceğini ifade etti. ABD Başkanı, paylaşımında, “Anlaşmanın yarın imzalanması planlanıyor ve imzalandıktan hemen sonra Hürmüz Boğazı herkese açık olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Nükleer Program Konusunda Sert Mesajlar</strong></h2>

<p>Trump, açıklamasında İran'ın nükleer programına da geniş yer verdi. Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayı yeniden eleştiren Trump, o dönemde yapılan düzenlemelerin İran’ın nükleer silah geliştirmesini yeterince engellemediğini savundu.</p>

<p>Obama yönetimi dönemindeki anlaşmanın İran’a nükleer kapasitesini sürdürme konusunda fazla esneklik tanıdığını öne süren Trump, mevcut anlaşmanın ise tamamen farklı bir yaklaşım içerdiğini söyledi. Trump, yeni mutabakatın İran’ın nükleer silah elde etme ihtimaline karşı güçlü ve kalıcı bir engel oluşturacağını belirterek, “Bu anlaşma nükleer silahlara karşı bir duvar niteliğindedir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı'nın Açılması Piyasaları Rahatlatabilir</strong></h2>

<p>Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'nın yeniden tam kapasiteyle uluslararası kullanıma açılacak olması, enerji piyasalarında dikkatle takip ediliyor. Uzmanlar, bölgede son dönemde yaşanan gerilimlerin petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu, boğazın açık kalmasının ise küresel tedarik zincirleri açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Trump'ın açıklamaları sonrasında gözler, anlaşmanın detaylarına ve imza sürecinin nasıl ilerleyeceğine çevrildi. Özellikle enerji piyasaları, nakliye şirketleri ve uluslararası yatırımcılar gelişmeleri yakından izliyor.</p>

<h2><strong>Dondurulan İran Varlıklarıyla İlgili Açıklama</strong></h2>

<p>ABD Başkanı, İran’a ait dondurulmuş mali varlıklar konusunda da dikkat çeken ifadeler kullandı. Trump, kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen fon transferleri ve mali kaynakların serbest bırakılması yönündeki iddialara değinerek, herhangi bir “el değiştirme” durumunun söz konusu olmayacağını kaydetti.</p>

<p>Bu açıklama, anlaşmanın ekonomik boyutları hakkında ortaya çıkan soru işaretlerinin bir kısmını gidermeyi amaçlayan bir mesaj olarak değerlendirildi. Trump yönetimi, anlaşmanın güvenlik eksenli olduğunu ve mali tavizler üzerinden şekillenmediğini vurguluyor.</p>

<h2><strong>Zenginleştirilmiş Uranyumun Akıbeti Belirlenecek</strong></h2>

<p>Trump'ın açıklamalarındaki en önemli başlıklardan biri de İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokları oldu. ABD Başkanı, mevcut uranyumun geleceğine ilişkin planların da anlaşma kapsamında ele alındığını belirtti.</p>

<p>Trump, bölgedeki gerilimlerin tamamen sona ermesinin ardından ve uygun koşullar oluştuğunda söz konusu materyalin İran'da ya da ABD'de imha edilebileceğini söyledi. Bu adımın, anlaşmanın güvenlik boyutunu güçlendireceğini ve uluslararası toplumun endişelerini azaltacağını savundu.</p>

<p>Uzmanlar ise zenginleştirilmiş uranyumun nasıl, nerede ve hangi uluslararası denetim mekanizmaları altında imha edileceğinin anlaşmanın en kritik teknik ayrıntılarından biri olacağını ifade ediyor.</p>

<h2><strong>Orta Doğu'da Yeni Dönem Mesajı</strong></h2>

<p>Trump, açıklamalarında yalnızca İran ile ilişkilerden değil, genel olarak Orta Doğu'nun geleceğinden de söz etti. ABD Başkanı, İran ve bölgedeki diğer ülkelerle uzun yıllar boyunca yapıcı ilişkiler kurmayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Washington yönetiminin bölgesel istikrarı artıracak projeler ve ekonomik iş birlikleri üzerinde çalışabileceğinin sinyalini veren Trump, yeni dönemin çatışmadan çok iş birliği ekseninde şekillenmesini umduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Sürecin Başarısı İçin Temkinli İyimserlik</strong></h2>

<p>Anlaşmanın imzalanmasına saatler kala Trump, sürecin hızlı, kolay ve sorunsuz şekilde tamamlanmasını beklediğini ifade etti. Bununla birlikte, müzakerelerin beklenmedik engellerle karşılaşması ihtimaline de dikkat çekti.</p>

<p>ABD Başkanı, diplomatik sürecin başarısız olması halinde alternatif seçeneklerin bulunduğunu belirterek, “Eğer ilerlemezse, umarım bir daha asla kullanılmayacak nihai bir alternatifimiz var” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu açıklama, Washington yönetiminin diplomatik çözümü öncelikli seçenek olarak gördüğünü ancak diğer senaryoları da tamamen masadan kaldırmadığını gösteren bir mesaj olarak yorumlandı.</p>

<h2><strong>Gözler Pazar Gününe Çevrildi</strong></h2>

<p>Uluslararası kamuoyu şimdi Pazar günü gerçekleştirilmesi planlanan imza törenine odaklanmış durumda. Anlaşmanın resmiyet kazanması halinde ABD-İran ilişkilerinde yeni bir sayfa açılabileceği, aynı zamanda Orta Doğu'daki jeopolitik dengeler ve küresel enerji piyasaları üzerinde önemli etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Taraflardan gelecek yeni açıklamalar ve anlaşmanın kamuoyuyla paylaşılacak ayrıntıları, önümüzdeki günlerde dünya gündeminin en önemli başlıkları arasında yer almaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.adanaajans.net/trump-iran-ile-anlasma-pazar-gunu-imzalanacak</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 22:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adanaajansnet.teimg.com/crop/1280x720/adanaajans-net/uploads/2026/06/iran-ile-anlasma-pazar-gunu-imzalanacak.jpg" type="image/jpeg" length="43227"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
