İstanbul'da Yeni Bir Seçim Düşünülebilir

Görüşmeden sonra çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, İstanbul seçim sonuçlarıyla ilgili yaşanan tartışmalara dair bir soru üzerine "Fox TV'ye vereceğim cevap şudur: Süreç devam ediyor, yorum yok.

Bir başka gazetecinin, AK Parti'nin İstanbul seçimlerin yenilenmesi yönünde talebinin olduğunu anımsatıp, bu talebi nasıl yorumladığını sorması üzerine Bahçeli, mahalli idareler seçimlerinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden sonra uygulanan ilk mahalli idareler seçimler olduğunu anımsattı.

Mahalli idareler seçimlerinin, geçmişte kazandığı öneme artı olarak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle uyumlu bir şekilde çalışabilecek, sistemi istikrar sağlayıcı bir konuma taşıyabilme açısından öneminin bir kat daha arttığını belirten Bahçeli, bu seçime o açıdan yaklaşıldığını söyledi.

Seçimlerden sonra, her seçimde olduğu gibi, rakamlar, sayım sırasındaki farlılıklar, her siyasi partiye, her adaya göre anlayış farklılığı ortaya koyularak itirazların yapıldığına dikkati çeken Bahçeli, "Bu itirazlar, demokratik bir haktır, yapılması gerekir ve itirazları da en kısa zamanda değerlendirmek suretiyle Türkiye'yi normalleştirmekte yarar vardır.

Yeni bir seçim de düşünülebilir

Şu an için bazı yerlerde itirazlar cevap bulmakla, mazbatalar alınmakla beraber, özellikle Türk siyasi, ekonomik, sosyal hayatında önemli yeri olan, uluslararası gözlemcilerin yakından takip ettiği İstanbul'da ise bir kargaşa yaşanmaktadır." ifadesini kullanan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

Seçimlerin hemen arkasından 29 bin oy farkı olduğu ortaya konmuştur. Bu 29 bin oy farkını değiştirebilecek itirazlar üzerinde çalışmalar başlatılmıştır. O günden bugüne kadar da önemli değişikler kendini göstermiştir.

Bu tabiidir ama şimdi böyle bir sürecin içindeyken işi kargaşaya, aceleciliğe, karşılıklı istikrarı bozucu davranışlara, seçim sonrasında mazbatayı kim alırsa alsın İstanbul'u tartıştırabilecek bir zemine Türkiye'yi sürüklemek doğru değildir.

O sebepten itirazların sonucu alınmalıdır. Karar ne ise Yüksek Seçim Kurulu bunu vermelidir ama bütün bunlara rağmen ortada halen seçimin üzerindeki akılcı yaklaşımlar, Türkiye'yi kaosa, kargaşaya sürükleyecek hatalara doğru yöneliyorsa, Türkiye'yi huzursuzluğa itebilecek, süreklilik kazandırabilecek bu hatalardan kurtulmanın yolu yine demokrasi içerisinde aranmalıdır.

Demokrasi içerisinde eğer seçim sonuçları toplum vicdanında huzur bulmayacak bir anlayış içerisinde sonuçlanmışsa, o vicdanı huzurlu kılabilecek yeni bir seçim de düşünülebilir. Bunun süresi 60 gündür.

60 günden sonraki ilk pazar günü seçim yapılabilir. Bundan gocunmaya gerek yok. Madem ki her konuda iddialısınız, seçimin yenilenmesi sırasında da bu iddianızı taşıyabilecek çabalar içerisinde olabilirsiniz ama şu an için Yüksek Seçim Kuruluna yapılmış olan itirazları takip etmeliyiz.

Televizyonlarda ileri geri konuşmalarla, birbirlerini karşılıklı toplumsal gerilim yaratacak yaklaşımlarda bulunmayı MHP olarak doğru bulmadığımızı ifade etmek isterim.

Tilkilik yapıyorsunuz

Bir gazetecinin "AK Parti'nin talebi, İstanbul'da seçimlerin yenilenmesi. Yanlış anlamadıysak sizin söylediğiniz erken genel seçim sanırım." demesi üzerine Bahçeli, "Siz Fox olarak hiçbir şeyi doğru anlamıyorsunuz.

Sizin sorunuza da cevap vermek istemiyorum. Usandırdınız artık. Tabii ki İstanbul'u kastediyoruz, Türkiye'yi kastetmiyoruz ama siz Fox olarak bir tilkilik yapıyorsunuz kendinize göre, karıştırıyorsunuz ortalığı.

Başka bir gazetecinin "Açıklamalarınız, İstanbul'da seçimin tüm ilçelerle beraber yenilenmesi anlamına mı geliyor?" sorusuna Devlet Bahçeli, "Tartışma İstanbul olduğu için, mazbatayı alıp almamadaki tartışma orada derinleştiği için eğer orada YSK, bazı ilçelerde çok sağlıklı yapıldığına dair partilerin de umumi kanaati hakim olmuşsa onların dışında da yapılabilir ama seçim yenileme demokrasinin bir gereğidir. Toplumsal kargaşa yerine sandığa bir kez daha gidip Türkiye'yi huzurlu kılmak daha akılcıdır." karşılığını verdi.

Bahçeli, Mansur Yavaş'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı mazbatasını almasına dair bir soru üzerine de "Mazbatayı almıştır. Sayısal yönden mazbatayı hak etmiştir ancak toplumsal vicdanda beraat etmemiştir.

Mazbata almak başka şeydir, beraat etmek başka şeydir. Onun için benim Ankara'daki belediye başkanına yaklaşımım şudur; aklanmadan, paklanmadan mazbatayı almış bir belediye başkanı olarak görürüz ama 'benim belediye başkanım' diyemem.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.