Son yıllarda Cuma Namazlarında, vaaz ve özellikle hutbe esnasında  gençlerde bir telefonla meşgul olma hastalığı yaygın. Hutbe dinlemek yerine telefonda oyun oynayan, sosyal medyayı takip eden, yazişan gençlere fazlasıyla rastlamak mümkün.
Bunu önlemenin yolu elbet uyarmak. Ancak uyarının tesirli ve kalıcı olması için şunu öneriyorum:

İmam hutbeye başladığında : "Cumanız mübarek olsun aziz kardeşlerim! " diyor ya..
İşte o cümleden sonra şunu soylemeli: "Aziz Cemaat! Şimdi hutbe okumaya başlayacağım. Hutbe dinlemek farzdır. İki rekat namaz yerine geçer. Bu esnada telefonla veya başka bir şeyle asla meşgul olunmaz. Çünkü namazdasiniz." diyerek hutbeye baslarsa, bunu bir hafta değil, her cuma söylerse bu yanlis alışkanlık ortadan kalkar.

Müftülük Makamından ikinci ricam şudur: Haftalık veya aylık toplantılarda vaizlere ve İmam Hatiplere şu hususu lütfen hatirlatiniz:  Vaaz verirken veya hutbe okurken vaiz veya imam cemaatin gözüne bakmalı, cemaatin üzerinde, gözlerine bakarak göz gezdirmelidir.

Maalesef bazı İmam ve vaizler göz gezdirmiyor göz kaydiriyorlar. Bazı vaizler de boşluga, duvara, önüne, havaya bakıyorlar. 
Bence böyle olan bir vaiz veya imam anlattığına once kendi inanmıyor.
Bu durum öğretmenlik stajlarında bazı arkadaşlarımızın heyecandan, ders anlatırken sürekli camdan kapıya bakmalarına, tebeşir veya silgiyi ceplerine atmalarına benziyor!.
Hâlbu ki, imam veya vaizin bu heyecanı çoktan atmış olmalari gerekir.

İsim vermeyecegim: Bundan iki ay kadar önce bir camide Cuma Namazı kıldım.
O gün misafir bir görevli varmış öğrendiğime göre.
Mübarek görevli, hutbe okumadi bildiri okudu adeta... 

Yazık... O minber Hz. Peygamberin minberi... Hakkını veremeyeceksen çıkma...

Belki o gün bir sail aradığı şeyi bulacaktı! 


Yurt dışında bulunduğum yıllardan birinde  bir öğrenci velisi bayan bana, evdeki duvar takviminin yapraklarini hiç okumayip attığını ama nedense bir gün okuduğunu ve namaza başladığını soylemişti. 
İmam Hatibin görevi muhatabın gözünün içine bakarak ve anlaşılır bir üslub ile konuyu anlatmaktır. 
Kimin nerede ne zaman ders alacağını, etkilenecegini yalnız Allah bilir. 

MÜFTULUKTEN VE HAC/UMRE ORGANİZATORLERİNDEN RİCAMDIR

Diyanet olsun özel şirketler olsun; hacca ve umreye adam götürebilmek için organizasyonlar yapıyorlar.

Bazı insanlar var. Her sene umreye gidiyor. Parası var, her sene her sene Umre...
Bir kez Hac farz, bir kez Umre de sünnettir. Müslümana bu kadarı kafi değil mi?

Sürekli Umreye gidince kişinin imanı mi artıyor? Günahı mi siliniyor? Bu memleketten tövbe edilse Allah duymuyor mu?

Yerin yedi kat altından ibadet edilse kabul olmuyor mu bı iznillah...

Ey Umreci! Sana sesleniyorum! Ne oluyor öyle her sene, param var diye Umreye gidiyorsun;her gidip gelince de insanlara elini opturuyorsun?!

Bir yandan da "kızım namaz kılmıyor, oğlum alkolden vaz geçmiyor, damadim berduş " diye şikayette bulunuyorsun...
Madem imkanin var, bir yıl oğlunla gelinini, bir yıl damadinla kızını veya komsundan, mahallenden, köyünden bir fakiri masrafını karşılayıp umreye göndersen?!

İyilik yayilsa, onların da ellerini öpenler olsa, onlar da kendilerine çeki düzen verseler...

Hepimiz bilip inanıyoruz ki; hacca veya umreye giden o manevi havadan etkileniyor ve istikametini düzeltiyor...

Amaç "salih" olmak mı, "muslih" olmak mı?

Hatta Umreci kardeş! Sana başka bir teklifte bulunayım: gitme umreye. Bir gittin, iki gittin...
Yeter...
Madem paran var, en yakınındaki liseye git. Müdüre çık. Deki: 
- Ben ve eşim umreye gitmekten vaz geçtik. Kur'an veya Peygamberimiz ile ilgili bir şiir veya makale veya resim v.s yarışması düzenleyin. İlk ikiye gireni ödül olarak umreye göndereceğiz."

Böyle olursa bir anda toplum nasıl dönüşüyor görün.

Her sene on binlerce ikinci üçüncü kez umreye gidenler oluyor.

Yazık... Sizin de benim de inandığım peygamber ömründe bir kez Hac yaptı.

Osmanlı Padişahlarının hiç biri Hacca gitmedi. Sadece Yavuz umre yapabildi.

Dediğim gibi yaparsaniz:
1- Emri bil ma'ruf yapmış olacaksınız.

2-Toplumun ıslahına neden olacaksınız.

3-Nice öğrencinin veya garibanin o mübarek beldeleri gezmesine vesile olacaksınız.

Müftülük ve firmalardan ricamdir: Vahşi kapitalizmin kazanmak için her firsata eyvallah diyen mantığını atın. Sürekli Umreye giden müşterilerinizi tatlı dille uyarın. 
Bir zihniyet değişimi oluşturun. 

Toplumun İslami yönde evrilmesine, dönüşmesine katkı sağlayın.
Bire on, bire yüz verim alınacak bir ziraat yerine bire iki ile uğraşmak ne kadar İslâmî?

İdris Günaydın

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.